şükela:  tümü | bugün
  • altıncının günahı. yedi kat temizlenmiştir.
    * atlantis hürriyet melekleri yazıtları, yedinci günah.
  • bir yasmin levy şarkısı.
  • scp foundation metodolojisinde, serbest kalması durumunda gezegenin, insanlığın ya da evrenin varlığını tehlikeye düşürebilecek scp'lere verilen sınıflandırmadır.
  • (bkz: #47893057)
  • "keter’in fışkırdığı pınarla ilgili hiçbir şey bilemeyiz. fakat keter’le ilgili bir şeyler bilebiliriz. (…) keter, saçaklarına dokunduğumda bana bütün düşüncenin tümüyle durduğu kör edici bir beyaz ışık gibi göründü. (…) keter’de herhangi bir form yoktur, o saf varlıktır. kişi onun, var-olmayan’dan yalnızca bir derece farkıyla ayrılan potansiyellik olduğunu söyleyebilir. (…) o halde keter, bir’dir ve bilinçte onun için bir imge görevi görecek ve kutupluluk oluşturacak herhangi bir düşünümden önce var olmuştur. onun, hiçbir etkileşim olmadan, tek başına var olarak, tezahür ettiği bilinen bütün yasalarına aşkın olduğuna inanmalıyız. fakat keter’den bahsederken unutmamalı ki bir zat’tan değil, bir varoluş durumundan bahsediyoruz. (…) zihnimizi saf varlık halini herhangi bir sıfat veya nitelik atfetmeden kavrayacak şekilde eğitmemiz gerekir; onu, henüz formların prizmasıyla farklılaşmamış, kör edici bir beyaz ışık olarak düşünebiliriz; ya da hiçlik olduğu halde, bütün her şeyin potansiyelini içinde barındıran yıldızların arasındaki karanlık olarak düşünebiliriz. bu semboller, üzerinde düşünüldükleri zaman, keter’in anlaşılmasında, herhangi bir kesin felsefi tanımdan daha fazla faydalı olur. çünkü keter’i tanımlayamaz ancak ona işaret edebiliriz. (…) ilk sefira’ya taç denmektedir; dikkat edin baş değil taç. bildiğiniz üzere taç başın üzerinde duran bir şeydir ve bu bize keter’in kozmosumuzu ihtiva ettiği, fakat onun içinde olmadığına dair net bir ipucu verir. ayrıca onun mikrokozmik tekabülünü bin yapraklı lotus, sahamsara çakra’sında buluyoruz; bu çakra hemen başın üstündeki aura’dır. kanaatimce bu açık bir biçimde bize, ister dünya, ister insan olsun herhangi bir şeyin en iç ruhsal özünün asla tezahür etmediğini, her şeyin fışkırdığı altta yatan, geride duran, temel veya kök olup farklı bir boyuta, farklı bir varlık düzenine ait olduğunu gösterir. (…) keter’le ilgili olarak her zaman biçimsizlik, yani formsuzluk ve zamansızlık duygusunu buluruz. keter’in tanrıları kendi çocuklarını yiyen korkunç tanrılardır. (…) keter her şeyin kendinden çıktığı ve dönemlerinin sonunda kendine dönecek olan uçurumdur. dolayısıyla keter’le ilişkilendirilen ezoterik mitlerde hiçlik, yokluk imasını buluruz. bununla birlikle ezoterik kavramlarda, böyle bir kavramın hatalı olduğunu öğreniriz. keter varoluşun en şiddetli formu, herhangi bir form, biçim veya tepkiyle sınırlanmamış saf varlıktır; fakat onun varoluşu alışkın olduğumuzdan farklı bir varoluştur ve varoluşun nitelikleri olarak gördüğümüz hiçbir şey talebimize yanıt vermediği için, bize hiçlik gibi görünebilir. (…) onun varlığı tezahür etmemiştir, o tezahürün sebebidir. (…) zihin ancak mutlak yoğunlukta ve şiddetteki değişmeyen, sonsuz varlığın bilincine battıktan sonradır ki, sınırsız gücün bir kısmını cisimleştirebilir. (…) “içinde hayat olanlara geldim ki onlar daha çok hayata sahip olsunlar,” diyor hz. isa, majisyenin parolası da bu olmalıdır. onun kelamı hayatın bilgelik, erk ve ya aşk gibi herhangi bir tezahürü değil, hayat, sadece hayat olmalıdır. (…) “gizli akıl” sözleri keter’in varoluşunun tezahür etmeyen doğasına dair bir ipucu verir, bu durum “hiçbir mahluk (yaratılmış olan) onun özüne ulaşamaz” ifadesiyle pekiştirilir. mahlukla kasıt, form planlarındaki herhangi bir organizmanın bilincini kullanan varlık kastedilmektedir. bununla birlikte bilinç düşünceyi aştığı bir noktaya kadar yükseltildiğinde, “ilk ilke’yi idrak etmenin gücünden”, “ilksel ihtişam”dan pay alır; bir başka deyişle, “o vakit bilindiğimiz gibi biliriz.” (…) keter’in majikal imgesi olan yüzü önden görmeyiz, yani tümden değil, kısmen görürüz. keter’in bir yüzü, tıpkı ayın karanlık yüzü gibi, bizim için hep gizli kalacaktır. keter’in bu yanı, onun tezahür etmemiş olan’a dönük yanıdır; tezahür etmiş bilincimizin doğası onu idrak etmemizi engeller, bu bizim için sonsuza kadar kapalı bir kitap olarak kalacaktır. (…) aşağıdaki yukarıdaki gibidir. mikrokozmos, makrokozmosa tekabül eder. o halde adam kadmon’da, semavi insan’da saf beyaz parıltıyla parlayan keter’i insanın başının üstünde aramalıyız. (…) fakat bütün bu isimlerin altında aynı fikri görüyoruz, tecelli eden, fakat form planlarındaki tezahürlerinde ikamet etmeyen saf ruhun çekirdeği. (…) bedenlenmiş haldeyken atzilut’taki keter bilincine asla yükselemeyeceğimiz ve dönüşümüzde fiziksel aracımızı parçalamaktan sakınamayacağımız söylenir. enok (idris) bile tanrı ile yürüdü ve bir daha gelmedi, demek ki keter’in görüsüne ulaşan insan enkarnasyonun aracı açısından kesintiye uğramıştır. tıpkı kalp katılmadıkça müziğin hiçbir anlamı olmaması gibi, bir bilinç haline ancak onu kendimizde yeniden ürettiğimizde girebileceğimiz hatırlanırsa, bunun neden böyle olduğu kolayca anlaşılır. buradan şu sonuç çıkar ki kendimizde ne form, ne de faaliyeti olan bir varlık durumu yeniden üretebilirsek, formdan ve faaliyetten özgürleşmek zorundayız. eğer bunu başarabilirsek, bilincin form kipiyle bir arada tutulan şey parçalanacak ve elementlerine ayrışacaktır. böylece çözülecek ve bilince dönerek yeniden toparlanamayacaktır. dolayısıyla, eğer kalbimiz atzilut’taki keter görüsü için çarpıyorsa, ışığa karışmaya ve bir daha dönmemeye hazırlıklı olmalıyız. bu, doğu felsefesinin cahilce bir indirgemesinin batı düşüncesine aktarmış olduğu gibi, nirvananın yok olmak demek olduğunu değil, fakat onun tümden bir hal veya boyut değiştirmek olduğunu ima eder. (…) keter’e tayin edilen ruhani deneyimin tanrı ile birlik olduğu söylenir ki bu mistik deneyimin amacı ve hedefidir. başka bir amaç ararsak evini yanılsama alemine inşa etmiş olanlardan oluruz. amacına varan doğru yoldan onu alıkoyan her şey mistik için bir bağdır ve kesilip atılmalıdır. bilincini biçim yaratmaya iten her şey, tek arzu dışındaki bütün arzular onun için şerdir. felsefi duruşu açısından mistik böyle düşünmekte haklıdır, aksi tekniğini geçersiz hale getirir. (…) fakat mistiğin karşı karşıya kaldığı tek sınav bu değildir. çekilişini, halvetini yaşamadan, formdan, biçimden kaçmadan önce form planlarının gereklerini yerine getirmek zorundadır. keter’e, klifot’un keter’ine, kaos krallığına giden bir sol-el yolu vardır. mistik yola hazır olmadan çıkarsa, kişi ışık krallığına değil, buraya gider. doğal olarak mistik yol’da bulunan için formun disiplini nahoş bir şeydir; ustalığa giden yolda ona engel olan form hayatıyla mücadeleyi terk etmek ve nadiri dolaşmadan, dersleri öğrenmeden planlarda geri çekilmek önündeki ayartıların en kurnazıdır. form, akışkan bilincin dağılmaya karşı bir örgütlenme elde edene, saf varlığın biçimsiz denizinden farklılaşan bir bireysellik çekirdeğine dönüşüne dek tutulduğu matrikstir. akışkan bilinç tekrar sayesinde kalıplaşmış örgütlü bir gerilimler sistemine dönüşmeden önce matriks bozulursa bilinç, tıpkı kilin kalıbın içinde donmadan önce desteğini yitirip çamura dönüşmesi gibi biçimsizliğine geri çekilir. dünyevi bir yetersizlik, veya herhangi bir bilinç çözülmesi üreten mistiğin ruh haliyle karşılaşırsak, kalıbın onun için vaktinden önce kırıldığını anlarız. o dersini alana, bilinci nirvana’nın bile çözemeyeceği tutarlı ve birlik içinde bir örgütlenme elde edene dek formun disiplinine tekrar dönmelidir. istiyorsa tapınağın hizmeti için odun kesip su taşıyabilir; fakat kutsal yeri hastalıkları ve hamlıklarıyla kirletmesin. (…) iyi niyetler kozmik adaletin terazisinde pek ağırlık etmezler; biz bitirdiğimiz işle biliniriz. (…) ilahi adalet tekrar denememize izin vermesi dışında bir merhamete sahip değildir."
  • 5 haziran 2017 katar krizi'nin devamında ülkenin evrileceği yeni ismi.
  • plastik ürünler ureten saglam bi marka. sanirim israil sermayesi, amerikan menşei.

    urunleri taş gibidir.