şükela:  tümü | bugün
  • turkiye nin fasistlerin eline verip agzina zictigi nadir takdir edilesi etkinliklerden.
  • türkiye'nin faşist reallocation'ı yaptığı harekat.
  • 1974de gerceklesen, harekat kismi basarili, ancak daha sonraki politik kismi basarisiz olan olay. uzerinden 27 yil gecmesine ragmen kimse yarin ne olacagini bilememektedir. uzlasma saglanamamasi halinde kibris, turk tarafi da dahil olmak uzere, avrupa birligine alinacak, refah artacak, ve kibrisli turkler de turkiyeye "so long, and thanks for all the fish*" diyecektir. turkiye acele etmezse yine ucun birini alacaktir.
  • askeri teknolojinin, mö 400'lü yıllar seviyesinde seyrediyor olması nedeniyle, çıkartma gemisi yerine, modifiye edilmiş şehir hatları vapuru kullanılan operasyon.
  • bir zamanlar kardeş kardeş yaşayan iki halkın itina ile düşman edildiği, bizim (olaya kuzeyden bakanlar) sadece "rumlar, türkleri katlediyor" diye bildiğimiz, oysa yaşanan çatışmalar esnasında türklerinde rumlara hatırı sayılır cinayetler işlediği adaya* türkiye'nin yaptığı müdahale...

    gerek harekat öncesi, gerekse harekat süresince kuzeyde kalan rumların, aynen güneyde kalan türkler gibi öldürüldükleri acı bir gerçek...bana bu harekata katılan kıbrıs türklerinden birinin (kendisi kıb-tek'de elektirk mühendisi olarak çalışmaktadır) anlattığı tüyler ürpertici bir olay vardı: bir rum kadın kucağında çocuğu ile kaçmaya çalışırken durduruluyor ve hem çocuk hem de anne tek bir kurşunla öldürülüyor...bu olaya şahit olduktan sonra uzunca bir süre kendine gelememiş...üstelik biraz daha güneye inip de türklere yapılanları gördükten sonra iyice dağılmış...

    sonuç itibari ile gelen gideni aratır mı desek, ne desek bilemiyoruz bu harekat için...belki bir kangren yaratıldı, belki başka bir lider olsa idi ecevit yerine daha farklı sonuçlar olurdu vs (ama artık konuşmak gereksiz)...şimdi çocuklarına ingiltere pasaportu almayı düşünen binlerce türk aile var ve çoğunun reisi bu savaşa katılmış, o acıları yaşamış insanlar...

    ve bir sonuç daha var ortada, birbirlerinden zorla nefret ettirilmiş iki halk...
  • (bkz: cengiz topel)
  • zamanında oldukça normal gelen bir isim tamlaması olmakla beraber şu hayata dönüş operasyonu rezaletinden sonra kıl edici bir tat vermektedir "semantik olarak".

    edit: en kötü entrimiz olduğundan değerli izleyicilere beyan etmek gerekir ki, son 70 yılda uluslararası hukuk açısından en meşru birkaç işgal eyleminden birisidir. bu garantör devlet olarak harekatı yapabileceği kıbrıs cumhuriyetinin anayasasında yazmaktaydı sonuçta. ve sampson darbesi de müdahale için yeterli şarttı. tek derdim operation iraqi freedom, hayata dönüş vs. gibi abartı bir adlandırma ile bir amaca ulaşılacağının sanılmasıdır.
  • bu harekat esnasında, 21 temmuz günü, genelkurmay'a gelen bir istihbarata göre yunanistan'dan yola çıkan bir filo, kıbrıs'a doğru hareket ediyordu. işin ilginç yanı, bu filodaki gemiler, türk kuvvetlerini şaşırtmak için türk bayrağı çekmişti hatta kendi aralarındaki telsiz konuşmalarını da türkçe yapıyorlardı.
    bu durum, o saatlerde abd dışişleri bakanı henry kissinger ile başbakan bülent ecevit arasında geçen telefon konuşmalarına da yansımıştı. kissinger, yunanistan'ın ateşkes istediğini söylüyor ve harekatı durdurması için ecevit'e baskı yapıyordu. ecevit ise yunanistan'ın samimi olmadığını göstermek için "türk bayraklı yunan savaş gemileri" kozunu ortaya sürmüştü. (daha sonra henry kissinger anılarını yayımladığında, bu telefon görüşmelerini de açıkladı.)
    telefon görüşmelerinden sonra "türk bayraklı yunan savaş gemileri"ni vurma emri verildi. türk savaş uçakları gemileri vurdu.
    oysa genelkurmay'a gelen bilgiler yanlıştı. gemiler türk gemileriydi ve dertlerini anlatamadan saldırıya uğramışlardı. tcg kocatepe battı. adatepe ve mareşal çakmak muhripleri ise ağır yara aldı ve ancak ertesi gün mersin'e ulaştı.
    sonuçta tcg kocatepe mürettebatından 54 kişi hayatını kaybetti. kurtulanlar, denizde sallar üzerinde yaklaşık bir gün idare ettikten sonra tesadüfen bir israil balıkçı gemisi tarafından kurtarıldı. kurtulanlar arasında tcg kocatepe muhribinin komutanı albay güven erkaya da vardı ve yıllar sonra deniz kuvvetleri komutanı olacaktı.