şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • bugün 14 ağustos. kıbrısa yapılan ikinci harekatın yıldönümü. oturdum baştan sona olayların akışını okudum. kıbrısın osmanlı dönemi ingiltereye kiralanmasını, daha sonra bağımsızlık ilan etmesini, zürih antlaşmasını, iç karışıklıkları, askeri darbeyi, soykırımları ve türk askerinin müdahalesini...
    başlığa gelince her türk kadar türkleri sevmiyorlarsa anlarım bunu. keza gittiği yerde derin izler bırakan necip milletimiz gittiği hiçbir yerde güzel izlenim bırakmaz. ortadoğulu zihniyetiyle şark kültürünü gittiği yere perçinlemeye çalışan milletimizin sevilmemesi anlarım ben. ancak bu sevilmeme olayının kolektif bir şekilde devlet hatta millet düşmanlığına evrilmesi kesinlikle kabul edilemez. türk devletinin, orada katledilen insanlar için yaptığı çıkartma tüm yurdu etkilemiştir. ülkenin bir çok şehrinde sıkıyönetim ilan edilmiş, yurt genelinde ordular yer değiştirilmiş, belki dünyanın yarısıyla aramız kötü olmuş, o zamanın parasıyla 90 milyon avro tazminat ödemişiz. hala da cebimizden onlara gidiyor barış içinde yaşasınlar diye. bir grup rum 30 yıl önce yaptıkları gibi köyleri basıp sivilleri katletmesin diye 20 yaşında bir çocuk bu sıcağın altında bir nöbet kulübesinde silah çarpraz pozisyonda tam teçhizatlı bekliyor barışın ve güvencesi olmak adına. bunlara rağmen sevilmemesi nankörlüğün alasıdır. şerefsizliktir. beyinsizliktir.
  • annan planına yes be annem diyen insanların ana karada yaşayan türkleri sevmemesi olayıdır.

    adamları kendilerinden bile koruyoruz resmen.
  • bizzat şahit olmuşluğum vardır. sebeplerinden birisi barış harekatından sonra oraya türkiye de ne kadar ipsiz sapsız işsiz güçsüz boş adam varsa onların adaya yerleştirilmesidir.
  • kıbrıslı olmayan türklerin de türkleri sevmediğini, avrupa'da yaşayan türklerin girdiği entrylerden anlayabilirsiniz.

    kıbrıslı türkleri suçlamak yerine, "neden sevilmiyoruz?" diye düşünmek lazım.
  • türkiye kendi çıkarları için adamları resmen esir almış vaziyette.
    rumlarla birleşmek istiyorlar aslında ama onu da engelliyorlar.
    üzücü.
  • kendi memleketinde ki insanlar birbirini sevmezken, derdimiz kıbrıs halkı bizi neden sevmez diye mi düşüneceğiz? içlerinde sevmeyende var sevende var, okuduğum yıllarda bir amcayla bu konuyu konuştuğumuzda farklı olaylar anlatırken, kendi arkadaşlarım işin daha politik kısmıyla konuşurlardı.
    bu iş sevip sevmemek değil tek dertleri tanınan bir cumhuriyetlerinin olmasıdır, yaşlısından, genç kuşağa kadar herkes bunun ümidiyle yeni bir güne uyanır adada. çok insanla konuştum türkiye'den nefret eden insanda var, ana vatansız yapamayız diyende var. geçmişte ada üzerinde yaptığımız nüfus politikalarının hataları var ama yapılması zorunlu bir hamleydi ancak daha planlı ve daha güzel yapılabilirdi sorunda bu nüfus politikasından kaynaklanıyor.
  • ben de türk kimliği taşıyan

    suriyeliler
    siyasal islamcılarılar
    yanlışa çıkarları adına ses çıkarmayan beyaz -bmw'li muhammed emin'ler
    -bmw x serisi sahibi sumeyyeler

    kürtçülerden

    2018 haziran ayında 15 temmuz ve diğer tüm hersey dikkate alındığında %52 ile akp ye oy verebilmiş insanlardan
    hoşlanmıyorum.

    tamam adamlar pet şişe suya ve kozmetik ürünlerine çok para veriyor ama ülkede rakı 45 lira, gençler sokakta el ele gezebiliyor falan paralel evrende türkiye resmen. 2003 yılında akparti hayatlarına girmeden sapaktan devam etmişler.

    simdi tüm bu kümelerden hic birini arasında barındırmayan ada halkını nasıl suçlayabilirsin ki ?
  • türkiye'de yaşamama rağmen, turkiyelileri ben sevmiyorum, kıbrıslı nasıl sevsin.
  • 9 yıl kıbrıs'ta yaşadım. kıbrıslı türklerin türkiyelileri sevmemesi diye bir genel durum yok. ancak tamamen yok da diyemeyiz sadece azınlık bir kesim böyle düşünmekte. benim gördüğüm ve işittiğim kıbrıslıların hataylıları, adıyamanlıları ve mersinlileri pek sevmemesi. bunun sebebi de 1974'ten sonra kıbrıs'a yerleşen ya da yerleştirilern bu bölge insanlarının adada kötü olaylara karışması ve suç işlemesidir. burada da kıbrıslı türkler türkiyelileri sevmiyor demeden önce neden böyle bir durum var diyerek araştırmak lazım. başımdan geçen bir olaydan örnek vereyim:
    bir akşamüstü iş çıkışı nöbetçi eczaneye girmem gerekiyordu. kasada yaşlı bir karı koca vardı. almam gerekenleri aldım o sırada tatlı bir sohbet başladı. sohbetin sonunda kendimi akşam yemeği için onların ısrarlı davetlerine maruz bir şekilde buldum. teşekkür edip, daha müsait bir zamanda kahve içmeye geleceğimi söyleyerek ayrıldım eczaneden. ilerleyen günlerde de tekrar ziyaret edip kahvelerini içtim.
    tanıdığım kıbrıslıların hepsinden de aynı nezaketi, misafirperverliği görmüşümdür. dolayısıyla kıbrıslı türklerin türkiyelileri sevmemesi diye bir durum yoktur.
3 entry daha