*

şükela:  tümü | bugün
  • rahmetli cenk koray'ın ısrarla böyle telaffuz edip sunuculuğunu yaptığı programdan kovulmasına neden olan sözü
  • tsk kod adı atilla harekatı'dır.
  • tc hükümetinin" barış harekatı", dünyanın geri kalanının ise "işgal" olarak nitelendirdiği iki aşamalı harekattır.

    birinci aşaması 20 temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilmiştir. türk deniz kuvvetleri harp filosu komutanlığı'na bağlı tcg anıttepe, tcg kocatepe ve tcg mareşal fevzi çakmak muhripleri adanın doğusunda yer alan magosa şehri'ne ve kuzeyde bulunan girne sahillerindeki tahkimatlara top atışıyla bombardıman yapmış, hava kuvvetlerine bağlı uçaklar lefkoşa ve kıyı gerisindeki hatlara saldırmıştır.

    magosa'ya yapılan saldırı aldatma harekatıdır. kıbrıs hükümeti'ne bağlı kuvvetler magosa'ya da çıkarma yapılacağını düşünerek bu bölgeye yığınak yapmışlardır. daha sonra merkezi izmir foça'da bulunan deniz piyade tugay komutanlığı'na bağlı birlikler girne sahillerine çıkmış ve lefoşa'nın kuzey batısı'nda yer alan lefke sahasına da hava kuvvetleri paraşütle indirme harekatı yapmıştır. ardından kara kuvvetleri komutanlığı'na bağlı komandolar helikopterlerle beş parmak dağları'na indirilmiş ve buradaki çatışmaların sonucunda özellikle saint hilarion harabelerinde yaşanan kanlı çarpışmaların ardından dağı ele geçiren tsk güçleri, girne, beşparmak dağları ve lefkoşa'nın kuzeyindeki hatlar arasında bağlantı kurmuştur.

    başlangıçta harekatın birinci aşaması dünya genelinde heyecanla karşılanmıştır. yunanistan'daki albaylar cuntasının uzantısı olan darbeci sampson hükümeti kısa bir süre içerisinde çökmüştür. ancak başından beri adadaki türklerin haklarını savunan ve enosis'e karşı duran sscb, adaya dış güçlerin müdahale etmesinin çok yanlış sonuçlar doğuracağını da belirtmiştir.

    hatırlanacağı üzere, türkiye dışında kıbrıs'ta iki ayrı toplumun varlığını kabul eden ilk ülke olan sovyetler birliği, harekattan yaklaşık on yıl kadar önce, 5 kasım 1964 tarihli bildiride, enosis'e karşı olduğunu, sorunun çözümünde adadaki her iki toplumun varlığının tanınması gerektiğini, çoğunluğun egemenliği iddiasının hoş görülemeyeceğini ve iki toplum arasında hukuki eşitliğin sağlanması gerektiğini açıkça belirtmekteydi ve adadaki türklerin azınlık olarak nitelendirilmesine karşı çıkarak iki toplumun eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulamaktaydı.

    sscb'nin adaya dışarıdan müdahaleler yapılmasına karşı takındığı tavır, gerek nikos sampson'un yunanistan'daki albaylar cuntası'nın desteğiyle iktidarı ele geçirmesinde ve gerekse birinci harekatın ardından darbeciler gittiği halde, 14 ağustos 1974 tarihinde türkiye'nin erenköy'den magosa'ya kadar uzanan hatta kadar işgali genişleterek sorunu iyice içinden çıkılmaz hale getirmesinde de devam etmiştir.

    türkiye'nin harekatı bir işgale dönüştürmesinde ise sorumluluk sadece enosisçiler ve tc hükümetine değil aynı zamanda ingiltere ve amerika birleşik devletleri'ne de aittir. zira, adadaki türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde kendi belediye yönetimlerinin, kendi anadillerinde eğitim haklarının, kendi polis güçlerinin olduğu ve kıbrıs cumhuriyeti'ne bağlı kantonlarda kendi öz yönetimlerine sahip olmaları projesine hem adadaki türkler, hem de kıbrıs cumhuriyeti yetkililerinden glafkos klerides bile destek verdiği halde türkiye'nin işgalci emelleri, ingiltere'nin uzlaşmaz tavrı ve abd dışişleri bakanı henry kissinger'ın özel görüşmelerde türkiye'nin washington büyükelçisi melih esenbel'i "neden korkuyorsunuz, biz sadece ortadoğu'da değil kıbrıs'ta da güçlü bir türkiye arzu ediyoruz" diyerek cesaretlendirmesi 14 ağustos 1974 tarihindeki ikinci harekatın yapılmasına ve adanın kuzeyinin işgal edilmesine zemin hazırlamıştır.

    böylece adadaki toplumların gönüllü birlikteliği hayali, emperyalist ve işgalci unsurların etkisiyle suya düşmüştür.
  • (bkz: #60511645)