şükela:  tümü | bugün soru sor
  • japonların robocopu. yıllar evvel kanal d ekranlarında sabahın köründe yayınlanırdı bu dizi. jiban efendi robocoptan farklı olarak, safkan robottu. iki tane büyük ve kırmızı gözü vardı. robocopa kıyasla daha zarif ve estetikti. ayrıca daha atik ve hızlıydı. her bölümde farklı peluş düşmanları döverdi (bkz: dünyayı kurtaran adam). her şey bi yana bu robotun bir özelliği vardı ki beni benden alan, ses duvarını koşarak aşabiliyordu.
  • japon halk kahramanı. sabahın köründe yayınlanırdı ama izlenirdi. "maksimidan kılıç ol" diye bir repliği vardı yamulmuyorsam. arabası, uçağı falan hepsi ayrı bir karizmaydı. hele bir de açılış müziği vardı ki o dönem izleyenleri alır götürür başka diyarlara.
    http://www.youtube.com/watch?v=ivktnstczqi
    bir de bu var ki farklı bir ses farklı bir yorum:
    http://www.youtube.com/watch?v=u9l8x9eor9w
  • erken kalkma alışkanlığı olan gençler bu alışkanlığı çocukken izledikleri bu diziye borçludurlar. birde bunun ninja versiyonu vardır. (bkz: jiraiya)
  • bundan 12-13 yıl kadar önce kanal d de haftasonları, hatırladığım kadarıyla gündüz 11 ile 12 arasında verilen, duygusal robot dizisiydi. ailecek takip ederdik ve ben bu kadar mükemmel bir dizi izlediğimi hatırlamıyorum. dizi ile ilgili aklımda kalanlar jiban ın her bölümde durmadan deli gibi koşması, kötüleri yakalayıp alt etmesi ve bundan aldığımız haz ve tam kalbinin üstünde bir yıldız işareti olmasıydı ki final bölümünde orasına bir kurşun yiyerek ölmüş ve beni gözyaşlarına boğmuştu.
  • hangi kanalda yayınlandığını hatırlamasam da çılgınlar gibi takip ettiğimi hatırladığım japon dizisi. ufaktan bir power rangers tadı sezmiştim heralde yaratıklarla savaşmasında, bilemiyorum. ezeli rakibim iyi ki varsın mantığı etrafında şekillenen dizimizde son teknoloji ürünü robocopumuz jiban, ölümsüz olarak lanse edilen(sonradan öldürmüştü bunu gerçi) bir yaratık ve onun yanında verilmiş bir başka yaratık ile günbatımında savaşırken mefta olmuş, beni derin üzüntülere gark etmişti ki, bir bölüm sonra birileri tarafından tamir edilip yeni silahlarla donatılıp o aynı yaratıkların üzerine salınmıştı. bir bazukası vardı ateşledimi bikaç metre geri teperdi falan. jiban benim isyanımdı.

    jenerikle taçlandıran edit: https://www.youtube.com/watch?v=1iyh6njaxfo

    ~hiç de demiyosunuz link öldü.
  • çocukken kanal d'de izlediğim nedense izlerken ani bir hareket yapmasın biyerini incitmesin diye dua ettiğim organik robot kişisi.dizinin başlangıcındaki o müzik halen aklımdadır.hatta bigün otobanda trt fm dahi çekmezken kendi kendime bu müziği mırıldanışım bile görüşmüştür.
  • bundan 14-15 sene evvel cumartesi günleri saat sabah 7 de başlardı hastasıydık o zamanlar
  • jiban'ın öldüğü bölümü efsanedir. izleyen her çocuğu ağlatmıştır. eğer bugün melankolik bir malsam bunu jiban'ın öldüğü bölüme borçluyum.
  • bölüm sonlarında envai çeşit yaratıkla, ama öyle böyle değil, şekilsiz şemalsiz varlıklarla mücadele ederdi. mekanları genelde ya terkedilmiş bir fabrika ya da maden, taş ocağı gibi bir yer olurdu. genelde düşmanlarını ışın kılıcı muadili bir kılıç ya da ufak bir silahla tepelerdi. eğer onlar işe yaramazlarsa en baba silahı olan bazukayı çıkarırdı ki ben ekran başında tetiğe basmış kadar olurdum. çocukluk işte. sırtına bir şey takıp uçmaya başlardı, japonlara millet olarak hayran olmamızın sebebidir belki de. bittiğine çok üzülmüştüm lan...

    gerçi benim favorim kolunda çıkardığı matkapa benzer bir aletti.