şükela:  tümü | bugün
  • https://streamable.com/9f4wq

    'vegan olmak yoksa iyi birşey mi lan' diye düşündürmüştür.
  • vegan değilim ama böyle memeli, düşünebilen, hissedebilen ve kompleks canlıların sistematik olarak öldürülmesi ve işkenceye maruz bırakılması gerçekten çok trajik.

    hayvanlar, boğazlanarak ve kendi kanlarında boğularak öldürülüyor. yaşarken de ölürken de işkenceye ve kanlı bir infaza mahkum ediliyor zavallılar. tek suçları ise ot yiyen masum bir hayvan olmaları.

    bu hayvanlara çektirdiğimiz acılar ve yaptığımız işkenceler yüzünden insanlık huzur bulamıyor ve devamlı hastalıklar, savaşlar, doğal afetler ile falan birbirini yiyor. çünkü adına ister karma diyin ister tanrı. acılar öksüz değildir ve kötülük eken kötülük biçer.

    2500 yıl önce yaşamış siddhartha gautama( nam-ı diyar buddha) dışında insanlığı bu kötü ve vahşi alışkanlığından sakınmak konusunda uyaran hiçbir dini önder de olmamış.

    fazla değil bir müddet sonra insanlık bu yaptıklarından çok büyük utanç duyacak. tıpkı bundan 3000 sene önce putlara insan kurban etmekten utandığı gibi.

    hayvansal gıda tüketimi için süt ürünleri, yumurta falan insan için fazlası ile yeter de artar bile.

    hiç tüketmese de olur. ancak illa tüketecekse de hayvanlara çok daha az zarar veren hayvansal gıda kaynakları da fazlası ile mevcuttur.
  • ağlayıp ağlamadığını görmek önemli değil ama biliyoruz ki bir memeli olarak bizimle aynı kaygıları, aynı acıları yaşıyorlar. yavrusundan ayırırken yine aynı stres. peki ne uğruna, biraz damak tadı. onları kesmek, onlara bu sıkıntıları yaşatmak zorunda mıyız? biraz duyguları olan bu konu hakkında düşünür.
    tanım: insanın içini acıtan inek.
  • izlemeye cesaret edemediğim inek. çünkü izlersem bir daha et yiyemem diye düşündürten inek. *
  • memleketteyken danası satılan ineğimize "senin dana ne oldu biliyor musun" dedim kulakları dikti bana, kestiler onu dedim havaya bakıp ağlamaya başladı.
    edit: arkadaşlar o zaman çocuktum anlayabileceğini nereden bilirdim.
    satıldığına en çok üzülen bendim.
    hem asıl gaddar danayı kasaba satan babaannemdir.
  • hepimiz maalesef bencil canlılarız. bunları bildiğimiz halde et tüketmekten kendimizi alamıyoruz. bunları izlemek istemiyoruz/m. çünkü vicdanın yükü ağır basacak. et yememe ihtimalini bile göze alamadığımız için üç maymuna devam ediyoruz.
  • öğlen 4 lahmacun akşam 2 adana gömen şahısların izlemesi gereken video.
    hatta bir sandalyeye bağlayıp yıllar boyunca zorla izletilmeli.

    bu hayvanların yavrularını alıyorlar, aç bırakıyorlar. hayvanın kendi sütü ile yavrularını beslemelerine izin vermiyorlar.
    hayatlarının büyük bir kısmını küçücük bir alanda geçirmek zorunda bırakılıyorlar.

    siz marketten, kasaplardan rahat rahat et alıp gömün diye.

    umarım kimse yavrusunun alınmasına, aç kalmasına tanık olmaz.

    vicdan herkese lazım.

    tabak dışında da hayvan sevmeyi öğrenin.

    edit: hakaret içeren bir kelime kaldırıldı.
    edit2: "ama bitkilerin de canı var" diyen arkadaşlar lütfen ötede dursun. yeter.
    edit3: arkadaşlar, veganlık ve vejetaryenlikteki meselelerden biri de, daha bilinçsiz olanı tüketme çabası. evet bitkilerin de canı var, taksi yoluyla değişik hareketimsi eğilimler gösterebiliyorlar ama çevresi ile ilişkisi bir hayvanınki kadar aktif değil. bir hayvan gibi farkındalığı yok. inatla aynı şeyleri geveleyip duruyorsunuz. hayatında hiç okuma yapmamış insanlar bu konuda nasıl bu kadar rahat atıp tutabiliyor merak ediyorum. tiplerden bir tanesi de gelmiş "buzağılar başka süt içemez atıyorsun" diyor, link veriyorsun, 15-19 yaş arası çiftlikte çalıştığından bahsediyor. abi lütfen, biraz okuyun, araştırın, ondan sonra eleştirin.
    edit4: yavruların aç kalmasıyla ilgili hala yorum geliyor, buyrunuz.
    buyrunuz
    buyrunuz
    buyrunuz
  • ön edit : yorumumu video ya bakarak yaptım yani hayvanlar öleceğini anlayınca ağlamaz manasında , yoksa hayvan da korkar , canı acır sever.
    hayvanlar ıstırap duymaz , ölüm korkusu yoktur , alırsın götürürsün gelir , yatırırsın yatar o sadece yer içer ve çiftleşir .
    edit: hayvanlar öleceğini anlayıp ağlamaz yani duygusal olarak ıstırap çekmez ama şiddete uğrayınca acı çeker , doğası gereği hayatta kalmak ister fakat ölüm yaklaşınca yaşadığı duygu insanla aynı olamaz eğer olsa zaten onlardan beslenmek imkansız olurdu.
  • duyguları olan, acı çekebilen herhangi bir canlıyı yemek bir vicdan yüküdür.
  • insanın içini acıtıyor, bu kesin... her canlıda bu var... ortada bir can var sonuçta...

    ama gelip burada duyar kasmak trajikomik... koyun olsun inek olsun bu gibi hayvanların doğal ortamda hayatta kalabileceğini düşünmek saflık... bu dünyada birçok yerde yaz olduğu gibi kış da var, baharda yazda rahatlıkla yiyecek bulabilirler, sınırlı da olsa su kaynağı da bulabilirler ama ve bu hayvanlara kışın yem vermezseniz, temiz su vermezseniz birçoğu bu olaydan daha acıklı bir şekilde ölür... vahşi hayvanların saldırısına uğrayanları yazmıyorum bile...

    vegan olmak bir tercih, saygı duyarım ama buraya gelip saçma sapan duyar kasmayın lütfen...

    bu hayvanların çok acı çekmeden kesilmesi derseniz anlarım ama hayvanların doğal ortamda yaşaması derseniz cidden mantıklı değil...

    ek: manisa'daki istisnai bir olayı gönderip duruyorsunuz... bir hayvana dokunmamış insanların böylesine duyarlı gözükmesi çok ilginç... küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar yabani hayata alışkın değiller, bir nebze keçiler olabilir onlar da çeviklikleri sayesinde kaçabilirler ancak kışın yine yiyecek ve içecek ihtiyacı olacaktır...