• kibrit yakildigi zaman yas agactan yapilmis govdesi yanmaya baslar ve yanan kismin suyu cikarak yanmayan kisma dogru ilerler. dikkatli bakilinca izlenebilinen bu eylem oldukca ilginc bir doga olayidir.
  • kibrit yanarken odunun uzerinde gorunen sivi bircok kisinin dusundugu(!) gibi odunun suyu degil odunun sonmeden yanmasi icin icine batirildigi parafinin* erimesi sonucu ortaya cikan sividir...
  • kibrit suyu, ziyadesiyle içerdiği sodyum kloratın bitkiler üzerindeki olumsuz etkisi sebebiyle birtakım istenmeyen köklere ekilen bir karışım olarak folklorümüzde yerini almıştır.
    potasyum ve sodyumun klorat bileşikleri zararlı otla mücadelede günümüzde dahi göz önünde bulundurulması gereken, kökten (ehe) çözüm getiren alternatiflerdir. bununla birlikte mevzubahis deyime baktığımızda anlarız ki fedakar insanımız bir dönem sırf zararlı otla mücadele kutsal amacı uğruna düzinelerce set vasati 40 çöpü kaynar sulara atmış, kaynar sulardan çerçöp, kükürt veya fosfor ayıklamıştır ki bu da bir tarım toplumunun gündelik yaşam pratiklerindeki öncelik sıralamasını bizlere göstermez de ne yapar, sorarım sizlere?

    bir de 6. nesil bir yazardır, hoş gelmiştir..
  • gayet anlaşılmaz bir su meselesidir bu efendim. köküne kibrit suyu ekmeyi anladık da, son derece tuhaf iki kullanımına rast geldim, paylaşayım efendim:
    1) yumurta haşlarken suya kibrit çöpü atarsak, yumurtalar çatlamaz imiş.
    2) soğan soyarken dişlerimizin arasına kibrit çöpü sıkıştırır isek, soğan bizi ağlatmaz, ağlatamaz imiş.

    her iki kullanımdaki kibrit suyu da ağzımın sularını akıttı, bir tuhaf oldum böyle zehirlenmiş gibi. denemedim, denemem ben... blgilerinize.