şükela:  tümü | bugün
  • bir borsa terimi. yukari gidecek piyasayi once bir miktar a$agi verip, bundan panige kapilip satacaklarin ellerindeki mallari almak. keriz burada mal satanlar oluyor efendim.
  • bi de şu var (bkz: sülün osman)
  • ayi piyasasi oyuncularinin, piyasa istikrar kazanirken izledikleri genel yontem. (bkz: sicak para)
  • bir piyasa terimi. piyasanın büyük oyuncularının parasal ve ilişki güçlerini kullanıp fiyatları suni olarak yukarı çekmeleri (gel-gel) ve ardından oltaya takılarak (gaza gelerek) alıma geçen küçük ve bilgisiz yatırımcılara yüksek fiyattan menkul kıymetleri satmaları, kâr etmeleri.
  • piyasada silkeleme işini ayılar yapar, düşenleri sikmek boğalara kalır...
  • manipülasyona uygun küçük ve işlem hacmi düşük şirketlere, piyasada "paslaşarak" derinlik kazandırılır, fiyatlar yukarı doğru oynatılır, orada burada o şirketler hakkında olumlu dedikodular çıkartılır, en son olarak da kerizler bu kağıtlara gelmeye başladıkça eldeki kağıtlar yüksek meblağlardan satışa sunulur.
  • sabahları servis aracını bir otobüs durağının yanında bekleyen biri olarak benim için başka bir anlamı bulunmakta.

    ben servis aracını beklerken söz konusu otobüs durağında da küçük bir ilkokul öğrencisi otobüs bekliyor sabahları. bazen konuşuyoruz. günaydınlaşıyoruz, okulunun nasıl gittiğini, derslerinin nasıl olduğunu falan soruyorum.
    bir keresinde -laf oraya nasıl geldi hatırlamıyorum- akbilini unuttuğunu söyledi. ben de ona bir bilet parası verdim, okuluna geç kalma dedim.
    bir keresinde de canını sıkkın gördüğüm için ne olduğunu sordum ve babasının kendisine kızdığını, harçlık vermediğini söyledi, bu sefer de zaten küçük olan harçlığı kadar madeni para verdim.
    bir diğer seferinde de yine konuşurken kaçıncı sınıfa gittiğini sordum ama cevabı beklemeden 1'e mi 2'ye mi diye de ekledim. çocuk da 4'e diyince, zaten oldukça ufak gözükmesinin üzerine yaptığım gafın da vicdan azabıyla az önce bir para vermişken, cebimdeki tüm bozuklukları da ekledim. al benden bir iki gazoz içersin diye, bir şekilde kendimi affettirmek istedim.
    lakin, memba bulmuş olduğunu düşündüğünü sonraları farkettiğim bu yavrucak, artık her sabah beni gördüğünde günaydın diyor ve sonra da yüzünü öne eğerek "babam harçlık vermedi bugün " diye de ekliyor.
    söz gelimi bu sabah durağın açığında bekledim, göz göze gelmeyelim diye, hayır o değil param bitti.

    ayrıca ilk başlarda bana "gel gel" yapan bu yumurcak karşısında kendimi silkelenmiş gibi hissetmem de cabası. ilerde borsaya girerse çok mal kaldırır bu çocuk.