şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce bilmezken damardan süper melodisine kanıp taptığımız, sözlerini öğrendiğimizde bu muymuş lan dedirten şarkılardır.

    en bilinen prototipi scorpionsun wind of change şarkısıdır. 90'lı yıllarda lyric araştıracak internet yokken binlerce çiftin "bizim şarkımız" dediği şarkıydı bu. ergenler bunu dinleyip dinleyip "aşkım tam bizi anlatıyor bak.biz de bu şarkıdaki çift gibi hiç ayrılmayalım tamam mı?" gibisinden birbirine sözler verirdi. tabi sonra bunu diyen hayvanlar utancından ilk aşklarını facebooktan ekleyip "hiç değişmemişsin:) bi ara görüşelim " mesajını atacak yüzü bulamadılar.
    neyse 90'lar diyorduk geldik sene 2000lere.. adamımız büyüdü, serpildi, üniverste hazırlıkta ingilizce öğrendi. eskileri yad edip hüzünlendiği, aahhhh cerenim! şimdi karşıma çıksan anında nikahı basardım dediği günlerden bir gün, hele şu şarkıyı bi daha dinleyim der. şarkıyı açar, googledan lyricleri bulur, elinde votkasıyla sandalyesine yaslanır ve şarkının giriş melodisine ıslıkla eşlik etmeye başlar

    ü-ğü-ğüğ..
    ü-üğ-ü-ğü-ğüğ..
    ü-ğü-ü-ğü-ü-ğüğ-üğ-ü-üüğğğ-üğ..

    follow the moscow! (moskovaya git) haa? ne moskovası lan? hayırdır inşallah
    down to gorky park (gorki parkın ordan sola dön) du bakim yiyişecekler belki
    .....
    .....
    soldiers passing by listening to the wind of change.. ????? ne biçim şarkı lan bu? peter ve julia nerde? hani ilk kez varendanın altında öpüşmüşlerdi, hani hiç ayrılmayacaklardı? soldiers falan diyor lan! meğersem komünizme saydırıyormuş bu scorpions iti

    lan o değilde another day in paradise ve nikah masası ikilisinden düğün finali yapan gördüm. hadi ingilizce bilmiyon türçende mi yok öküz

    --- spoiler ---

    nikah masası evli ve mutlu bir çifti anlatmıyor

    --- spoiler ---
  • (bkz: foolish casanova)

    süper lisede hazırlık okuyodum. babam okuldan alıp torna tesviyeye verdi direk.
  • (bkz: the moon)
    (bkz: axxis)

    ve mini alıntı:

    "when the moon falls down to earth
    danger in the universe
    when the moon falls down to earth
    fire in the universe"
  • onun yerine arapça, fransızca ya da rusça öğrenseydim dedirtebilirler...

    (bkz: notre-dame de paris)
    (bkz: asfur)
    (bkz: polyuşko pole)
    vb..
  • (bkz: polly)
  • olur olmaz yerde söylenmesi halinde verebileceği zararlardan ötürü: (bkz: i wanna fuck you in the ass)

    not: şarkı güzeldir bence.
  • sözleri bilinmeden önce insanın içini titreten, sözlerin anlamlarını öğrendikten sonra hayal kırıklığına uğratan şarkılardır. şarkı sözleri internette boy göstermeye başladıktan sonra, yahut aklıma bir şekilde "ulan ne diyorlarmış bir bakayım" sorusu geldikten sonra yaşadığım hayal kırıklığı serisinin başlangıcıdır aynı zamanda.

    bu listede başı çeken şüphesiz ki, bir iron maidenklasiği olan fear of the dark'tır. sanki her şeyin farkındaymışçasına uzaklara bakarken dinlediğim o şarkının aslında makat korkusunun çok basit bir dille aktarılmış bir hali olduğunu bilseydim belki her şey farklı olurdu. yine severdim, ama bu kadar bağlanmazdım belki...

    kreator'ın phobia'sı da buna iyi bir örnek teşkil eder. phobia'nın sözlük anlamını bile aşamayacak sığlıkta lirikleri, o gaz müziğe hiç yakıştıramamış - büyük hayal kırıklığına uğramıştım.

    efendim; bu şarkıları hala seviyorum ben. hiç olmadı, ayda bir açar dinlerim muhakkak ancak cehaletin verdiği hayranlıktan çok uzağım maalesef...