şükela:  tümü | bugün
  • "... kentler, “ortak ev”lerimizdir, beraber yaşadığımız. ancak kent, sermaye tarafından tamamen işgal edilmişse; aşırı konut üretimine rağmen nüfusun çoğunluğu halen kiradaysa; çevreye verilen zararın boyutları sürdürülebilirliğin ötesine geçmişse; sokakta yürürken ya da toplu taşıma araçlarında tedirgin olunuyorsa; genç işsizlik oranı yüzde 20’yken ve her köşe başına bir üniversite açılmışken, diplomalı işsiz oranı yüzde 13’se; nüfusun en zengin kesiminin mal varlığı, diğerlerinden fazlaysa ve özgürlük, eşitlik, adalet gibi talepler yüksek sesle dile getirilmek istendiğinde, kentlerin meydan ve caddeleri kapatılıyor ya da savaş alanına dönüşüyorsa, o zaman ortak evde bir sorun var demektir.

    kentlerimiz, kent değil. güvenlikli, kapalı konut siteleri, girişte kontrolden geçtiğiniz alışveriş merkezleri ve size şüphe ile bakan güvenlik görevlisinin önünden geçerek kullandığınız ulaşım sistemi ile kentlerimiz, “güvenli iç” ve “tehlikeli dış” teması üzerine kurulmuş birer açık hava hapishanesi.

    yan yana ama birbirimize değmeden yaşıyoruz. mahallesindeki komşusuna, otobüste yanında oturana, sokakta göz göze geldiğine şüphe ile bakan, yapay kutuplaşmaların içine hapsolmuş yığınlardan ibaretiz. hepimiz, bir başkasının ötekisi olduk ve artık birbirimize tahammülümüz yok."

    hakkı yırtıcı
    https://www.gazeteduvar.com.tr/…018/05/09/ortak-ev/