şükela:  tümü | bugün
  • açlıkta ve insülin eksikliği ya da insülin toleransı gibi kandaki şekerin kullanılamadığı durumlarda yağ asitlerinin oksidasyonuyla elde edilen moleküllerdir. asetoasetat, aseton ve beta-hidroksibütirik asit olarak adlandırılırlar.
  • (bkz: aseton)
  • vucutta birikmeleri sonucunda kan ph ını asit yöne kaydırırlar. bulantı , kusma , bilinç bulanıklığı ile kendini gösteren tabloya neden olurlar. acil tedavi edilmesi gereken bir tabloya sebebiyet verirler.
    (bkz: ketoasidoz)
    (bkz: ketosis)
  • keton cisimleri metabolizmanın normal işleyişi sırasında da üretilen ve dokular tarafından enerji metaboliti olarak kullanılan maddelerdir. fakat keton cismi üretimi açlık, uzun süreli şiddetli egzersiz ve kontrolsüz diabet gibi durumlarda artmaktadır.

    keton cisimlerinin tek öncül molekülü asetil koenzim a’lardır. * keton cismi üretimine katılan asetil koa’ların büyük kısmı yağ asidlerinin yıkımından elde edilir. bununla beraber lösin, izolösin, lizin*fenilalanin, tirozin ve triptofan aminoasidlerinden de keton cisimleri sentezlenir.
    keton cisimleri mitokondride üretilen asetil koa’lar tca’nın kapasitesini aşmaya başladığında
    senzlenmektedir.
    keton cismi sentezi ve yıkım insanda mitokondrilerde gerçekleşmektedir.

    edit: biyokimya ders notundan alıntıdır. hoca da googledan araklamiş anlaşılan.
  • tip 1 diyabet hastalarında hastalık düzgün bir şekilde kontrol edilmezse ketoasidoza neden olan cisimler. normal bünyelerde de açlık, oruç vs. sonucunda keton cisimleri üretilir, fakat diyabet hastalarının aksine glükoz alımı ne kadar düşük olursa olsun vücutta bir miktar insülin bulunur. bu insülin normal bünyelerde ketoasidoz oluşmasını engeller.
  • asetoasetat, aseton ve hidroksibütirit birer keton cisimciğidir.aseton diğerler ketonlar gibi enerji eldesinde kullanılamaz.diğer keton cisimcikleri genellikle karaciğerde sentezlenip, extrahepatik dokulara verilir(kas vb.).buralardan da asetil co-a ya çevrilip, oksidasyon reaksiyonlarıyla enerji eldesinde kullanılır.

    ketonun kanda çok bulunmasına ketonemi,
    idrarda çok bulunmasına da ketonüri denilir.

    özet:açil co-a'nın kc den çıkmasında ara bileşik rolü oynar hacım olay bu yani.
  • keton cisimleri:

    suda çözünebilen, lipid yapılı moleküller olup, karaciğerde yağ asitlerinin oksidasyonu sırasında oluşurlar.

    normalde asetoasetat ve ß-hidroksibütirat gibi keton cisimlerinin kan seviyeleri çok düşüktür. sadece bu ikisinden enerji elde edilir.aseton ise sadece ketozislilerdeki o tipik soluk kokusunu verir.

    karaciğer de az miktarda keton cismi üretilir (0.2 mm'den az) ve bunları kalp ve iskelet kası enerji kaynağı olarak kullanılır.

    ketonlar yağ çıkışlıdırlar ama suda iyi çözünürler. ve mitokondri iç zarı dahil tüm membranları rahatlıkla geçerler.

    yani ketonların en önemli 2 özelliği:

    1-suda iyi çözünürler 2-bir taşıyıcıya ihtiyaç duymadan tüm membranları rahatça geçerler.

    açlık sırasında ise keton cismi değerleri yükselir (3.0-5.0 mm).

    karbonhidrat azlığına yanıt olarak keton cismi miktarı artar.yani en önemli sebebi hipoglisemidir.

    açlığın erken dönemlerinde kalp ve iskelet kası tarafından keton cisimleri kullanılarak glukozun daha çok santral sinir sistemi tarafından kullanılması sağlanır.
  • uzun dönem açlıkta ise, asetoasetat ve ß-hidroksibütiratın artan kan konsantrasyonları, beyinin de keton cisimlerini verimli olarak kullanmasına olanak tanır. beyin akut hipoglisemide keton kullanamaz.açlık ilerledikçe keton kullanır.hatta uzayan açlıkta sadece keton kullanır.

    dm’de ise keton cisimlerinin kan konsantrasyonları 20 mm gibi düzeylere ulaşır.

    asetoasetat ve ß-hidroksibütiratın pka değerleri yaklaşık 3.5 civarında olup kuvvetli asittir ve yüksek konsantrasyonları metabolik asidoza yol açar.
    keton cisimlerinin sentez hızı, hormona duyarlı lipazın etkisiyle adipoz dokudan triaçilgliserollerin hidrolizi ile kana salınan yağ asitlerinin konsantrasyonuna bağlıdır.

    yani keton cisimlerinin allosterik basamağı hormon uyarlı lipaz basamağıdır.

    insülin hormon duyarlı lipaz'ı inhibe ettiği için keton sentezini direk durdurur.antiketojeniktir.

    glukagon ise hormon duyarlı lipaz'ı akt.eder yani ketojeniktir.

    açlık, etanol bağımlılığı ve egzersiz ketozise yol açabilir.

    karaciğerde keton cismi oluşumu için gereken enzimler fazla, yıkım enzimleri ise az miktardadır.

    sonuç; karaciğerden perifer dokulara net bir keton cismi akışıyla vardır.

    karaciğer dışı dokular ise keton cisimlerinin tüketilmesinden sorumlu enzimler yönünden zengindir.
  • keton cisimlerinin biyosentezi:

    keton cimlerinin kaynağı asetil-koa molekülleridir.

    ß-oksidasyon ile parçalanan yağ asitleri karaciğerde asetil-koa oluşturur ve bunlar açlıkta keton cismi yapımı için kulanılır.

    keton cisimlerinin biyosentezi karaciğerde mitokondrial matrikste gerçekleşir.

    yani keton cis.'lerinin yapımı kc mitokondrilerinde yıkımı ise periferik hc.'lerin mitokondrisinde olur.(eritrositlerin mitokondrisi olmadığı için eritrositler keton cisimlerini yıkamazlar.)

    ketonda 3 adet ach-coa'yı birleştirip bir adet hmg-coa yaparız.işte buraya kadar olan kısım kolesterolde de aynıdır.fakat kolesterol sentezi sitozoliktir(tüm çekirdekli hc.lerin stoplazmasında) ama keton sentezi kc'in mitokondrisinde olur.

    keton sentezinde hmg-coa liyaz hmg-coa'dan bir ach-coa atar ve asetoasetat elde edilir.asetoasetat ilk oluşan keton cismidir.kc keton sentezler çünkü hmg-coa liyaz'ı vardır.

    asetoasetat spontan dekarboksilasyon ile aseton'a döner.ama esas ürün beta-hidroksibütirattır.beta-hidroksibütirat dehidrogenaz enz.bunu içine bir çift elektrn nadh'den alır.
  • keton cisimlerinin kullanımı:

    kullanımın ilk şartı mitokondri varlığıdır.bu reaksiyonu süksinil-koa: asetoasetat-koa transferaz (tiyoforaz) enzimi yapar.

    oluşan asetoasetil-koa tiyolaz enzimi ile iki asetil-koa’ya dönüştürülür.

    özetle keton yakmak için 1-mitokondri olacak 2-tiyoforaz enz.'i olacak.
    yani eritrosit keton yakamaz çünkü mitokondrisi yok ve kc keton yakamaz çünkü tiyoforaz yok.

    tiyoforaz'i süksinil-coa aktive eder.ve coa kaynağı olarak görev alır.

    toklukta ortamda insülin artar ve sitozolik sitrat artar.bu da ach-coa karboksilaz'ı akt.eder ve sitozolik malonil-coa artar.bu da hem palmitat sent.'e gider hem de karnitin-açil transferaz 1'i inhibe eder.yani kc. yaptığı palmitat'ı tag ve kolesterol esteri şeklinde sentezler ve bunu tek katlı fosfolipit tabakayla kaplar ve apo b-100 takar ve salar.işte bu salınan yapıya vldl denir.

    yani toklukta kanda vldl artar.

    açlıkta glukagon artar bu da hormon duyarlı lipaz'ı akt.eder ve kanda palmitat artar.gerek palmitat varlığı gerek de glukagon varlığı ach-coa karboksilaz'ı inhibe eder.malonil-coa azdır yani karnitin-açil transferaz aktiftir.kc mitokondrilerine giren y.a'lerinin %30'u keton çıkar.yani buradan da çıkarılabileceği gibi keton sentezinin allosterik basamağı hormon duyarlı lipaz'ın aktivitesidir.