şükela:  tümü | bugün
  • benim bu. kahır çekmeye mi geldik lan bu dünyaya. bırakın huzur içinde yaşayalım. niye mutlu olmayalım ki?
  • bu benim. çünkü mutsuz olmak için hiçbir sebebim yok. misal sizin gibi evlenip eşimin her gün boşanma ve nafaka tehditleriyle yaşamıyorum, her hafta sonu avm’leri kendime mesken tutmuyorum, eşim düşlediği hayatı yaşasın diye daha fazla para kazanmak için kendimi heba etmiyorum, daha sayayım mı? peki ben ne yapıyorum dostlarım? çalışıyorum, saçma sapan yerlere para harcamıyorum ( kadın kuaförü, makyaj, tatil, pahalı hediyeler) bankada bir sürü param var varlık içinde yaşıyorum.

    istediğim saat dışarı çıkabiliyorum, kimseye hesap verme zorunluluğum yok. kendimi daha fazla özgür hissediyorum. sizler gibi kapana kısılmış fare gibi oradan oraya debelenmiyorum. sabah yataktan gülümseyerek uyanmak nedir bilir misiniz? bok bilirsiniz nereden bileceksiniz? işiniz gücünüz palavra... oğlum evli bir insan sabah yataktan kalkarken nasıl mutlu uyanabilir? kalkın siktirin gidin bari bana yalan söylemeyin, hayatım ilişkiler, evlilikler ve kadınları analiz etmekle geçti.

    şimdi ben yukarıda saydığım gibi bir hayat sürünce zaten ekstra bir şey yapmaya gerek kalmıyor devamlı mutluyum. hepinize de böyle bir hayatı tavsiye ederim.
  • bir üst versiyonunu tanıdığım insan. hem kendisinin hem de etrafındakilerin sürekli mutlu olması gerektiğini düşünüyor. yüce tanrımın beni imtihan ettiği şeylerden biri de bu kızdır, sınanıyorum resmen.
    bunun normal olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama değil. duygular hiçbir zaman bu derece stabil kalamaz, kalmamalı. duygularımızı oluşturan beyin yapılarımız, hormonlarımız, nörotransmittlerimiz ve dış etkenler sürekli bir değişim içindedir. insan bu değişimlere direnip inatla mutlu olması gerektiğini düşünürse ve mutsuzluğunu bastırmaya çalışırsa, yüksek ihtimalle sonunda devrelerini yakar ve yukarıda bahsettiğim kız gibi olur, düşman başına.

    biliyorum arkadaşlar, sosyal medya başınızın üstünde bir zebani gibi size sürekli bu mesajı vererek bilinç altınıza ince ince etki ediyor; "baksana herkes mutlu, sen de mutlu olmalısın. mutsuzluk, seni bir loser yapar."
    metin hara gibi adamlar da bu düşünce sayesinde prim yapıyor, insanlara mutluluk satacaklarını iddia ediyorlar. bazıları da buna inanıyor malesef.
    şimdi size çok önemli bir gerçekten bahsedeceğim; devamlı mutlu olmak zorunda değilsiniz. evet, doğru okudunuz. devamlı gülmek, devamlı eğlenmek, devamlı iyi hissetmek zorunda da değilsiniz. şu anda şoktasınız biliyorum ama durun, bir gerçek daha geliyor; mutsuz olmak sizi bir loser yapmaz.
    kendinizi bilin *, kendinizi bulun, kendinizi kabul edin.
    ne demiş ünlü düşünür tarkan zamanında;
    "başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin."
  • zorunluluk ve devamlılık değil de şu cümleleri kendine motto belirlemiştir.
    (bkz: mutlu olabileceğin biri(leriyle) ol)
    (bkz: carpe diem)