şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: megaloman)
  • şahsa ait kötün indirilene kadarki durumu
  • 'kendini o kadar beğeniyor ki kimseyi beğenmiyor dangalak' anlamında kullanılan fakat insanın kendisiyle barışık olması durumunda kullanılabilecek anlamlı kelimeler topluluğu.
  • tolstoy'un "kimse kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin. küçümsediğin her şey için gün gelir önemsediğin bir bedel ödersin." diye seslendiği kişidir.
  • (bkz: kibir)

    kibir bir kirdir. sadece kendisiyle temizlenebilen.
  • bok atmak için sık kullanılan bir tabirdir.
  • insanın durmadan kendiyle baş başa kalması sonucu olabilen duruma takılan sıfat. şimdi, bu kendi başınalık hali tabii ki fake. durmadan bağlantı halindeyiz. ama durmadan deklarasyon yapıyoruz. yani, "ben şunu düşünüyorum", "140 karakterde şöyle anlatayım", "şimdi size şu tanımı yapayım" falan şeklinde... kendi kafası ile meşgul, kendi kafasına aşırı refleksif olmuş bir kitle yetiştirildi.

    yani, bu, bende de bir süredir olan şey. yakalıyorum. bence aşırı online olanlarda sık görülen bir deviasyon bu. özellikle, en az benim kadar her an her yerde ve her okazyonda online olan ve ne düşündüğünü, hissettiğini, keşfettiğini aktaran yeni nesil (sokakları kastediyorum) denilen nesilden epey kaygılıyım. tabii bu yaşlanmamla da ilgili olabilir. ama bence acayip kendini beğenmiş bir nesil gelecek. yaşlanınca da bizi itip kakacalar, otobüste "sen kalk ben oturucam" falan diyecekler. eski moda bir şey görürlerse de dalga geçip fotoğrafımızı falan çekip caps'layacaklar. kendileri orta yaşlı moruklar olduğunda bile, bunu yapacaklar.

    hayırlısı bakalım.
  • ici bos insanlarda oldugu gibi, egitimli salaklarda da bol bulunur ama benim gozume en cok takilan, avrupalilasmaya calisan turkun varolus sancilari ve bunun ifrazati olan kompleksler.

    isgal altindaki istanbul'da ingiliz subaylarin pesinden kosanlarin ruhundan arinmadan cozulmez bu sorun. ya da baskalarinin fakirliginden gelen zenginlikle ovunme gunahi yargilanmadan, adaletsizligin yarattigi insani cirkinliklerin izleri silinmez.

    madem bu kadar iyisin, akillisin, zekisin, zenginsin, bunlarin insanliga, cevrene, digerlerine katkisi nedir ? madem bu senin umurunda degil, o zaman senin aldigin hava, dostoyevski'nin suc ve ceza romanindaki tefeci kadin gibi topluma, dunyaya, evrensel vicdana zarar degildir de nedir ? uzgunum ama olmen gerek, yok olman ve dogaya karisman gerek sevgili 'avrupai' kibir.

    (bkz: avrupali olmaya calisirken polonyali kalan dogulu)
  • "ottla* konusuna gelirsek: amacım onu yüce bir örnekmiş gibi göstermek değildi, sadece annemle yan yana durunca göze çarpan iyi ve kısmen mükemmel özelliklerini belirtmekti. kendi durumum dikkate alındığında övmek ya da yermek haddim değilse de, bunların yanı sıra onun belki yeterli oranda kendini beğenmiş, düşünsel bakımdan hesapçı olduğunu ve buna benzer daha başka özelliklere sahip olduğunu gizlemek niyetinde değildim." franz kafka - briefe an felice

    [alman bohemyalı yazar olan meissner - yahudi değil- hatıralarında anlatmıştı. mathilde almanlara karşı tavırlarıyla meissner'i sürekli kızıdırıyormuş: ona göre almanlar kötü niyetli, ukala, kendini beğenmiş, dar görüşlü, saldırgan, kısacası dayanılmaz bir halkmış. meissner bir gün dayanamamış ve şöyle cevap vermiş: "ama siz almanları hiç tanımıyorsunuz ki, sonuçta henry'nin burada görüştüğü almanlar sadece gazeteciler, onların hepsi de yahudi".] franz kafka - briefe an milena

    "kıskançlık ve kendini beğenmişliğin en değerli entelektüellerimizin çevresini kuşattığını acıyla gözlemliyor ve doğruluyorum; sonuçlarını kendi üzerimde duyduğum bu hüzün dolu gerçeği saklamak olanaksız." jorge amado - tenda dos milagres

    (ilk giri tarihi: 9.9.2016)

    (bkz: germen germen)
    (bkz: kibirli), kasıntı