şükela:  tümü | bugün
  • hazreti ali nin ölümünden sonra halifeliği ele geçiren muaviye, ve muaviye nin ölümünden sonra kendisini halife ilan eden yezit, hz. hüseyin den kendisine biat etmesini istemiştir. hazreti muhammed in torunu, hazreti ali nin oğlu hz. hüseyin bunu kabul etmemiş, kendi destek olacağını söyleyen küfe'lilerin yanına gitmek için 680 yılında, 70 yandaşı, ehlibeyti ile birlikte yola çıkmıştır. durumu öğren yezit, kerbela da, 4500 adamıyla birlikte hz. hüseyin e ve 70 yandaşına savaş açmış, çölde susuz bırakmış, hz. hüseyin in kafasını keserek şehit etmiştir.
  • " o bir melhame, büyük ve çetin bir öldürme vak'ası idi. hüseyin'in alın yazısı idi.
    allah, onu bununla şereflendirmek, o kavim karşısında derecelerle yükseltmek, başkalarını da alçaltmak için ona bunu nasip etmiştir.
    allah'ın emri yerine gelir* *
    allah'ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir**"

    "muhammed b. hanefiyye"

    (bkz: hz. hüseyin ve kerbela faciası)
    (bkz: m. âsım köksal)
  • arap milliyetçisi, islam dinini yozlaştıran emevi - vahabi zihniyetli yezitin, efendimizin soyunu devam ettiren hz. ali'nin 14 erkek çocuğundan 11 tanesini şehit ettirdiği vahşettir. ilk olarak hz. hasan efendimizi zehirletmiş, sonra hz. hüseyin efendimiz ve 70 civarından arkadaşını hunharca katletmiştir. hz. hüseyin efendimiz önce bire bir karşılıklı yapılan savaşlarda rakiplerini öldürmüş, daha sonra savaşta oklarla şehit edilmiştir. yezitin başını getirin emri olduğundan mübarek bedeninden başı kesilerek yezide sunulmuştur.
  • en baştan belirteyim ne alevîyim ne caferîyim ne şiîyim ne de sünnîyim, müslüman olmaya çalışan bi garibanım. bu mevzûda merhum hafız şeyh mazhar nezih tolan el-cerrâhî (k.s.) bu konudaki bir hutbesinden alıntı yaparak kaleme alınmış ifadelerdir.

    "hz. hüseyin’e yezid’in zulmünü kastederek o devirde bir çok insan mektup yazdı, “bu zalimin elinden bizi kurtar” diyerek hz hüseyin efendimiz’den medet beklediler. cenab-ı hz hüseyin bu mektuplar üzerine zalime haddini bildirmek üzere atına binmiş yezid’e gitmek üzereyken kızı hz sükeyne ve hemşiresi hz zeyneb atının yularına yapıştılar. ”dedemize ve amcamıza yapılanı biliyorsun, sen de bizim boynumuzu mu büktüreceksin” diyerek kendisini bu karardından vazgeçirmek istediler. o sırada hz hüseyin hızla atından indi. kızına ve kardeşine buyurdu,” bezm-i elest’te şehadet mevzuu ortaya atıldığında ben hz muhammed mustafa’nın (s.a.v) torunu olarak bu makama talibim yarabbi dedim, şimdi bu sözden dönemem.” ikisinin de gözlerindeki perdeyi kaldırdı, her ikisi şehit edilişinin yaşandığı anı daha önceden gözleri önünde gördüler, ve gördüler ki hz. hüseyin’in mübarek serini mızrakla teşhir ediyorlar.

    hadis “benim ehli beytim için bir damla gözyaşı dök ben sana kefilim şefaat edecğim”

    huseyin efendimiz oraya vardığında o mektup yazanlardan hiç biri orada değildi. zamanla ailesinin içinde bulunduğu çadırın etrafı çevrildi. çöl sıcağında öğlen vakti hz. hüseyin’in ailesi oradaydı. kundaktaki bebeği ali asgar, suzuzluktan bitap durumdaydı, sıcağın da etkisiyle dudağı çatladı kan akıyordu. hz. hüseyin efendimiz çadırdan çıktı ve kendisini çevreleyen kişilerden su istedi. o mel’un gürûha içinizde hiç hacip (utanan kimse) yok mu? benim kim olduğumu bilmiyor musunuz? asr-ı saadetinde yaşadığınız, sizlere kur’an-ı kerim’i veren hz muhammed mustafa’nın torunuyum. ve kendi mübarek fem-i muhsininden “beşşir ya ali, mevtüke hayatike meaye” sen mevtinde de hayatında da benimlesin buyuran, “nas içerisinde imam ali, kur’andaki kevser suresi gibidir.” dediği babanın oğluyum. birinize bir tokat mı attım, hanenize mi tecavüz ettim? o zalilmlerden biri “bütün dünyayı su bassa sana su vermem ya hüseyin, sana bir yudum su verirsem sen dirilirsin senin babanı bilirim ben.” dedi. bu esnada güruh-ı eşkiyâdan bazıları “biraz çabuk olun bu işi bitirelim de namaz kazaya kalmasın.” dediler. hz hüseyin, “ne namazı, hangi namaz, keşke kazaya kalsaydı da allah resulü’nün şefaatine nail olsaydın.” buyurdu. suyu kendi için istemediğini, elinde tuttuğu kundaktaki bebeği, ali asgar için istediğini buyurdular. bunun üzerine zalimlerin attıkları ok kundağın bir tarafından girdi, diğer tarafından cıktı. bunun üzerine evladının acısı yüreğine düştü ve mübarek eliyle yeri deşti, yerden su fışkırdı ve hadis-i şerifi hatırlatarak şöyle dedi “ehabbu ehl-i beyt-i ileyye’l hasen-i ve’l hüseyn. ey gafil! ben istesem istedğim kadar su içerim. ben senden su istiyorum ki, sen bana bir yudum su ver dedem sana şefaat etsin, kurtuluşa eresin.” kılıcını çekti ve önüne geleni serdi. bu esnada zât-ı akdeslerine bir hitap erişti, “ey sevgilimin sevgilisi, ben senden makâm-ı şehâdet bekliyorum sen şecâat gösteriyorsun.” bunun üzerine kılıcı indirdi ve zalimler üzerine çullandı. hz peygamber’in henüz hz. hüseyin 7 yaşında iken onu kucağına alıp, “ya hüseyin, 55 yaşların civarında şimr adlı bir mel’unla karşılaşacaksın. onun yüzü nikaplıdır, peçesini açarsan göreceksin, ön iki dişi alt dudağının üstündedir.“ buyurduğu şimir denilen peçeli mel’un 73 ok atılan mübarek vücud-ü şerifi yerde iken elini yakasına koydu. hz hüseyin o halinde “yüzünü aç !” dedi. o anda o mel’un yüzünü açtığında ön dişlerinin alt dudağı üstünde olduğunu gördü ve şöyle dedi “saddaktu yâ ceddi!” (hakkımdaki vaadine sadığım ey ceddim!). kendisini kıtır kıtır kesip başını gövdesinden ayırıp, mızrak ucuna takarak adeta sergi yaptılar. bunu yapan lanetuullah da kendini müslüman olarak gösteriyordu, bugün islam’da matem yok diye bunun acısını yüreğimizde hissetmeyeceksek bu vahşete göz yummuş oluruz. islam’da matem yok diye elemlenmek de mi yok, harp gemisi gibi mi duracağız?"

    doğruluğunun ne derece tescilli olduğu muammadan öte olmayan yok hz. nuh'un gemisi, yok hz. yunus'un balığın karnındaki meselesi diyerek bu konuyu gündem dışında tutan başta diyanet işleri, yıllarca hz ali ve hz. hasan-hz. hüseyin'i seveni alevî-şii-caferî olarak itham eden ne kadar sünni varsa, evladınıza bir tokat atsalar kıyameti kopartırsınız, mevzu evlâd-ı resul'ün katliamı hey gafiller! bir tarafta daha hazreti muaviye diyen, yezid'e lanet edilmez diyen "kerbelâ nedir?" sorusuna "hüseyin'i orda kestiler" diyen cahiller varken; diğer tarafta aşere-i mübeşşere'yi kabul etmeyen, hz ebubekir'e, hz. ömer'e, hz. osman'a hakaret eden cüretsizler varken islam'ın selâmeti bu halkı kuşatmaz. 5 vakit namazla cennetten köşe kapılsaydı hz hüseyin'e bu mevzuda az önce okuduğunuz gibi "hadi şu işi bitirelim namaz vakti geçiyor" diyenler kapardı cennetten köşeyi. ehl-i beyt'i sevmenin şiası ehl-i sünneti olmaz, her müslüman'ın başlıca önceliklerinden biri olmalıdır.

    “ehabbu ehl-i beyt-i ileyye’l hasen-i ve’l hüseyn” (ehl-i beytim içinde bana en yakın ve en sevdiklerim hasan ile hüseyin'dir”)

    edit: düzeltme
  • kerbela'da yaşananlar hakkında detaylı bir değerlendirme için bkz.: http://derinsular.com/kerbela/

    kerbela eksenli bir kültürel öğe için (bkz: aşure günü/@derinsular)
    kerbela eksenli bir başka kültürel öğe için (bkz: zülcenah/@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
  • kerbela katliamına kerbela olayı demenin gezi direnişine gezi olayları demekten hiç bir farkı yoktur.
    sırf bu tabir bile tarihi kazananların yazdığına delildir.

    miladi olarak 1334, hicri olarak da 1375 sene önce bugün gerçekleşmiş bir vahamettir bu. müslüman araplar çok sevdikleri peygamberlerinin torununun kafasını kesip mızrağa takıp gezdirmişlerdir ibret olsun diye.

    büyük şairimiz fuzuli hadikatü's-süedaadlı eserinde pek güzel anlatmaktadır bu katliamı. şurada bi pdf'ini buldum ama çok inceleyemedim.
  • islam'da çatışmaya dönüşen ilk fraksiyon savaşı. ilk liderlik savaşı ise hz muhammet'in ölümünün ardından, onun ruhban-kral iktidarını halifelik adı altında sürdürmek isteyenler arasında çıkmıştı.
  • her zamanın hüseyin'i, her zamanın yezid'i, her zamanın ''haydi namaz kaçacak öldürelimşunu'' diyen katilleri ve her zamanın mahzunları var.. sen bizi hakikate agâh olanlardan ayırma ya rabbi..