*

şükela:  tümü | bugün
  • yanan bir soba bulundugu ortama isinin yaninda keyif ve huzur da verir -- hele de uzerinde "fiyuuuvvv" diye oten bir caydanlik varsa. ortamdaki cocuklar icin soba ayni zamanda bir eglence kaynagidir da. kimi biraz tehlikeli olan pek cok eglenceli sey vardir soba ile yapilabilecek
  • sobanin uzerine mandalina kabugu koymak odayi hos bir kokuyla dolduracak bir eylemdir. soba cok harli yaniyorsa kabuklarin yanmasi (alevler sacmak degil de kararmak ve duman cikarmak anlaminda yanmak) mumkundur.

    kimi cocuklar icin mandalina yenildikten sonra kabuklariyla ne yapilacagi onemli bir konudur. parmaklara takilan paket lastikleri ile mandalina kabugu savasi yapilabilir, bir kenarda cizgiroman okuyan kardesin gozune mandalina kabugunun suyu sikilabilir, ya da kabuklar sobanin uzerine koyularak kurumalari izlenebilir, yayilan kokular iceri cekilebilir. kabuklari sobanin uzerine koymak ilk bir iki seferinde merak yuzunden tercih edilse de, genelde cocuklar tercihlerini savas yapmak yonunde kullanitlar. ortamdaki bulunan bir anneanne hem cocuklarin rahat durmasi icin, hem de o guzel kokuyu sevdigi icin, agirligini koyarak kararin kabuklarin sobanin uzerine konmasi yonunde alinmasini saglayabilir.

    acaba mandalina kabuklarinin soba uzerinde iken yaydiklari koku insanin koku hafizasina ne sekilde kazinir? bu kokuyu yillar sonra tekrar duyan bir kisi bir anda cocuklugundan bir ana isinlanmis gibi hissedecek midir kendini? bu ve benzeri sorular ancak sistematik ve bilimsel arastirmalar ile cevaplanabilirler, ancak uzmanlar goze sikilan mandalinanin insana gecmise isinlanma hissi vermeyecegi konusunda hemfikirler.
  • kizgin sobanin ustune su dokmek de oldukca eglencelidir. su damlaciklari sobanin uzerinde bir o yana bir bu yana kosusup cosss diye bagirarak seyirlik bir goruntu olustururlar. yalniz bu eglence biraz tehlikelidir de; suyun (ozellikle ilk dokulme aninda) sicrayip merakli cocugun elini kolunu yakmasi mumkundur. boyle bir sey oldugu takdirde "soba ve mandalina kabuklari" konusunda bahsi gecen anneanneye kosmak gerekir, zira o gun henuz sabrinin sinirlari zorlanmamissa anneanne cocugu yatistirmak icin elinden geleni yapacak, yanan yeri soguk suya tutacak, sonra da (eger mesgul degilse) biraz rahat durmalari icin kardesleri yanina oturtup ecelek ile cucelek masalini anlatacaktir.
  • sobanin icine odun atilmasi icin ust kapaginin acilmasi cocuk icin buyulu ve urkutucu bir andir. sobanin icindeki cehennemvari ortama bakmak cocugu heyecanlandirir, sobanin icinin cok sicak olmasi durumunda atilan odunun hemen yanmaya baslamasi da sasirticidir.

    boyle anlarda, sobanin icine atilinca ne olacagi merak edilen seyler ... sobaya atilir. bunlarin kimileri kotu kokular cikartmalari yuzunden cocugun azar yemesine sebep olurlar, ancak sigara yaldizlari hem kokusuz yanarlar -yanan sadece kagit bolumleridir- hem de yandiktan sonra geriye yaldizin metal bolumunu birakmalari suretiyle cocuga merak ve eglence kaynagi olurlar. sobaya atilan kagitlar ise kibritle ya da cakmakla yakilan kagitlarin aksine, birdenbire her yerlerinden tutusmalari yuzunden ilgi cekerler.
  • sobanin sonmeye yuz tutmasi durumunda yapilacak seylerden biri kozun icine patates gommektir. becerikli babanin elini yakmadan bu isi yapmasi ilgiyle seyredilir, patatesler afiyetle yenir.

    sonra da kalin yorganlarin altina, uyumaya gidilir.
  • odun sobalarının üzerinde soba havalansın diye bulunan delik, iyi ortalanabilirse yanan odunlar seyredilebilir. hatta soba çevresinde dolaşa dolaşa delikten görünen manzara büyütülebilir. sıkıldıkça sobanın üzerine tükürük atmak önemlidir. çünkü, su damlacıkları kadar homojen bir yapıya sahip olmayan tükürük kümesi oynaya oynaya yok olurken su damlacığına kıyasla daha ince bir cızzss sesi çıkarır. bide tühhh derken sobanın sıcaklığı hissedilebilir. sobanın üstü dışındaki yerlerde yapılan denemelerde görülebilir ki sobanın her yeri aynı sıcaklıkta değildir. aynı olsa başka olurdu..
  • kor haline gelmiş odunları çok yakından pek bi dikkatle seyreden çocukların yüzleri dalgalı dalgalı kızarır. kendi yüzünü göremeyen çocuk, soba kenarında uyuklayan anneannesinin baldırına bakabilir. çünkü bu anneanne hiç uzun çorap giymez. ördüğü patikleri giyer.

    yanan odunların sesi en tatlı ninniden bile daha güzeldir. çocuk kazık kadar olup dağlara bayırlara gittiğinde onu evine getirir.
    (bkz: huzurlu olduğun yer evindir)
  • tabii ki sobali evlerin en büyük keyiflerinden birisi sobanin üzerinde nar gibi kizaran kestanelerdir. özellikle usta ellerde yanmadan, kararmadan, yavas yavas pisen kestaneler, disarilarda bir ton paraya satilirken evde bedavadan ucuz, baldan da tatli olur. e tabi bir de bunlarin yenmesi sirasinda sobaya dogru bir yarim cember olusturularak oynanan tombala, sessiz sinema gibi eglenceler de vardir.

    alinan bir rivayete göre eger imkan varsa soba üzerinde yine agir ateste sucuk pisirmekte sucuk sever insanlar icin cok keyifli muhtesem anlara isaret edermis.
  • gürül gürül yanan sobanın yanında mantı yapmak, arada mantılardan birkaç tane sobanın üstünde pişirmek. özellikle hamur yoğrulduktan sonra leğende üstünde bez ile sobanın yanında yarım saat falan bekleyecek ki iyice kıvama gelsin. allahım böyle bir lezzet olamaz. bazen abartıp nerdeyse yarısını tek tek pişirip yemişliğim vardır. hayatımdaki tek sobalı ev de doğalgaza dönünce nasıl bencilce üzülmüştüm, hala da üzülürüm.