şükela:  tümü | bugün
  • tiyatroların kapandığı, sahne probleminin olduğu bir dönemden geçilmesinden dolayı kesinlikle düzenlenmesi gereken bir salona sahip olduğu halde, bu işlere kalkışmayan tiyatro. fakat, o derece rahatsız ve dar alanlarda insanları ağırlamaktadır ki, insanlaın birbiriyle iletişim kurmadan hatta işi abartıp eş, dost çıkmadan ayrılmamasına neden olmaktadır. haliyle, her alanda maziyi yaşatan bir yerdir. devlet ve şehir tiyatrosu sahnelerinden ayrıldığı güzel bir özelliği vardır kendisinin, o da alkol servisi. oyundan önce bir kadeh şarap ile insanlara sanki " içeride vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı dışarıda biraz rahatlamalısınız " demektedirler.
  • kadın tuvaletinin tabelasında ''kadın'' yazan ender yerlerden.
    belli ki kadın olmanın ayıp sayılmadığı...
  • rahatsız ve daracık koltukları ile tiyatroyu işkenceye çeviren yurdum tiyatrolarından bir tanesi...
  • yıllardan sonra ilk defa dün akşam gittim. kütüphane/kilise karışımı bir kokusu vardı hala aynı. belki salak bir romantik olduğumdan belki koku duyum gelişmiş olduğundan durduk yere mutlu oldum. çok çok eskiden ben çocukken koltuklarının arkasında destekçilerinin isimleri yazardı diye hatırlıyorum. çocukken en sevdiğim sahneydi zira oyun seyretmekten ziyade oyun öncesinde ve sonrasında yandaki papağan kuruyemişçisindeki papağanı görmeğe giderdim. kraliçe lear'i seyrederken oyunun heyecanıyla farketmemişim ama oyun bittiğinde paltomu üstüne örtüp çeneme kadar çektiğimi farkettim. yanımdaki kürklü teyzeler de aynı şekilde. bir de dizimin acısının sebebinin koltukların darlığı olduğunu. olsun, helali hoş olsun hatta.
    bu arada muhakkak gidiniz görünüz (bkz: kraliçe lear)
  • internet sitesini yenileyerek şu adrese geçmiş tiyatro.

    http://www.kentersinematiyatro.com/
  • 11 nisan pazartesi akşamı dip sahne oyuncuları tarafından jean genet'in zenciler oyununun oynanacağı sahne.
  • telefonları borcundan dolayı kapanmış, rezil bir yönetime sahip tiyatro sahnesi.

    içinde bulunduğum tiyatro topluluğunun, genel provasını yapacak mekan ararken aklımıza geldi ve aradık. bant kaydı çıktı. yönlendirdiği bölümden gelen cevap, borcumdan dolayı benim telefonumun kapandığı yönündeydi. hatta benim türk telekom 'a gitmemi salık veriyordu bant kaydı.

    ne yapıp ettiysek muhattap bulamadık ve vazgeçtik. rezil yönetimin bundan haberi bile yoktur diye tahmin ediyorum. rezil diyorum çünkü, 2013 yılının aralık ayında, o dönemdeki yeni oyunumuzun ilk gösterimini orda yaptık. sabahın köründe orda olup çalışmaya başladık. ama farkettik ki, ses sistemi bağlanmamış, 4 saatlik çalışmadan sonra sorunu biz çözdük. tiyatronun tek teknik personeli bize teşekkürlerini ve özürlerini sunmuştu. yönetimin de çok ilgili olmadığını da söylemişti.

    neyse, bir ekşici piç olarak şükürler olsun ki, bugünü de rezaletsiz kapatmadık.
  • önce (bkz: http://goo.gl/c3vop)
    kabul edin tırtlar arzu ettiğiniz de buydu değil mi?
    tiyatro miyatro ile uğraşanların açlığa mahkum olması, meteliğe kurşun atıp televizyonda para dilenmesi, çöp karıştırarak beslenmesi, bir tane belediye başkanının onları darülacezeye yerleştirmesi. bunlar her vasat türk vatandaşının bilinçaltını süsleyen görüntüler. çığlık çığlığa para isteyip hayatta yaptığı en büyük hatanın sanatçılığı seçmek olduğunu söyleyen ihtiyar şair, bunaklaşmış edebiyat eleştirmeni, parkta yatan roman yazarı... vasat vatandaşın kafasının içindeki sado sahneler bunlardır. sonradan heykelini dikip büyük tiyatrocu, şair, yazar şu bu diyecekleri kişilerin hepsi bu sınavdan geçer. ölmesin ama sürünsün: istenen şey budur.

    açlıkla cebelleşmiş sanat manat tayfasının listesini saysam otuz metre olacağı için burada kesiyorum. kısaca başka bir şey daha eklenebilir ama eklemeyeceğim. anladın sen onu. di mi lan zırto seni.

    bu arada, zamanında istanbul'a gelmişler, ümraniye tarafından üç beş arsa alıp yap sata girselerdi şimdi trilyonerdiler, diyenler de olabilir onlara da buradan selamlar.
  • yeni sezonda "iyi geceler desdemona, günaydın juliet" isimli oyunu izleyebileceğimiz tiyatro.

    detaylı bilgi için;

    http://www.kentertiyatrosu.com/…asp?icerikid=56&l=1
  • yikilmadan gittigim icin kendimi sansli hissettigim tiyatro. bu yasima kadar gitmemek benim ayibim olsun.

    evet eski, evet koltuklar rahatsiz, evet havalandirma cok kotu(belki de yok) ama bir tiyatroda olmasi gereken ruh, ortam var. ıceri girince kendinizi tiyatroda hissediyorsunuz. bir cevahir'de kendisine tiyatro diyemeyecegimiz seye bakin, bir de buraya. yasanmisliklar biraz daha belirgin olsa elle tutulacak seviyeye gelecek.

    ıceri girdigimde gisesinden sahnesine kadar her seyi siyah beyaz gordum, kendimi eski filmlerde gibi hissettim. artik istanbul'da bu hissi tadabilecegimiz o kadar az yer var ki, kenter tiyatrosu gibi yerlerin degerini ne kadar bilsek az.