şükela:  tümü | bugün
  • dallas'taki jfk müzesinde görmediğim şemsiyedir.

    göte giren her şemsiye gibi açılmamıştır. nur içinde yat başgan.
  • olaydan ve kişiden bir miktar bağımsız olarak güneşte daha da çok şemsiyeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

    park düzenlemesi yapıyorlar ortalıkta ağaç yok nasıl park ise. sahil yolu düzenlemesi yapıyorlar 15-20 metre kaldırım var beton yüzüne yüzüne yerden yansıyan güneş ışığı geliyor.

    nitekim yazın şemsiye ile gezen adama vurmayın. difüzyon hızı ağır ama sürekli şemsiyenin şems'den gelmesi çeyrek-geyiği ve bir o kadar da doğruluğuna girmeyeceğim.

    bunu yazıyorum çünkü günün birinde bu adam hakkında düşünülen komplo teorileri başa gelebilir. göt altına falan gitmeyelim.

    ayrıca etymonline.com'dan bir taratuş yaptım umbrella için.

    "umbrella (n.) look up umbrella at dictionary.com

    "hand-held portable canopy which opens and folds," c.1600, first attested in donne's letters, from ıtalian ombrello, from late latin umbrella, altered (by influence of umbra) from latin umbella "sunshade, parasol," diminutive of umbra "shade, shadow" (see umbrage).

    a sunshade in the mediterranean, a shelter from the rain in england; in late 17c. usage, usually as an oriental or african symbol of dignity. said to have been used by women in england from c.1700; the use of rain-umbrellas carried by men there traditionally is dated to c.1750, first by jonas hathaway, noted traveler and philanthropist. figurative sense of "authority, unifying quality" (usually in a phrase such as under the umbrella of) is recorded from 1948. "

    http://www.etymonline.com/index.php?term=umbrella
  • kim olduğu meçhul kişidir. bu kişinin louie steven witt olduğu kabul görse de görgü tanıklarının bir kısmı bu kişinin başka biri olduğunu ve tuhaf görünümlü bir grup kişi ile onlarca polisin arasından ellerini kollarını sallayarak gittiklerini söylemiştir.

    muhtemelen suikastçilere işaret veren ve onları yönlendiren saldırı pilotlarından biriydi.

    buradan izleyebilirsiniz