şükela:  tümü | bugün
  • kisim..
  • (giysi için) kumaşın biçilme şekli; giysiyi oluşturan parçaların her birine ait kalıp.
  • kesme eylemi.
  • tdk sozlugune gore "bölüm, parça, kısım, sektör" anlamına gelen isim. bunun yanısıra bir toplulukta yasayan insanları sınıflandırma ve tanımlamaya çalışırken bu tip bir toplumsal sınıflandırma, gruplandıma eyleminin olmazsa olmazı, genellemelerin vazgeçilmezi. son zamanarda en çok kullanılan versiyonları için: (bkz: inançlı kesim), (bkz: laik kesim)
  • bir bayan ismi. *
  • -bölge, grup.
    -kesilme şekli
    "her kesimden herkes, her kesimde giysi giysin, karışma!"

    birde bizim köyde "kıyafetin ne kesimmiş." derler, burda da "güzel" ya da "yeni" anlamındadır.` : karadeniz insanı`
  • aynı zamanda kahramanmaraş'ın andırın ilçesine bağlı bir köy.
  • "papaz stolton'un okulunda, dersler binanın en eski kesiminde yapılıyordu. iki kubbeli, birbirinin eşi, uzun, loş ve adına kûbe denilen kesimde." amin maalouf - le rocher de tanios

    (bkz: kesmek)
    (bkz: kesim kesmek)
    (bkz: kesim kesen kesikte kalır)
    (bkz: bıçım), dilim
    (bkz: sektör)
  • osmanlılarda, fethedilen bölgelerde halkın önceki idareye (bizansa) ödediği vergilerin aynı şekilde bir süre daha devam ettiği vergilendirme usulü.

    " "kesim", yani başlangıçta belli bir miktar vergi öderken zamanla vergileri adam başına 50 akçe vergiye (ellici) dönüşmüş, sonunda diğer reâya gibi normal "öşür" vergisine tâbi olmuşlardır. (bizans vergi sisteminde köylü devlete iki ökçek buğday iki ökçek arpa verirdi, ilk osmanlılar bu vergiyi kesim olarak devam ettirdiler.) "

    halil inalcık - osmanlı tarihinde efsaneler ve gerçekler s.64
  • sosyolojik olarak kesim kavramı benzer olanak, gereksinim ve nitelikleri olan insanları ifade eder #97784927 örneğin sözleşmeli çalışan kesim, işsizler, göçmenler, kamu çalışanları, çocuklar, yaşlılar, tüketiciler vb.