510 entry daha
  • akp'lilerin anlayamadığı bugünden yarına dair bile öngörümüzün olmadığı bir belirsizlik ülkesi haline gelmiş ülkede gitmesek de görmesek bile bu lokantaların yarattığı psikolojik etki. kriz giderek büyüyor ve ne olacak, ne zamana kadar, ne derece sürecek güvenilir bir öngörü sunabilen yok. böyle bir ülkede yarın işsiz kalabilirim, evsiz kalabilirim aç kalabilirim korkularını rahatlatan bir etken oldu bu lokantalar. bu çözümün sunulması insanlara ihtiyacım olduğunda başka çareler de sunabilirler beni anlıyorlar hissi veriyor. gerektiğinde benim de gideceğim bir yer var dedirtiyor. ve daha önemlisi işsiz veya aç kalmasa da sağlıklı olarak ihtiyacını karşılayamayan insanlara iç rahatlığıyla bu hizmete erişme imkanı vermesi. bir emekli maaş aldığı için belediyenin bedava dağıttığı bir yemek almaktan çekinebilir, başka daha çok ihtiyacı olanlar alsın isteyebilir belki kendine yakıştırmaz. ama kent lokantası bu insanlara paramla yiyorum uygun fiyata hissini yaşatıyor. hergün değersizleştirilen halk için bu insan onurunu koruyucu hal iyi geliyor.
  • yaşamda bazı hakikatler apaçık olduğu halde, o kadar acımasız, o kadar katlanılması zordur ki, insan zihni bu gerçeklere katlanamadığı için yalanlar uydurur, sonra da uydurduğu yalanlara inanır.

    hani derler ya doğada mükemmel bir daire, gerçek bir üçgen, sayılar hatta matematik yoktur. bunlar sadece zihnimizde vardır.
    adalet de böyledir, o insan zihninin bir ürünüdür, uydurmadır.
    doğada adalet yoktur, güç vardır.
    sanki öyle değilmiş gibi yapsak da adalet sadece zihinsel bir kavramdır.
    doğada adaletin olmadığı fikri o kadar rahatsız edicidir ki, bu gerçekle ancak onu unutarak baş edebiliriz.

    insan bu kadar katı, bu kadar sert, bu kadar acımasız bir gerçeği tüm çıplaklığıyla görmeye katlanamadığı için ilahi adalet, karma gibi kendi uydurduğu masallara inanma eğilimindedir.
    (bkz: fakat)
    insan denen bu sikindirik varlıktan daha çok sevdiğim hayvanlar aleminde, doğada adalet olmasa bile orospu çocukluğu, kahpe evlatlığı da yoktur.
    bir aslan kendi doyacağı bir av bulduysa bir başkasının yiyeceğiyle ilgilenmez. yılan, çiyan, kurt bile kendi rızkını sağlama aldıktan sonra başkalarının yiyeceğine karışmaz.
    hayvanların en aşağılık, en şerefsizlik potansiyeli yüksek olanı homosapiens denen insan cinsinin içindeyse sınır tanımaz bir şerefsizlik potansiyeli var.

    tanım: halkın kaynaklarını dibine kadar emcükleyen bazı rantçı, ihaleci, troll kahpe döllerinin karşı çıktığı uygulama. dünyanın 17. ekonomisi gözlerimizin önünde dibine kadar sıyrıldı, yendi, bitirildi, fakir fukaranın kendi parasıyla yediği bi tabak sıcak yemeğe de mi göz diktiniz aşağılık orospu çocukları sizi. meclis lokantasına laf etsenize kahpenin dölleri.

    bak sözde küfür etmeyi bırakmıştım. ortadoğu küfürsüz yaşamaya uygun değil.
hesabın var mı? giriş yap