şükela:  tümü | bugün
  • londrada bir mahalle.
  • bir dönem* morrissey'in de yaşadığı semt
  • dunyanin en $anssiz kedisinin adi.
    pisi kedicik kensington, 2001'de, 3 adet kanadali genc tarafindan sokaktan alinmi$, sahipsiz bir kedi idi.
    jesse power, anthony wennekers ve matt kaczorowski, kensington'u asmi$, barsaklarini disari cikarmi$, bir kulagini cekerek koparmi$, bir gozunu di$ci aletleri ile oymu$, derisini yuzmu$ ve nihayetinde kafasini govdesinden ayirmi$lardir. pisicik bu vah$ete canli canli maruz birakilmi$tir. bu 3 gerizekali, kameraya sirita sirita bunu filme almislar, sonra da tutuklanip gayet tiri$ka cezalar ile serbest kalmi$lardir. bu satirlarin yazari, filmi tabii ki seyretmemi$ olup, bu uc dallamayi ele gecirmeyi, di$lerini sokup kiclarina kaktirmayi, parmaklarini kesip kendilerine yutturmayi, her ucunun ince bagirsaklarini de$tikten gayri, kocaman bir fiyonk ile birbirine baglamayi hayal etmektedir. sapiklik, sapikligi dogurur.
  • okuduktan sonra günlerce kendime gelemediğim.saatlerce kedilerime sarılıp ağlamama neden olan olayın zavallı baş kahramanına verilen isimdir kensington.kendisi dünyalar tatlısı siyah beyaz bir kediciktir.bu dünyada hiç birimizin hayal bile edemediği acıları canlı canlı yaşamıştır.veterinerler son dakikaya kadar kendisine yapılan işkenceyi hissettiğini belirtmişlerdir.tesadüfen girdiğim bir yahoo groupta hakkında bir şeyler duyduğum okuyup araştırdıkça insan denen varlıktan tiksinmeme neden olan ve beni iyice karamsar yapan olaylar silsilesi.bu insanların zavallı masum bir kediye bunu nasıl yaptıklarını düşünmem ve akabinde tabii bir cevap bulamam beni iyice delirtmiştir.bir insan nasıl canlı canlı bir kediyi kabloyla boynundan asar nasıl iç organlarını deşip gözünü oyar?tekmeler,defalarca bıçaklar?hemde o kedi tüm bu olaylar esnasında canlıyken ve haykırırken.işin en iğrenç tarafıda bunu yapan 3 kişiden biri olan jesse power'in ontario'da bir sanat okulunda okuması ve yaptığı şeyide sanat olarak nitelendirmesi.sinemayla ilgilenen bir insan olarak böyle bir vahşeti sanat olarak gören aşşağılık zihniyetlerin gezegenden yokolmasını diliyorum tüm kalbimle.en son toronto'da bir film festivalinde konuyla ilgili bir belgesel gösterileceği için hayvanları koruma dernekleri protestolarını aralıksız sürdürmüştür.adamların çektiği video o kadar sapıkça ve vahşidirki mahkemeler esnasında bu "sanatsal film" yayımlandığında insanlar zavallı kediciğin haykırışlarını duymamak için kulaklarını tıkamış ve çoğu salonu terketmiştir.işte bugün insanlık bu noktaya gelmiştir ve 3 tane genç sadece eğlenmek için böyle iğrenç bir şeyi yapabilmiş ve en hafif cezalarla cezalandırılmışlardır.şu anda hepsi ortalıkta geziyorlar.ve bu dünyanın en medeni kentlerinnden biri olarak takılan kanada'da oluyor."altı üstü bir kedi canım.bu kadar yaygara koparmaya ne gerek var" diyen bazı otoritelerde keşke hayvanlara uygulanan sadizmin pek çok caninin çocukluk ve gençlik dönemindeki ortak davranışı olduğunu ve daha sonra bu insanların aynı acımasızlıkla insan öldürdüğünüde anlayabilseler.birilerinin gözünün açılması için ne yapmak gerekiyor aynı insanların sanat adı altında 6 aylık bir bebeğe işkence edip filme kaydetmesimi?eminim o marjinal ve süper sanatsal insanlar bunuda film festivallerinde gösterirler.o üç manyağın sırıtan fotoğraflarına baktığımda bile midem bulanıyor.ülkemizdede çok miktarda bulunan bu sadist yaratıklara diyecek bir şey bulamazken onlarla aynı gezegeni paylaştığım için utanıyorum.
  • bilgisayar yan urunleri ureten bir marka. birer adet kensington mouse, ve notebook cantasi sahibi olarak kaliteli bir marka oldugunu soyleyebilirim.
  • new york brooklyn'de park slope'un guneyinde alt orta sinif, etno-kulturel olarak epey karisik bir mahalle.

    rus, hint, meksikali, yahudi, pakistanli'si boldur. bir de aksam vakti hafif sessiz bir an denk gelirse insan burda ezan sesi de duyar, meraklisi olmasa da bir garip olur. benim sahid oldugum kadariyla megafondan ezan okunan tek new york mahallesidir.

    (bkz: ozledim falan oldum yanee)