şükela:  tümü | bugün
  • kıbrıs götüm metre kare ada, imkanları kısıtlı türkiye'den aldıkları yardımlar olmasa ayakta duramazlar, maaşları bile zor ödediler bu dönemde hatta bazılarını eksik ödediler diye biliyorum...

    ayrıca kıbrıs öğrenci ile ayakta durmuyor daha çok casino sektörü ayakta tutuyor...

    karantina için ücret istemesi sizin günlük ihtiyaçlarınızın yine kendiniz tarafından karşılanması için... gitmeyiverin olsun bitsin... durumlar biraz daha düzelince gitseniz olmaz mı?

    uygulama doğrudur demiyorum, mecburendir diyorum...
  • 159*14=2226 ? yuh lan türk öğrencilerden asgari ücret tutarında para mı talep edilir sadece okudukları ülkeye giriş yapıyorlar diye?
  • sadece bu değil,burdaki parayi peşin alan ve normal 2+1 lerden küçük olan 2+1 dairelerini,studyo daire adı altında pazarladıkları odaları,eşyalı daire diye 20 senelik kullanilmiş esyalari gosteren ve fahiş fiyattan ev kiralayan ev sahipleri;öğrencilerden para koparmak için sözleşmeniz bitti okulun uzamasi beni ilgilendirmiyor ya evden çıkın ya da tam parayi verip senelik tekrar kiralayın deyip;mezun olup gidecek,coronadan dolayi okulu uzamis öğrenci arkadaşlara parasiyla dahi 1-2 ay daha ev kiralamak istemiyor.bilgisiz olan biraz saf gördüklerini ise polisle gelirim,avukatla gelirim diye korkutup evin 1 senelik kirasını almak istiyorlar ya da evden çıkartıyorlar.

    öğrenci kardeşlerim gelmeyi düşünürse yavru vatan,türk cumhuriyeti gibi sözlere aldanıp gelmesin.size burda öğrenci gibi değil,kazıklanacak turist,yolunacak kaz gözüyle bakacaklarını şimdiden bilmenizi isterim.her yerde olduğu gibi insanlarının iyisi de var kötüsü de var lakin burada 5 senede gördüğüm örnekler biraz daha kötü yönde ağır basmakta.kafanızda genel anlamda bir şeyler oluşabilmesi için bir iki gözlemlediğim tecrübemi size aktarmak istiyorum.

    sözde yavru vatan her şeyimiz sayiliyor sanıp aldanmayin,her şeyiniz sayılıyor ama her şeyinizi saydırmak için vergi adı altında komik ücretler ödüyorsunuz,örnegin 2 senede bir ehliyetinizin geçerli olması için 600 tl,muhacerat için 700-800 tl,üstelik bunları onaylatabilmek için günlerce uğraşabilirsiniz.bunun gibi örnekler arttılabilir.

    kktc vatandaşları türkiyede daha düşük puanlarla sizden daha iyi bölümlerde ve devlet üniversitelerinde üstelik devlet tarafından her ay burs alarak okuyabilirken, siz kktc de aynı sınıfta okuduğunuz kıbrıslı sınıf arkadaşınızdan daha fazla para ödüyorsunuz.

    bugün mezun olacağım okula diploma ve transkript ücreti yatırmak için gittim.(evet böyle bir şey var,ödenmezse diplomayı alamiyorsunuz.400 tl) kıbrıslı öğrenci arkadaşlarımızın sadece 34 tl ödemesi yeterli olduğunu gördüm.isteyen olursa okulun öğrenci işlerinde yazan bu duyuruyu ozelden atabilirim.

    kktc de trafik denetimleri çok sıkıdır.öğrencilerden gelir elde etmenin bir başka kapısı olarak görülür.lastiğin arka alt kısmında bulunan çamurluğun olmamasından tutun,lastik siboplarının eksik olması veya yol vergisi adi altinda alınan ama asla yollara harcanmayan verginin ücreti ödediğinize dair belgesinin olmamasından ciddi cezalar yiyebilirsiniz.haftada 2-3 kez polis tarafından çevrilmek normaldir.

    vergi demişken türkiyeden kendi arabanızı getirirseniz vergileri tam dahi olsa burda verginiz sayılmıyor.tekrardan ödemek zorundasınız.aynı marka model ve aynı yaştaki arabaların vergileri farklıdır.(kktc ve türkiye arabası olarak bakılıyor) kktc den alırsanız senelik vergi verirsiniz ve türkiyeden getirdiğiniz aracın vergisinin %20 sini ödersiniz.türkiyeden getirdiğim aracın 6(sadece 6 aylik ödeyebiliyorsunuz marka model fark etmiyor)aylık yol vergisi 1300 tl idi. geciktirdiğiniz her gün için 15 tl ceza ödersiniz ve borcu ödemeden araci ulkeden cikarip mezun oldugunuz zaman götüremezsiniz çevirmede eğer polis bu vergi kağıdını görmez ise aracınızı bağlar.okulunuzun bitmesine 1-2 ay kalmıştır ve eylülde okullar açıldığı için aracınızın vergisi bitmiştir.kalan 2 ay icin tekrardan 1300 tl yi ödetirler yani aylik,üç aylık gibi öğrenciyi düşünülerek hazirlanmiş şeyler yok.

    araç ve vergi konusuna bu kadar deginmemin nedeni şehirde toplu taşımaya dair bir şey yok. lefkoşa için konuşmak gerekirse bütün şehir öğrenci olsun olmasın üniversitenin ringlerini kullanmakta, ücretini her sene başında sosyal aktivite ücreti adı altında her öğrenciden 100 euro aldığı otobüsleri öğrenciden çok herkes kullanır.sene 2020 ve kıbrıs gibi bir yerde yeni aldık diye tanıttıkları otobüslerde klima yok,yağmur yağdığında otobüs su aliyor ve her daim tıklım tıklım,insanlar kaçırıp 1 saat daha beklemek istemedikleri için birbirini eziyor. bu otobüsler haftaiçi saatte bir hafta sonu 2 saatte bir kalkar ve akşam 21:00 da biter.bu saatten sonra taksiyle gitmek,otostop çekmek veya yürümek zorunda kalırsınız.taksicilerin taksimetre kavramından haberi yoktur. bunlar yakın zamanda gördüğüm şeyler,örnekler ve rezaletler arttırılabilir.
  • dünyayı etkisi altına alan korona virüs etkisi ile kktc halkının en büyük geçim kaynaklarından olan turizm ve öğrenciyi kaybetmesi, ekonomiyi fazlasıyla etkilemiştir. kısa vadede turizm sektörüne hayat vermek için öğrenci ve çalışanları basamak olarak kullanmak istemişlerdir. her zaman olduğu gibi öncelik taşınır ve taşınmaz mallarını kktc de bırakıp mağdur olan öğrenci ve çalışanlar değil, turizm sektörünün patronları olmuştur.

    marketten tl ile alışveriş yapıp,maaşların tl ile alındığı kktc'de, ev kiralarını stg birim ile yüksek fiyatlardan yıllık peşin isteyen ev sahipleri ve bu evleri kiralayan, bir kira bedeli hizmet bedeli isteyen emlak sektörü çalışanlarının yanı sıra, her yıl muhaceret adı altında öğrencilerden toplanan vergi gibi bir çok önemli gelir kaynağı öğrencinin sırtından oluşturulmuş bu güzide adada yine yeniden öğrenciye sadece para gözüyle bakılmıştır.

    halkın sağlığı ve endişesi açısından 14 gün karantina isteği anlaşılabilir olsa da, bu zorunlu karantina sürecinin otellerde geçirilmesi ve ücretini kişinin kendisinin karşılaması (oturum veya çalışma izinli olan öğrenci ve çalışanlar dahil) uygulamasından vazgeçilmeli, adaya girişte testleri yapılan kişiler kendi evlerinde 14 gün zorunlu karantinaya tabii tutulmalıdır.

    öğrenci ve çalışanlar ada içi ekonomide büyük pay sahibi iken, bir de potansiyel otel müşterisi olarak görülmesi bu mağdur insanlara bakış açısının"yolunacak kaz misali" ifadesinden çok da farklı olmadığını gösteriyor.

    edit: #kıbrısrezaleti etiketi twitter'da ses getirmesi ve kktc'de eğitim veren üniversiteler karantina sürecinde öğrencilerini ücretsiz olarak yurtlarında ağırlayacağını açıklaması üzerine, sağlık bakanı ali pilli 29/05/2020 tarihinde yayınlanan bakanlar kurulu kararlarında geçen maddeleri yalanladı ve öğrencilerin buraya gelmesi ve karantinaya alınması gibi bir kararın henüz alınmadığını açıkladı.

    öğrencilere turizm için sıcak para gözüyle bakılırken, okulların yaptığı ücretsiz karantina desteği, turizm patronlarının işine gelmedi heralde ve adaya girişler yeniden belirlenmeyen bir tarihe atıldı.

    bakanlar kurulu kararları

    sağlık bakanı açıklaması
  • rezalet tam olarak şöyle, ikamet adresi kktc'de olan kktc vatandaşlarının adaya dönüşünde ki günlük 40 euro olan karantina ücretini devlet karşılıyor, 8 hazirandan itibaren ada'ya kabul edilecek olan çalışma ve oturum izini olan tr vatandaşı ve 3. ülke vatandaşları karantina ücretini kendisi ödeyecek.

    40€ × 14 gün = 560 euro.

    şuanki alınan karar ile herhangi bir problem çıkmazsa 1 temmuz'da kapılar açılacak ve karantina uygulanmayacak.
  • bence doğru bir kararı protesto eden bir hashtag.

    ufacık ada zaten, herkes birbirinin arkadaşı yada akrabası. biri taşıyıcı oldu mu komple bir köye yada beldeye yayılabiliyor. böyle de olmuştu zaten. ilk vaka alman kökenli bir vatandaştan dolayı yayıldı. o, araç kiraladı o aracı başkaları kiraladı vs. tam bitti derlerken de türkiye’den giden bir tır şöförü yüzünden bölgeler karantinaya alınmaya başlandı.
    kaldı ki rum tarafıyla kapıların da açılması söz konusu ve rum tarafında hala vaka var ve artıyor diye biliyorum.

    tatil sezonu geldi ve bir kaç kişinin de dediği gibi turizm ve kumarhaneler bir yerde orayı ayakta tutan yerler. bu yüzden hafta sonu dahi sırf kumar oynamaya gidiliyordu, yine gidilecek.

    hem bu ücreti gösterip kendilerince adaya gidilmemesini sağlayan bir önlem, hem de giden kesime zaten çok büyük darbe alan ekonomide masraflarınızı kendiniz karşılayın diyorlar.