şükela:  tümü | bugün
  • eşeğin anırmasını kahkahayla özdeşleştiren yurdum insanının, neredeyse atasözü olmuş en büyük sözsel buluşu. en değme edebiyatçıya taş çıkartacak türden bir üretim.
  • eşeklerin çayır çimen alanlarda yere yatıp yuvarlanmaları (bkz: ağnamak) haline de bazı yerlerde keyif derlermiş. bahsi geçen eşekteki keyif bu olsa gerek. (bu mevzuya bulaşmam hiç hoş olmadı ya, neyse...)
  • sozun kaynagi soylesi bir gercege dayanir :

    malum olundugu uzre, binek hayvanlarina eyer baglanir. haddinden fazla mesai yaptirilarak harap ve bitap dusurulen merkepcagizin sirtinda, eyer nedeni ile, zamanla yaralar olusur. bu yaralarin olustugu bolgelerde ise kurtcuklar turer. merkebimizin yaralari kapansin/ sagligi yerine gelsun deyu, belli bir sure calismaktan muaf tutulur. cayir/ cimen tatiline yollanan merkep hem yaralarinin kasintisindan hemi de, sirtina konarak kurtlarini bir bir kursagina indirmek sureti ile temizleyen saksagan darbeleri neticesinde yerlerde debelenir; ozgur ve aylakca otluyor olmanin zevki ve nesesi icinde, bas bariton anirislari ile ortami yankilatir. velhasil buyuk bir keyif olsa gerek, merkep namina.

    iste, 'kinaye turetme ve gelistirme vakfi cemaati'nin tespitleri de bu gozleme dayanir.

    ilintili olarak :
    (bkz: esegi saldim cayira)
  • keyifler nasıl sorusuna verilecek 10 numara bir cevaptır.
  • keyifler nasıl sorusuna utanmadan bu cevabı verenlerin kafasına odunla vuruyorum.
  • dün itibarıyla haberdar olduğum çok hoş ifade. keyfiniz nasıl gibi bir soruya cevap olarak alınmış zamanında.

    şok edici, çok iyi.

    her "x qeyfii" yazdığımda veya okuduğumda aklıma gelecek artık :)
  • eşeklerin dünyanın en güzel gözleri dışında sahip olduğu diğer bir şey...

    onun için eşek olmaya özenen çok kişi olabilir ülkemizde...
  • dedemin çoluk çocuğu hatta erişkin yaştaki oğlunu, gelinini durdurmak, baskılamak için sık sık sarfettiği bir söz. sanki kendisi hiç keyfetmezmiş gibi. keyfine gayet de çok düşkündü.

    (bkz: keyif/@ibisile)
    (bkz: keyf/@ibisile)