şükela:  tümü | bugün
  • başkalarını kendinden üstün gören ve küçümseyen aslında hiç bişi olmayan kendini bi bok zanneden kötü insan özelliği
  • aslında belki bir insanın yalan söylemesi, bencil olması ya da huysuz olması etrafındakilere daha zararı dokunan durumlardır ve kibirli bir insanın kendinden başkasına zararı pek yoktur ama yine de daha rahatsız edicidir benim kıstaslarımda. kibirli insan çıplak kraldır, ne kadar ben merkezli görünse de aslında tamtersidir, kendini etrafıyla kıyaslar ve daha büyük adımlar atmaktansa diğerlerinden bir basamak üstte görünmeyi hedefler ama unutur aynı zamanda herkesin aynı basamakda beklediğini.
  • devamlı surette sosyal yaşantısında aslında olmadığı gibi davranma dürtüsü ve yapmacıklık nedeniyle bizzat kendisi için ağır bir yükü sırtlanan zavallıdır. frenklerin '' easy maaannn'' bizimse '' ne ayaksın lan sen'' diye hitap ettiğimiz tür.
  • tevazu gösterdiğinizde ve alttan aldığınızda daha fazla sizin üzerinize çıkmaya çalışan ve dik duran dayaklık insandır. iki yol vardır; ya kendisinin yaptığı gibi kibirlenmek ve onu ezmek ( ki benlik duygusu ve karakteri zayıf olduğundan bu zannettiğinizden daha kolaydır) ya da yolunuza devam etmek.

    ben her zaman ikincisini tercih ederim.

    ve bir insan kendini ne kadar yüksekte görüyorsa o kadar alçaktadır.
  • ister kardeşiniz isterse arkadaşınız olsun tek yapmanız gereken kendisine gerçekleri söyleyip aslında bir bok olmadığını belirtmeniz. bende de vardi böyle bir sığır hani nasıl anlatayım harbi harbi sığır.. kendi aptalliklarini bile size yıkmaya çalışan bir tip.. dünyaya geldiği süre içerisinde hata yapmayacağını düşünen bir insan evladı.. ya her şeye "supersin sen adamım" diyeceksiniz ya da bir türk deyiminde olduğu gibi göte göt diyeceksiniz. benim tercihim mi? göte göt diyip hayatınızdan siktir edin gitsin. kendi kibirinde boğulurken oluşturacağını düşündüğü büyük girdaba düşmeyin!

    büyük girdap, şaka şaka..
  • anlam veremediğim ukala tiplerdir.
    7'sinde neyse 70'inde de o'dur misali belli bir yaştan -nasıl bilmiyorum- başlar ve ölene kadar devam eder.
    etrafındaki her insanı kendi "standartlarına" uymadığı takdirde aşağılayıp yine kendi "değerlerine" göre etiketlerler.
    bu kadar çok bilmiş olmayı başarabilirken gerçekte çok da bir şey bildikleri yoktur.
    hakir gördükleri insanların yaşamlarından, ailelerinden, kültürlerinden, maddi durumlarından vs hiç haberleri yoktur.
    azımsanmayacak bir çoğunluğu için ankara'dan ötesi "doğu"dur. kesinlikle aşağılarlar. o bölgeden gelen insan ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. çünkü baştan yaftalanmıştır bu sözümona "aydın kişisi" tarafından. batı ve modernizm peşinde koştururlar fakat bunu da beğenemez ve başaramazlar. işlerine geldiği kadarını kabul edip hayatlarında yer verirler. tam olarak tanzimat dönemi yanlış batılılaşan tip profilindedirler.
    şu da bir gerçektir ki, etraflarına baktıkları zaman asıl aşağılık olan kendileridir. kendileri gibi birkaç arkadaşı dışında kimsecikleri yoktur. yapayalnızdırlar. bu sebepledir ki periyodik aralıklarla depresyona girerler. makam ve mevkilere de ulaşamadıkları gibi oraya gelenlerin de yine hakları olmadan geldiğini oraların asıl hak edenlerinin kendileri olduğunu düşünürler.
    sürekli bir şikayet halindedirler. şükretmekten acızdırlar.
    en tehlikeli modelleri de sevgili/eşlerine karşı bu tavırda olanlardır. partnerlerine kendilerinin hizmetçisiymiş gibi davranan yahut kendisini partnerinden daha akıllı "kabul eden(ki bu çoğunlukla gerçek değildir)" davranışlar ve benzeri(şekilde örneklendirilebilir) sebeplerle bu durumun her ne kadar erkeklere mahsus olduğunu düşünülse de kadınların da bu şekilde davrandıkları vakadır. bilhassa "ben ona fazlayım" en popüler cümleleridir. (bu fazlalığı belirleyen de kendileridir artık neye göre belirliyorlarsa) beri taraftan 30 yaşına gelip "evde kaldım yea" triplerindedirler.

    bu kadar olumsuz eleştiriyi yaptıktan sonra naçizane tavsiyelerimizi de hatırlatmakta fayda var. inanıyoruz ki her insan içinde iyilik barındırır. mesele bunu ortaya çıkarabilmekte. işte tüm bu olumsuzlukları yerle bir edecek tek bir erdeme ihtiyaçları var: "hoşgörülü olmak"
  • bir zaman ailem beni biriyle tanıştırmak istedi. ben de tanışayım ne kaybederim dedim. yani görücü usulunun gençler bir tanışsın kısmı, bahsettiğim kısım. neyse oturduk bir yerde sohbet ediyrz. adam hep kendini anlatıyor. yok odtülüymüş yok doktora yapıyormuş yok boş vakti hiç yokmuş falan filan. ben de "he paşam he. ok sensin. " modundayım. insanlar boş vaktinde ne yapıyorlar diye bana sordu. sbhaaahfaa sanki adam uzayda yaşıyor insanlığı bana soruyor. çok komikti ya. adam kibirden bencillikten ölcek. ben ben ben diyerekten. en son konuşurken "hastalığımda geçmiyor", dedi. ben de "hasta mısın ya geçmiş olsun", dedim.
    bilin bakalım ne dedi?
    "öksürdüğüme göre hastayım heralde.insan canı sıkıldığı için yada durduk yere öksüremez ya. "

    ahhaa. allahın manyağı. ben sanki senin öksürüğüne dikkat etmek zorundayım. geçmiş olsun demişiz azıcık insan ol da teşekkür et. kalkınca bir daha görüşmeyiz olur biter. ne o ego? bozma derdi? allahın manyağı. trolledi mi beni naptı anlamadım ki.
  • " iyi oyuncu olduklarını gördüm tüm kibirlilerin: oynuyorlar ve beğenilerek seyredilmek istiyorlar- tüm tinlerini kaplamıştır bu istem.
    kibirlilerin alçakgönüllülüğündeki derinliği kim ölçebilir! iyi davranırım ve acırım onlara alçakgönüllülüklerinden dolayı.
    sizden öğrenmek ister kendine olan inancını; sizin bakışlarınızdan beslenir, ellerinizden yer övgüyü.
    iyi yalan söylerseniz onun hakkında, inanır yalanlarınıza da: çünkü ta derinden inler aslında yüreği, "ben neymişim!" diye."

    der zerdüşt.

    kötü olan kibirli olmak değil buna fark edenlerin müdahalede bulunmaması, ilgili bireyi anlamamasıdır.
  • “havalara giren birine hiç dokunmayın.
    bırakın!
    ne kadar yükselirse, o kadar sert düşecektir.
    izleyin ve keyfini çıkarın.”