şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kandıra' ya bağlı oraya yaklaşık üç km uzaklıkta şirin bir yer.
    istanbul' dan geze geze ulaşmak isteyenler için şile' de önce limana bakan tepeden manzara, ardından limanda bir küçük çay molası ideal... tekrar yollara düştükten sonra bir sahil yolu yazısı var, şile' den sonra onu takip etmeli; virajlı ama orman içinden geçen bir yoldan temiz hava eşliğinde yolculuk için ideal bu yol. ancak bizim gibi boğazçocuğu beklentisiyle sahil kenarından giden bir yol hayal etmeyin sakın; arada tepelerden deniz görünse de yol orman yolu... ağva' da biraz deniz, güneş ve çıtır çıtır uzun ince simit (bildiğimiz simidin uzun ince şekil verilip pişirilmişi) molası vermeli... soğuk plaj duşlarıyla kendinize gelip akşam üstüne uygun kıyafetlere geçtikten sonra tekrar yollara: istikamet kerpe... kandıra ilçesinden geçtiniz ve işte bu noktada sizi yokuşun en üst tarafından gördüğünüz, denizle sonlanan, düz bir doğru üzerinde ama inişli çıkışlı, iki tarafı ağaçlıklı bir yol karşılar... sahil kenarına inince deniz kenarına dizilmiş kafe, lokanta vs. yi geçip yolun sonuna, yokuş yukarı devam etmeli... zamanlamanız iyiyse ufuk çizgisinin hemen önünde gökyüzünün rengine ortak olmuş deniz ve denizin oya gibi işlediği kayaları bir tepe üzerinden izleme şansı bulursunuz; tam da güneş denizin içine dalarken gecenin uyanışına şahit olabilirsiniz... tüm diğer gece şahitleri gibi sahile döner yolunuz ardından... denizin hemen yanı başındaki lokantalardan bir masa kapın ve ızgara balık söyleyin... yanında bir küçük tekirdağ* her derde (hala kaldıysa) deva... durun durun her ne kadar berrak olsa, içme suyu gibi görünse de o deniz suyu... siz rakınıza garsonun getirdiği şişeden koyun suyu... bırakın deniz kayıkların ve yıldızların akisleriyle eşlik etsin size...
    evet! bir küçük gün, bir küçük deniz kasabası için ne derin bir nefes oldu değil mi? ama hayır! henüz bitmedi gece yeni uyandı ve siz şahitsiniz unuttunuz mu? nikah şahitleri hemen bırakıp gidebilir mi salonu? olmaz danslara da katılmalı; ayrılın deniz kenarından; ilk meydanı geçin karşınızda ışıklı bahçesiyle bir bar göreceksiniz. gökhan bar. kapısının önünde sizi vip yaka yazıları ve takım elbiseleriyle karşılayan bodyguardlar sizi şaşırtmasın. bu görüntünün iyiliği sadece incelik; bar kazık falan değil, giriş beş milyon, bira üç... arada gündemdeki bir kaç türkçe şarkıya dönse de fena değil çaldıkları dans parçaları... hem istek bile çalıyorlar; mesela biz dj i şok etmesine aldırmadan bir istek şarkı çaldırdık. kardeşin doğum günü yaklaşmıştı; summerjam diye inliyordu pistte... dj bu şarkıyı bulup çalmakla yetinmeyip, olayı "filancanın doğum günüymüş" geyiğine sarmadan enfes bir şekilde "it's your birthday" ile bitiriverdi ki nefisti...
    saatler bire gelirken artık sahildeki kumlara selam etmenin vakti gelmiştir. bir limonlu soda eşliğinde vücuttan atmalı artık içki etkilerini. sahile bırakılmış şezlongların nemden sırılsıklam olmalarına aldırmadan ve kumlar ayaklarınıza yapışacak endişesi olmadan çıplak ayak keyif vakti...
    geri dönüş yolunun karanlık virajlarla zevkli ve de güvenli olmayacağını düşünerek izmit üzerinden otobana çıkmak ve oradan şehr-i istanbul' a kavuşmak daha iyi...
    aldatmadık seni istanbul... özlemini renklendirecek, sen bizi - biz seni boğmadan sevebilmek için küçücük mola verebilecek, bir bardak su gibi bir nokta bulduk...
  • galiba kendimi unuttuğum yer. mümkünse geri götürsünler beni...

    bayramdan iki gün önce, meşhur cumartesi trafiğinin olduğu sabah yola çıktım. tem navigasyonla 5 saat gösterdiğinden çekmeköy- ağva üzerinden köy yolunu kullanarak gittim. yaklaşık 3 saat kadar sürdü. bu yolda araba kullandığınıza asla pişman olmazsınız, müthiş bir yeşillik içinden akıp gidiyorsunuz. biraz virajlı bir yol ve karşınıza her an bir inek çıkabilir. ben de nasıl bir şans varsa karşıma önceki kazadan kalma ölü bir inek çıktı. neyse ki jandarma ve köylülere haber verdik, ilgilendiler hemen.

    bu yol üzerinde durup, köylülerin müthiş gözlemelerini yiyebilirsiniz. oldukça sıcak karşılanıyorsunuz.
    yola devam, kandıra'ya kadar yol sizi götürür. eğer yol üzerinde tam bir köy görmek istiyorum, acelem yok derseniz "erikli köyü" tabelasından girin. doğal hayatı her yönüyle görürsünüz. adı üstünde erikli girer erik çalarız falan derseniz, köylüler size çalmadan ikram ediyorlar. köyden çıkınca tekrar kandıra yoluna varmış olursunuz. kerpe'ye gelince orada bir durun işte!

    sözlükte gitmeden önce "kafamı dinlemek istiyorum ama suyu önemli" dediğimde "hiç durma git" demişlerdi. doğru demişler. çarşaf gibi bir su var önünüzde. karadeniz olduğuna inanamayacaksınız.

    gidenler özellikle aile ve çocukların yüzme bilmemesi (maalesef ebeveynlerde de yüzme oranı çok düşük) nedeniyle belirli bölgeler hatta suyun boy hizası çok çok yoğun. sakin bir yer istiyorum, az insan olsun, yeter ki dinleneyim, yüzeyim derseniz "kerpe diem" tarafına gidebilirsiniz. burada su derin olduğundan insanlar pek tercih etmiyor. 20 tl şezlong ücreti ödeyip, bütün gün duş vs. konusunda rahat edersiniz. insanlar tabii kalabalık geldiklerinden, kişi başı bu rakamı ödemek istemiyorlar, haklılar.

    yemek yemek için pek bir alternatif yok, daha doğrusu lüks mekan aramayın. her yerin menüsü tek tip. girne restaurant'ı tercih ettim, mutlaka gidin. hele ki bir de sizi severlerse, inanılmaz özenli masalara oturursunuz. taze balık yersiniz, dolu dolu muhabbet olur. özledim karadeniz yemeğini dedim diye usta sağ olsun "mıhlama" yaptı bana. çok lezzetliydi, üstelik pahalı da değil.

    yok beni buranın sakinliği de kesmedi, illa daha sakin bir yer arıyorum derseniz. cebeci yoluna çıkın, oradan "pembe kayalıklar" tabelasını takip edin. arabanızı bırakıp biraz yürürseniz, o kayalıklar üzerinden müthiş bir suya atlayabilirsiniz.

    lüksten, abartıdan uzak, harika bir sahil kasabası.
    arayı açmadan geleceğim, söz!

    edit: imla
  • izmitin tatil yeridir. fakar haftasonu sahilleri tıka bas insan dolar. size tavsiyem burada bulunan doğal havuz diye tabir ettiğimiz yere gitmeniz. havuz düşünün 7-8 metre derinliğe ve etrafının kayalıklarla çevrili olduğu. hırçın karadenizi dalgalarından kayalar sayesinde kurtulur. her zama sakin ve huzurludur.

    http://www.youtube.com/watch?v=ejji_kxn38c

    kerpe sahile giderken orman yolunu iner inmez nikomedia otelinde sol tarafa dönün ve tahmini 4-5 dakika ilerledikten sonra ulaşabilirsiniz. fakat dik bir rampa inmek zorunda kalırsınız tabanvay olarak.

    2-3 dakika daha giderseniz sessiz sakin bir plaj daha sizi karşılar. fazla insan olmaz. ailenizle kızarkadaşınızla daha rahat eğlenebilir hoş vakit geçirebilirsiniz..

    kandıra doğal havuz
    google maps
    41.144203, 30.167407

    sessiz sakin plaj
    41.138793, 30.150616
  • her sene tatilimizin bir kısmını geçirdiğimiz bir beldeydi. pek güzel, pek sakin. pek bizim bi yerdi. deniz güzel, manzara güzel, lokantalar güzeldi.
    amma velakin geçen sene belediyenin üstün çalışmalarıyla tüm bu güzellikler yerle bir edildi.

    önce kıyıya bakan, nefis manzaralı, üstelik ucuz olan balık lokantaları kaldırıldı (malum alkol zararlı) sonra kaldırılan yerlere asfalt döküldü. yol kenarlarına da sokak lambası asıldı. bildiğin e-5 karayolunda olan lambalardan.
    canım koy, oldu sana duble yol. teşekkürler kerpe belediyesi, keyfimin içine ettin.
  • çocukluk zamanlarımın tatil beldesi. eğer ankara'dan otoban üzerinden gidiyorsanız, izmit otogar-kandıra çıkışından çıkmanız gerekiyor. sonrasında yol boyunca kandıra tabelalarını takip edin. kandıra'yı geçince kefken tabelalarında olsun gözünüz. tam olarak kefken 10 km tabelasının olduğu yerde sola açılan patikaya yönelirseniz bu küçük sahil kasabasına ulaşabilirsiniz. otobandan çıktıktan sonraki kısımda yer alan yollar çok güzel ama sollamalarda dikkatli olmak lazım. kayalıklara uğramadan dönmeyin. akşam kalma şansınız varsa, özellikle gece karanlığında orada oturup denizi dinlemenizi tavsiye ederim. anlatacağı çok şey var.
  • izmitin kandira ilcesine bagli bi sahil kasabasi.etrafi ormanlarla cevrilidir ve dalgalarin maydana getirdigi inanılmaz kaya olusumlarına sahiptir.gidip kafa dinlemek ,ormanda yuruyus yapmak ve denize girmek icin ideal bi yerdir.fakat istanbula yakin oldugu icin son zamanlarda istanbullularin isgaline ugramıs ve yavas yavas betonlasmaya baslamıstır.
  • bu bayram memlekete gidemedik. iş sebebiyle maalesef hangi günler izinli olacağımız 2-3 gün kalaya kadar belli olmuyor. biz de istanbul'da kalınca daha önce gitmediğimiz bir yere gidip, yüzelim gezelim vs dedik sevdicekle. sağı solu araştırdık ve şu rotayı izlemeye karar verdik;

    istanbul - kandıra - kerpe - kefken - cebeci - kandıra - ağva - istanbul.

    saat 10:00'da kahvaltı etmeksizin bostancı'dan yola çıktık. yol açık ve temizdi, tem'den yardırdık ve saat 11:30 civarı beğendiğimiz bir mekana kahvaltı için oturduk. kandıra'ya 20-30 km kala mavi köşe diye bir yerde serpme kahvaltı ettik. bir şekilde bu satırları okuyorlarsa tekrar ellerine sağlık diyorum hepsinin. on numara mekan. tavsiye ederim. akabinde yarım saatte kandıra'ya ve hemen ardından da kerpe'ye geldik.

    şimdi sıkıntı şu ki bayram sebebiyle kerpenin kumsalı ve denizi inanılmaz kalabalıktı. evinizin salonunu hayal edin. oturduğunuz koltuktan televizyona olan mesafede kumsalda 4 aile sığacak şekilde oturmuştu. sıkıntı olarak bu kalabalık dışında denizin çok temiz olmamasını ve sığ olmasını gösterebiliriz. olumlu yönleri ise ücretsiz mis gibi duş yerleri, soyunma kabinler yapmış belediye. jandarmalar da gelen araçların sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için 30 saniye bile durmasına müsaade etmiyor araçların. neyse şemsiyemizi kiraladık, geçtik uygun bir yere yerleştik. bu arada şemsiye olayında ciddi bir düdükleme var. kendi şemsiyenizi alırsanız rahat edersiniz aracın bagajına.

    burada 13:00- 16:00 arası keyifli vakit geçirdik. erkek popülasyonu biraz rahatsız edici olduğu için gezelim istedik. kerpe'den ayrılıp kefken ve cebeci tarafına gittik ki plajları çok çok daha geniş ve güzelmiş. hatta arada bir yer daha vardı ama unuttum ismini. cebeci'de o kadar uzun bir plaj vardı ki kalabalık homojen dağılmış olsa tek bir ses dahi duymadan yüzüp keyif yapabilirdik. yine de bu kısımları sadece gezmekle yetindik ve denize girmedik.

    saat 17:00'den sonra dönüş rotasına geçtik. aynı güzergahtan dönerken alternatif bir yol yapalım, yeni yerler görelim diyerek kandıra-ağva yoluna girdik ki hayatım boyunca gördüğüm en güzel yollardan biriydi. asfaltın kalitesini falan geçiyorum, en son 5-6 yıl önce alaska'da gördüğüm yemyeşil doğal örtü, tarlalar bahçeler görsel onlarca güzelliklerle dolu bir yol kandıra-ağva yolu. kesinlikle tekrar tekrar bahar aylarında gidilmeli diye düşünüyorum.

    yol 1-1.5 saat civarı sürüyor. tam da arzu ettiğim gibi saat 18:30 civarı ağva sahiline gelmiştik. burada daha profesyonel bir işletmecilik var. şezlonglar, şemsiyeler hep hazır. nezih de bir kitle vardı, taş gibi hatunlar, aileler çoktu. barzoluk katsayısı kocaeli'nden istanbul sınırlarına geçince azalmıştı.

    kerpe'nin tam tersine ağva'da su hemen derinleşiyor. daha önce 2-3 defa gelmiştim buraya. buradaki sıkıntı da kabinlere ve duş kısımlarına bir ailenin çökmüş olması. duş için 3.5 lira, üzerine değişmek için 1 lira para alıyorlar. hesaplarıma göre adamın yıllık kazancı 50-100 bin lira arası değişiyor. inanılmaz kebap iş, ben sonra veririm diyerek duş parasını vermedim, daha doğrusu vermek istemedim.

    burada da 1 saat civarı yüzdük ve 3 şerit gidiş, 3 şerit dönüş olan şile-istanbul yolundan evimize geri döndük. özet olarak çok çok keyifli bir geziydi. kesinlikle kefken-cebeci plajlarını tavsiye ediyorum. istanbul'dan 2 saatinizi alıyor ama değiyor her anlamda. ve kandıra-ağva yolu. görülüp görülebilecek en keyifli, araç kullanması en zevkli yollardan biriydi. o yolu da herkese öneriyorum..
  • her ne kadar cocuklugumdaki o kucuk sahil kasabasi halini cok ozlesem de, kimilerinin inatla karadeniz in bodrumu yapmaya calisarak yavas yavas mahvettigi halinin bile vazgecilmezlerimden biri oldugu yer, hayatimin onemli parcasi, ozlenen, beklenen...
  • dogru zamanda dogru yerde olmanın keyfini yasatan belde*..hem ruh hem beden dinginligi icin ideal kucuk bir balıkcı koyu esasen..elini uzattıgında, pencereden dallarından yakalarcasına yakın iki taraflı uzanan camların arasından keskin yesil kokuları icinde varılır kerpe'ye..denizin guclu kollarıyla doverek sekillendirdigi kayaları fotograflamak, sehir hayatından minik kacıslar yasarken cigerlere temiz hava depolamak, is, guc karmasasından arınmak icin gidilmeli gorulmeli..
  • denizi temiz, dalgasız ve güzel olan istanbul'dan rahatlıkla günübirlik gidilebilecek yer. kerpe diem** adıyla dikkatleri çeken bir de cafe bulunmaktadır deniz kenarında.