şükela:  tümü | bugün
  • giz, sır olması gerekeni paylaşmama bilinci içinde olma...
  • yapılan iş gereği ketum olma çok başka bir duygudur. özellikle avukatlık ve doktorluk gibi doğrudan kişisel ve/veya hukuki, ticari sırlara vakıf olmanıza neden olan mesleklerde ketum olmak çok ama çok önemlidir. kişisel olarak bu yeteneğe sahip olanlar için fazla sıkıntı yoktur ancak ağzında bakla ıslanmayan tipler için ketumiyet zorunluluğu bir işkenceden farksızdır. öğrenilen yeni sırlar sürekli beyin içinde dolaşır, dışarı çıkmak için insanı zorlar. bu sırlar kimi zaman kamuoyunun öğrenmek için can attığı olaylara ilişkindir, ama kimseye söylenemez. kişi ketum olmaya alışık değilse, en sonunda bir içki masasında, bir gün mutlaka ağızdan çıkacaktır.

    ketum olmak ve sır tutmanın güzel yanı herkes bir takım olaylardan bahsettiğinde, onların iç yüzünü sadece sizin bilmeniz ve sırrın asli sahibi tarafından üçüncü kişilere açıklanmadıkça, sizinle birlikte mezara gidecek olmasıdır.

    bu arada ketumiyetin bir başka önemli boyutu nerede, kime, ne kadar söyleyeceğini bilmek ve ayarlamaktır ki bu kısım ancak zeka ve tecrübe ile kotarılabilir.
  • confidentiality karşılığı olarak kullanılan kelime. "itimada şayanlık" da kullanılır.

    hem privacy hem confidentiality gizlilik anlamında olduğu için (bkz: nüans) bu iki kelime aynı metinde bulunuyorsa privacy için de "mahremiyet" denir.
  • emekli amiral vedii bilgetin tavrı.
    bir gün talat turhan bir tanıdığına telefon eder " ben şu anda emekli amiral vedii bilget'in yanındayım,merhum memduh erenin otuz küsur yıl önce vedii bilget'e verdiği bir çanta var,kendisi karıma dahi verme demiş,şimdi amiral de çok yaşlandı (88 yaşında) mutemed birine teslim edecek.seni uygun gördü.gelir misin ? şu anda tsk özel bakım merkezindeyiz"
    mutemed adam,vedii bilget'in bulunduğu yere gider.odada talat turhan ve iki emekli general vardır.vedii bilget lafı uzatmadan konuya girer ;
    "memduh, 30-35 yıl önce bu çantayı bana verdi.(galiba beni içeri alacaklar.bu çantayı sana emanet ediyorum.kimseye verme ,karıma bile verme,sadece sana güveniyorum) demişti.şimdi ben de yaşlandım.ölümüm yakın.çantayı bu güne kadar sakladım.hiç açıp bakmadım.sadece sürgüsü paslanmasın diye bir kaç defa sürgüyü oynattım.şimdi arkadaşlarla konuştuk sana teslime karar verdik..."
    30 küsur yıl kimseye söylemeden ,göstermeden ve ellemeden bir çantayı muhafaza etmek ketumiyettir.
  • başkalarıyla ilgili olan her şey konusunda ketum olmaya varım. doğru olan da etik olan da budur, zira.
    fakat insanın kendisiyle ilgili ketum olması -bunu abartmaktan söz ediyorum- kendi kendine çok zarar verebiliyor. dışarıyla paylaşmadığınız olumlu duygularınız/ dışarıya atamadığınız olumsuzlar içinizde patlıyor, sonra gelsin o hastalık gitsin diğeri.

    gerek yok. her daim yalnızlık bize ait değil.

    (bkz: ben bugün buna karar verdim)
  • dedikodu piyasasının baş düşmanıdır. laf üretimini azalttığı sanılsa da aslında aksi etki yapar. dedikoducu insan eğer ketum insanlarla muhatap olduğunu anlarsa işkembeden laf üretimine başlar.

    zampara ketumiyeti ise bambaşka bir konudur. zampara için ketum olmak ilk şarttır. çünkü onun derdi sürüye kurt girmesin, ağzının tadı bozulmasın, av ürkmesindir her daim.

    bir insan erdem sahibi mi yoksa zampara mı nasıl anlarsınız? basit. ketum zampara sohbetin sonunda (son nokta neyse artık) ya da lafın en başında mutlaka "tembih" eder. durup duruken. o zaman anlarsınız ketumiyetle, zampara ketumluğu arasındaki farkı.

    benim en sevmediğim model, ketum zamparanın açık verdiğini sandığı tarafı sebepsiz yere kötülemesidir.

    son söz: insan evladı, sahip olduğu hiçbir erdemin ısrarla altını çizmez.
  • ikiyüzlülükle arasında çok ince bir çizgi olan, bir şeyin ne zaman sır ne zaman yalan olduğu ayrılamadığı takdirde kolaylıkla deforme olabilecek erdem.

    kişinin kendi veya üçüncü şahısların hayatlarına ait özel detayları başkalarına aktarmamasıdır ketumiyet. ancak sevgi ve güvene dayalı olan, daha doğrusu olduğu sanılan ilişkilerde yaratılan samimiyetsizlik ketumluk adı ile kamufle edilmek istenirse deforme oluverir hemen.

    kavram kargaşasından kurtulmak için örnek verecek olursak:

    diyelim ki bir sevgiliniz var ve bu konuda diğer kişilere detay vermek istemiyorsunuz, bu ketumiyettir.

    diyelim ki bir sevgiliniz var, ama başka birine aşık oldunuz. ilk sevgiliye gidip adam gibi bunu anlatmak ve gerekirse ayrılmak açıklıktır.
    kırıcı olmak istemiyorsanız, bunu anlatmadan da ayrılmak mümkün, çok şeffaf olmasa da en azından insanidir.

    diyelim ki bir sevgiliniz var, sonra başka birine daha aşık oldunuz. ketum davranıyorum sanrısı ile iki tarafı birden idare ediyorsanız bu ikiyüzlülüktür.
  • kadim gelenekte "ketumiyet" için, (açgözlü bir şekilde bilgi depolamadan ayırmak için) "sessizlik" de denilir...
  • banka müfettişlerinde aranan özellik.