şükela:  tümü | bugün
  • "kendine gelmek"ten daha güzeli, geldiğinde bulduğun "kendi"nin "eski sen" den daha da iyi olmasıdır..
  • insanın yeniden kendisi olması ve kendisi gibi davranmaya ve hissetmeye başlaması... o insanın özüne, kendi kimliğine dönmesi... kendisine dışarıdan baktığında "bu şaşkın, şapşal da kim, ben bu budalayı tanımıyorum, bu başkası olmalı " demek yerine, "evet bu benim" diyebilecek hale gelmesi...

    kendine gelmek dediğimiz şeyi tarif etmekteki en büyük zorluk sanırım kendiyi, ipseyi ya da oneselfi tarif etmekteki zorluktan kaynaklanıyor. bu zorluk için önerebileceğim en kısa çıkış yolu ise, kendi, "başkası olmayandır" deyip kelime oyunu yapıp çıkmak işin içinden.

    kendine gelmenin bildiğim, gerçekten bildiğim tek yolu ise bir süre kendi kendine ve yalnız kalmak. en yakın etik ilişkilerden en anlamsız kurumsal ilişkiye kadar her ilişki insanı bir ölçüde kendinden uzaklaştırıyor çünkü... ilişkiler insanı uzlaşmaya, yapmak istemediği ya da o an için yapmaya niyetli olmadığı şeyleri yapmaya, davranmak istemediği biçimlerde davranmaya ve sonunda da olmak istediğinden başka bir insan olup çıkmaya, kendinden uzaklaşmaya itiyor neredeyse...

    o yüzden; insanın kendine gelebileceği tek yerin, yalnızlık olduğunu düşünmekten başka seçenek kalmıyor geriye... insanın bir süre hatta uzun bir süre kendi kendine kalıp kendi alışkanlıkları ve zevkleri ile sevgilisinin veya dostlarının alışkanlıklarını ve zevklerini, kendi yaşam tarzı ile sevdiklerinin yaşam tarzını ayıklayıp kendine ait olanlara yeniden içtenlikle sahip çıkarken sürdürmeyi düşündüğü ilişkileri çerçevesinde uzlaşmaya ve kendinden azıcık da olsa uzaklaşmaya ne kadar tahammülü olduğuna karar vermesi gerekiyor.
  • bir yitirişin ardından tekrar kavuşmak; gidilen yer her neresi ise, dönülen yerin kendin olması hali. kendine dönüş. kolların ait olduğu bedeni uyumla sarma-sarmalama hareketini yapabilme yetisini tekrar kazanması, aynaya bakma anında, bakılan yüzün tanıdık gelmesi durumu.

    bir dizi kaybolmak* halinin ardından yaşanır. tv'de zapping yaparken bir önceki kanalda bırakılan dizi ya da filme tekrar döndüğünüz anda aradan geçen zaman zarfında neleri kaçırmış olduğunuzu seyredilen şeyin bir özetini izlemek imkânına eriştiğiniz anda elde ettiğiniz gibi; kendine dönüşte de kayboluş faslındaki yaşantılarınızın geride kalmış kopuk kareleri vardır. yer, kişiler, dekor, mevsim, savaşlar, barışlar, olan biten, arada kaybolmuş satırlar, iletilmemiş mektuplar, iletilip de okunmamış mesajlar, hepsi size yeniden döner. önce kaybolduğunuzu hatırlarsınız, sonra o kayıp halinde yaşadıklarınızı bir güzel temize çekersiniz. hangisi önemliydi ve niçin önemliydi, hangisi önemsizdi ve neden önemsizleşti; hepsini gözden geçirirsiniz. bir silkinme halidir kendine gelmek. uyku mahmuru gözlerinizi açık tutmaya çalışmak nasıl uyanık olmak demek değilse, kaybolduğunuz bir zaman diliminde yaşarken yaşamış olduklarınız da aynen bu şekilde yarım yamalaktır.

    yaşam, bir zamanlar gece uykularınızı kaçıran, yatıp kalkıp düşündüğünüz, sizi bunalımlara sokan şey her ne ise, onu size iki sene sonra unutturacak ve yerine yeni bir şey koyacak kadar zengindir aslında. ve bu nedenle de, tüm zenginlikler gibi hem çok anlamlı, hem de çok anlamsızdır. velev ki ve bir gün veya bir sonraki ya da bir diğer sonraki gün kendine gelmek mümkün olsun...
  • beraberinde bir düşme hissi yaşanır genelde.
  • aşk acısının bitişi.
  • kendine gelip ışıkları yanmıyor diye geri dönme. sürprizlerden önce ışıklar kapatılır. biz filmlerden böyle gördük.
  • kim olduğunu, ne için yaşadığını, amacını, hayatını sorgulayıp gerçeklerine dönmektir. böyle sık sık kendine gel dendiği için ağızlarda orospuya dönmüştür ama biri söyleyince dikkate almak lazım. insan hayatta neler yaşıyor ama en kötü günde de, en güzel günde de kendinde kalabilmek lazım, kalamadıysanda geri dönebilmek şart.
  • "kendime gelemem çünkü kendim tehlikeliyim."

    bazen olumsuz çoğu zamanda olumlu bir davet akabinde gerçekleşen şey.
  • sonu kötü biten bir düşten ayılmak.
    aklı başına -geç de olsa- gelmek.
  • benliğe reset atmak, beyine reset atmak, reel hayatta reset ihtiyacı hatta bünyenin sanal bumerang olayına girmesi gibi bişi.