şükela:  tümü | bugün
  • ataturk'ün şalvar, yazma, fes başıma, poşi, kaftan, cüppe, bürük gibi giysileri yasaklayıp, "efendi gibi" giyinme gerekliliğini getirdiği devrim... (bkz: kilik), (bkz: kiyafet), (bkz: devrim)...
  • tam olarak irticayı önlemek için mi yapılmıştır bu devrim yoksa utanılmış mıdır anneden, babadan, `halktan, "insan içine bu elbiselerle çıkmayın" gibisinden, bilinmez...
  • memleketimizde; lisedeki sağcı bıyıklı müdür muavininden saçı, başı yüzünden azar işitince kendini solcu, ilerici, özgürlükçü sanmaya başlayan, kızlara*: "bir ağaç gibi hür, bir orman gibi kardeşçesine canım" edebiyatı yapan arkadaşların; on dakka sonra konu buraya geldiğinde "tabi çağdaşlık için her şey yapılacaktı tabi", "devrimler kanlı olur zaten" abuklamaları ile savundukları faşist uygulama.
  • bir devletin, egemenliği altındaki topraklarda bazı giysileri yasaklayıp bazı başka giysilerin giyilmesini yasal zorunluluk kabul etmesi ne gibi bir devrim oluyor, bilmediğim gibi bilmek de istemiyorum.
  • kılık kıyafet devrimi o günün şartlarının getirdiği bir değişimdir. fes, kalpak birer simge haline geldiği için -ki bu biraz günümüzde bez parçası olan türbanın metafor haline getirilmesine benzer-, o günün şartlarıda bunu getirmiştir. "zorla kabul ettirmek" ile alakası yoktur. ayrıca fes ve kalpak folklorik giysimiz değildir, fesi araplar giyer, türk kültüründe yer almaz. osmanlılar zamanında islam dininin sonucunda arap kulturunun benimsenmesinden ileri gelmiştir.
  • kılık kıyafet devrimi günün şartlarının getirdiği bir değişim değildir. dönemin diğer devrimleri gibi tepeden inme devrim anlayışının laikliği özümsetme çabasının devamıdır. esas amacı giyim kuşamın sembolize ettiği değerleri alaşağı etmektir ki bunda da başarılı olduğu söylenebilir. kaldı ki bu reformist batılılaşma yaklaşımı osmanlı kültürü için yeni bir şey de değildir, örneğin 2. mahmut döneminde de hizmetkarlar 'batılı' geleneklere uyacak şekilde giydirilmiştir.

    zorlama konusunda ise tekke ve zaviyeler kapatılıp fes yasaklandığında çıkan direnişlerde takrir-i sükun kanunu uyarınca istiklal mahkemelerinde yargılanan 7500 kişinin 660'ının çok kısa bir sürede idam edilmiş olması bir fikir verebilir.
  • yabancı bir gözle bakınca kılık kıyafetin de devrimi mi olur dedirten, komik gibi duran devrim.
  • gözlemlediğim kadarı ile maalesef fatih civarı, hacı hüsrev gibi yerlerde pek iplenmeyen devrimdir. insanlar gayet tabii bir şekilde tarikatlarını simgeleyen farklı renkteki cübbeler ile dolaşmaktadırlar. tabii işin dalga kısmı, bu cübbe durumu ejderhamızrağı'nı da hatırlatmıyor değil. *