şükela:  tümü | bugün
  • 2 yıl önce ege üniversitesi'nde verdiği bir konser esnasında, "bu şarkının adı çok sevdiğim bir sostan geliyor, hepinizin çok sevdiği belki de her gün yediği suşinin(!) üzerine dökülen 'bilmem ne' sosu" diyerek koca salonu bıyık altından güldürmüştür. "hacıt biz öğrenciyiz hepimizin her gün yediği yemek tavuk döner amk" demek istedim bir an kendisine. ama iyi bir müzisyen, hakkını yememek lazım.
  • norah jones icin
    "ben amerika'dayken o geceligi 10-15 dolardan barlarda $arki soyluyordu..
    peeeh edasinda arkasindan laf ettigi;

    fakat ke$ke norah jones;
    ben geceligi 10-15 dolara barlarda $arki soylerken dunyaca unlu caz sanatcisi kerem gorsevde, beni izlemeye gelirdi, saygi duyarim kendisine
    dedirtmi$ olabilse idi..

    bunlari bir kenara biraksaydi da kendisini yalniz bizler tanimasaydik dedigim tv cazcisi..
  • karısının holdingi olduğu için ,parasını bastırıp istediği müzisyenle çalma lüksüne sahip olan bir piyanist. "kötü bir bill evans taklidi " demişti ünlü bir kontrbasçı.
  • caz muzisyeninden cok hayattan uzak kalmis geckin bir zengin cocuguna benzeyen, surekli kopegiyle nisantasi-macka civarinda gorulen, ustu acik arabasiyla bogazda fiyaka yapan, cazcinin boylesi de ancak turkiyeden cikar zaten dedirten kisi.
  • ricardo moyanoyu konuk olarak aldığı bir programda şöyle bir vukuatı bulunan insan :

    kg - ya ricardo hatırlıyo musun, bundan bi kaç yıl önce bi adamlar gelmişti buraya beraber çalmıştık, adamların üstlerine giyecek kıyafetleri yoktu falan, bi gitarları vardı.hatta hiç unutmam giderken pançosunu bırakmıştı biri hatırladın mı böyle beş parasız, rezil haldeydiler filan, kimdi ya onlar?
    rm - onlar benim arkadaşlar arjantinden.
    kg - ......ööhm..m ...ya.. aaa
  • türkiye'de cazın tanınması,geniş kitlelere yayılması ve gelişmesi adına çok fazla şey yapmış,melodik ve dinlemesi keyifli caz yapan çok değerli,üretken,organizasyon yeteneği yüksek,disiplinli,yaptığı işe saygılı bir müzisyendir.asker çocuğudur.2000 yılıydı galiba ilk filarmoni deneyimi,caza filarmoni orkestrası olayını soktu,çok da iyi yaptı,st. peterburg,londra,makedonya vs filarmonileriyle çalıştı,bazılarıyla albümler yaptı.yüzlerce müzisyeni biraraya getirdi.bankaların sponsorluğa şüpheli yaklaştığı dönemlerde iş kulelerinin üzerinde pop star gibi helikopterle çekimler yaptı,çaldı vs..

    hem yerli cazcıları toparlamak hem de dünya çapında cazcılarla çalmak,albümler yapmak konusunda önünde saygıyla eğilinecek adamdır.yaşça küçük sayılabileceğim o ilk albümünden beri sıkı takipçisiyimdir fakat kerem görsev'in ilk albümü hands&lips benim için çoook çok farklı bir yerdedir.ilk gençlik yıllarımın uzun süre tanıklığını yaptığından mıdır bestelerin ve icraların gerçekten çok iyi olmasından mıdır bilmem ama kerem'in müziğindeki en önemli nokta melodik ve easy listening oluşudur.ikinci albümü i love may ve for murat da hakikaten arşivlik albümlerdir,ruhunuz dinlenir.

    gelelim laid back albümüne..dedim ya kerem'in en önemli numaralarından biri dünyaca ünlü veya ünlü olmasa da çok yetenekli cazcıları bulup getirmesi,birlikte albüm yapmasıdır diye,işte o adamların en önemlilerinden biri alan harris'tir.caz standartlarından oluşan laid back albümünü hem çıktığı 99'da zevkle dinliyordum hem bugün aynı keyifle dinliyorum hem de inşaallah ileride çocuğuma dinleteceğim.hiç eskimez.alan harris'in sesi için allah allah diyorum...yok böyle bir şey..

    sonra filarmoniler başladı işte..st petersburg filarmoniyle yaptığı november in st. petersburg albümü su gibi duru bir albümdür,öyle akar gider..üstüste defalarca dinleseniz hiç bıkmazsınız..bestecilik yeteneğine hayran olursunuz özellikle bu albümde..hoş yine söylüyorum ben hands&lips ve ı love may hastasıyımdır,bu iki albüm bende çok farklı yeri olan kerem görsev kayıtlarıdır.

    kerem'in en çok taktir ettiğim yönlerinden biri de üretkenliğidir,hiç boş durmaz,gelecek kuşaklara çok sayıda albüm,konser kaydı,tv programı,röportaj bırakmıştır...zaten konser taleplerinin çoğuna yetişemiyordur bile.emeğinin meyvesini alıyor elbette.

    türkiye'de birlikte çalmadık adam bırakmadı,şu sıralar basist kağan yıldız ve davulcu ferit odman'la kimyası tutmuş görünüyor ki uzun zamandır kopmadılar.

    kerem görsev için dalmaçyalı cinsi bebop isimli köpeği çok önemliydi,öldü,çok üzüldü.onun için besteler bile yaptı.

    ingilizcesi iyi değildir,parçaları ve isimleri yanlış telaffuz eder,varlıklıdır,güzel giyinir,o nubuk ve kadife ceketleri çok hoşuma gider.eşi başarılı bir iş kadınıdır,sponsor organizasyonlarında çok yardımı olmuştur eşine diye biliyorum.deniz ve tekne sever.imrenilecek derecede keyifli ve güzel bir hayatı vardır.tekrara düşüyorum farkındayım ama türk cazı için çok ama çok şey yapmıştır kerem görsev.bu arada önder&zuhal focan'a da hakkını teslim edelim,onların da türkiye'de caz müziğine emekleri kerem'den çok aşağı kalmaz.

    hepiniz sağolun,varolun,sağlıklı ve uzun yaşayın.benim yetişebildiğim,kerem görsev'in albüm çıkarmaya başladığı yıllar çok güzeldi,cd ve kasetlerini aldığımız,cd'nin içinden çıkan kartonetleri saatlerce günlerce incelediğimiz,resimlere hayranlıkla baktığımız,bir heyecanla dinlemeye başladığımız muhteşem yıllardı.lale plak'ta hakan atala'ya cd imzalayıp bırakırdı.şu an müzik çok ucuz hale getirildi.o heyecanlar,o anlam kalmadı ama anlamlı olduğu zamanları kaçırmamış bir caz tutkunu olarak kendimi şanslı ve mutlu sayıyorum.

    söyleyecek,anlatacak çok fazla şey var daha ama türk cazı için yaptığın herşey için,hayatımızı daha yaşanır hale getirdiğin için sana çok teşekkürler kerem görsev!
  • bazı insanlar vardır adı-soyadını yaşarlar, tüm bedeninde taşırlar ismini. işte kerem görsev bunlardandır. soyadı gibidir, önce gör sonra sev, zaten görünce seversiniz, öyle biri... kerem deyince ise akıllara aslı gelir, aşk gelir, duygusallık gelir... adı gibidir yaptığı iş, aşktır iş, aşıktır ona, biraz sert sever dünyayı, eli kolu ayağı durmaz, kıpır kıpır, cıvıl cıvıldır... adınla yaşa derler ya, sen hem adınla hem soyadınla yaşa kerem görsev.
  • kendisine hayranlığımdan oğlumun ismini kerem koyduğum, kısmetse yarın akşam kozyatağı kültür merkezi gazanfer özcan sahnesinde ilk kez canlı dinleme şansına erişeceğim usta müzisyendir.

    (bkz: çok mutluyum sözlük)
  • programina arkadaslari disinda adam cikarmiyor. gonul bir emin findikoglu gormek ister, bir neset ruacan, sarp maden, kamil erdem, yahya dai, raci pismisoglu, gurol agirbas, habbecik, laco tayfa vs... "ben standart caz severim, farkli emprovize turlere acik degilim" demesin hic, bulutsuzluk ozlemi bile cikti programa, oha...
  • belki iyi müzik yapar belki yapmaz, belki yaratıcıdır belki değildir, bilemiyorum ama bu adamda caz müzisyeni olarak oturmayan bir durum var. cazın doğası icabı cazcı dediğin bir yerden falso verir, faça verir, bir yamukluğu olur, hayatı bu kadar "temiz" yaşamaz. bu adam pek bi aile babası, olmuyor, çerçeveye oturmuyor.