şükela:  tümü | bugün
  • hayatıma neşe katan sefil eğlencelerimden biridir. bu uğurda nice tehlikeler de atlatmışımdır.

    çocukluğumdan beri bende olan bir şey bu. bakkala 2 ekmek, 1 hürriyet, 1 maltepe almaya gittiğim zamanlardan beri var bende bu.

    geçen cuma işten dönerken otobanda arkadaşa dedim "ya hacı şurada bir cep var ya. sen beni orada bırak. orada inip transit bizim oraya geçmeyi denesem mi?" gibisinden. istanbul'da biliyorsunuz bir tepeden aşağıya bakıp "ya şu aralardan mutlaka bir yol çıkar" diye girdiğiniz yollar çıkmazlara, tuhaf gecekondulara, garip ara sokaklara, sarmallara bağlanır da normalde gideceğinizden de çok dolaşmak zorunda kalırsınız ya. yine de böyle bir ya herro ya merro duygusu hasıl oldu.

    zaten çocukken bile düşünürdüm. hiç ayak basmadığım yerlere basayım. şuralarda neler oluyor acaba. şu sokağın, şu apartmanın, şu bahçenin, şu önemsiz yolun nasıl bir duygusu vardır gibisinden. fakir the explorer hesabı.

    yalnız dünkü hesabım nefis tuttu. cepte indim. üst geçitten karşıya geçtim. sezgisel bir rota belirledim kendime. dümdüz yürüdüm. takribi 15 dakikaya evdeydim. normal şartlarda 7:20 falan gibi vardığım eve 17.30'da vardım. gelirken de ibnenin evladı gibi gözlem yaptım. insanları, sokakları, dükkanları, evleri inceledim, hayaller kurdum, sait faik kafaları yakaladım. yine çocuk gibi mutlu oldum huyum kurusun. hastasıyım böyle fukara mutlulukların, keşiflerin.
  • hele ki navigasyonda ya da tarifte belirtilmemesine rağmen, kendi çabanızla bulunmuş ise tadından yenmeyen keşiflerdir.

    daha fantastik versiyonu ise;

    (bkz: kestirme yol ümidiyle girilen çok esrarengiz yol)