1. hicbi filmde dusman askeri oldurmez, canavar kopekbaliklarini yakmaz, uzaylilari bertaraf edemez, ksacasi zippo nun eline su dokemez.
  2. vasati 40 cop olur bunlar bi kucuk kutu icinde. kibrit in kutusu da ayni zamanda diyet yapan hanimlar icin beyaz peynir olcu birimidir.
  3. takvim arkasından denk düştü... yazarım... baş tarafına potasyum klorat, antimon sülfür yada kükürt gibi maddeleri tutkalla tutturularak yapılan tahta çöp yada mumlu mukavva. kibritin baş kısmı, kibrit kutusunun bir kenarında kırmızı fosfor ve cam tozlarından ibaret pütürlü yüzeye sürtüldüğünde ısınmadan dolayı kolaylıkla ateş alır ve tahta çöp yada mumlu mukavvayı tutuşturur. ilk kez 1833 yılında batı ülkelerinde piyasaya çıkmış, türkiye'de ise 1929'da çıkarılan yasayla kibrit yapımı tekel genel müdürlüğününün tekeline verilmiştir. ilk kibrit fabrikası 1932'de açılmış, 1952'de kibrit yapımı, ithali ve satışı serbers bırakılmıştır. bu noktada, ithal olayı biras şaşırtsa da beni, malazlar eğer kibritten "köşe dönmek" mümkünse, alemin en büyük firmalarından biridir. kibriti camda yada kot pantolonda yakmak bi karizma biçimi olarak kabul edilirken, renkli, uzun-kısa, falan filan kibritler de olayın akrobatik tarafını oluşturur, kibrit kolleksiyonu olan bi dolu insan wardır, amcamın da wardı, onlara her gittiğimde koleksiyona dalar, bi kaç tane kibritini yakardım sessizce. kibritin ucundaki yanmış bölüm emildiğinde ağızda deişik [güsel] bi tat bırakır. ewet hastayım ben.
  4. o bildik kibrit renginin disinda bissuru renkte kibrit olması cok hos.kırmızı ve beyaz olanlari daha sevimli gorunuyor
    ve bir de kibrit kokusu super guzel.yanmisi yanmamisi ikisi de guzel
  5. nerde o eski duvara surtunce yanan kipritler (yasaklamislar aabi icindeki maddeler zeerliymis)