*

şükela:  tümü | bugün
  • netflix belgeseli, the patiots'tan 40 milyon dolarlık sözleşme alacak kadar başarılı bir nfl oyuncusunun çocukluğundan adam öldürmeye kadar giden hayat hikayesi.

    bir insan ne ister neyle mutlu olur, malikaneler milyon dolarlar, çok başarılı bir kariyer bile bazılarına yetmiyor , daha ne olsun allahtan belanı mı istiyorsun diyeceğimiz hayatların iç yüzü farklı oluyormuş. ama hala allahtan belanı mı istedin demeye devam ediyorum.

    gerçek suç hikayelerini izlemeye sevenler için başarılı sayılabilecek üç bölümlük bir mini dizi.
  • bugun hemen bitirdigim yapim. tam anlamiyla bir true crime izleyicisiyim.

    --- spoiler ---

    yine yeniden ailenin insan hayatinda ne kadar onemli oldugunu gosteriyor bu belgesel... asiri sert ve homofobik babasi yuzunden escinselligini bastiran genc bir erkegin amerikan futbolu nedeniyle aldigi beyin hasari onun geri donulmez yollara girmesine neden olmus. intihari sonrasi incelenen beyninde ozellikle muhakeme ve karar verme ile ilgili alanlar normal bir insaninkine gore hasarli cikmis. baska bir meslegi icra etseydi boyle olur muydu, ornegin piyanist olsaydi demisler ama yaniti muhtemelen hayir. patriot takiminin yaptigi testlerde de en dusuk skoru duygusal olgunluktan almis, yani yasina gore duygusal anlamda gelismemis. butun bu etmenler bir araya gelince tepkilerini ayarlayamayan, duygularini kontrol edemeyen, fevri hareket eden ve yaptiklarinin sonucunu hesaplayamayan birisine donusmus sanirim. gelecek vaadeden bir sporcu iken bunlarin yasanmasi uzucu.

    belgesel bir yandan escinsellerin saklanma ihtiyaci duymasinin nelere yol acabilecegini vurgularken, bir yandan da baska orneklerle amerikan futbolunun icerdigi siddetin beyin hasarina yol acabildigini gostererek bence iyi bir is yapmis.
    --- spoiler ---
  • şimdi bitirdiğim eski amerikan futbolcusu (bkz: aaron hernandez) ‘ın hayatını anlatan 3 bölümlük belgesel.
    --- spoiler ---
    acayip akıcı bir belgesel. film gibi diyebiliriz. hiç tanımadığım bir ex ünlü sporcu hakkında oha neler olmuş diyerek izledim. belgesel boyunca “neden” sorusunun cevabını asla alamadım ama. aaron’ı sevenler de alamamıştır eminim bu sorunun cevabını. resmen (bkz: the double life of veronique) gibi adammış nasıl saklamış onca şeyi super bowl filan oynarken pesssss..... bi de belgesele başlayınca bu adam kimmiş diye aceleci bir googling yaparken çat diye adamın 2017’de öldüğünü görmem pek iyi olmadı görmesem bayaaa şok olurmuşum hiç kendini öldürecek bir tip gibi değildi.
    anywayyy, if it is to be, it is up to me

    --- spoiler ---
  • netflix’e taze düşen; amerikan futbolu sevenler, takımının fanları, olaylar patlak verdiğinde basından takip edenler için her detayıyla işlenmiş aaron hernandez belgeseli. konusu, dışarıdan göründüğü kadarıyla 23 yaşında bir insanın dileyebileceği hemen her şeye sahip bir adamın yine görünürde hiç ihtiyacı yokken bulaştığı pislikler, işlediği suçlar ve yakayı ele vermesi (görünürde). bu yapımı tüm diğer suç-suçlu belgesellerinden hatta kurgusundan ayıran bir güzelliği var; karakter boyutu. bugüne kadar sadece vince gilligan işlerinde ve hasbelkader dean koontz kitaplarında rastladığımız “curveball manyağı eden karakter” derinliğinde kazılmış. yani “yaz kızım kereviz, ayyaş baba dövmüş, ilgisiz ana dışlamış, it kopukla takılmış, yolu buraya çıkmış” sakızdan çıkan mani baştan savmalığında dizilmiş olay örgüsü, tamamı çocukluk travmalarına bağlanmış kopukluk yok. başlangıçta, beyaz slip donu ve varoşlardan geçerken çamaşır ipinden aşırıp sırtına geçirmiş gibi yeşil göyneğiyle kameraya kendini çekip “skyler seni çok seviyorum” diye ağlayan adamın kimya öğretmeni çıkması gibi işlenmiş, yeteneği sayesinde genç yaşında paranın, popülaritenin, pompuşların dibine vuran hernandez. babayla ilişkisinden çevresine göre değişen cinsel yönelimine kadar her şey aslında işlediği suçla alakasız gibi görünsede üstündeki basıncın ağırlığını betimlemiş.

    konu bu tip hikaye anlatımına çok elverişli. “işi ofiste bırakırım azizim, evin kapısından girince ben sadece benim” tatavasının aksine sahada devirdikleri sayesinde yükselmeye alışan bünyenin hayatın her alanında devir-yüksel prosedürünü uygulayıp şiddeti basamak olarak kullanmaya alışması, dayatılan “erkek adam” kalıbında evli çocuklu imajıyla örtülen biseksüellik, yorgunluk izolasyon derken müptelası olunan otlar ama sahada cengaverlikten ödün vermeyen bünye gibi nereye çeksen gelecek bi’dolu malzeme var. ted bundy’de de vardı bunca malzeme ama “bir çocuğun seri katile dönüşümü” konulu klişelere yedirilmişti hikaye. bu belgeselde o yok. “kayıp bulunmalı, katil yakalanmalı, korku keşfedilmeli, sır deşifre edilmeli” gibi amaca yönelik hikaye gidişatı tersyüz edilmiş. beyni incelendiğinde kafaya alınan darbe kaynaklı çıkan hastalığını bütün suçlarının gerekçesi olarak yazmak hatasına “48 hours” da işlendiğinde de düşmüşlerdi ama çizgidışı olmasına borçlu olduğu kariyerini yine çizgidışı olması yüzünden boğulduğu bataklıkta unutturması ancak böyle muazzam işlenebilirdi. bundan kelli belgeselleri bu ekibe versinler ve “bağa beyle işlerle gelsinler”.
  • cok iyi. ılac gibi bir true crime belgeseli daha, kosun.

    --- spoiler ---

    ana hatlariyla olanlardan haberdardim, ama son bolumdeki intihar bilgilendirmesiyle "hönk???!!" oldum. baaaya hazirliksiz yakalandim, neredeyse uzulucektim.

    belgesel bize, ne aaron'i aklamaya calismis, ne de tam manasiyla katil gibi portrelemis. ayari cok guzel tutturmuslar. ben o acidan cok cok begendim. son yorum bizde.

    cocukluk arkadasi ayni zamanda gay iliski yasadigi kisi ve babasinin yanyana roportaj vermesine ise ayri sevindim. profesyonel olarak oynarken "nasil olsa bir gun intihar edicem." diyen bir diger gay nfl oyuncusunun, bunu artik tum dunyaya rahatlikla aciklayabilmesine ise apayri sevindim.

    ıkinci cinayet davasina bakan ecinni avukat, ilk davada da aaron'i savunsaydi, belki aaron su an serbestti, bir de boyle dusunun. adamin savunmasi bir an bana bile hmm dedirtti, gitmis aaronla o gece klupte fotograf cektiren herifi bulmus, "yoooo, aaron hic de agresif degildi o gece" dedirtmis, vay anasini. juri olsam ben de kanarim hemen asdkjdsas

    bu arada, evinin 150 mt. yakininda, sadece senin tandigin birini oldurup, cesedi orada birakmak da, nebliiiiimm......... onceki hani, vurup yerde biraktigi herif gibi bu da olmez belki diye dusundu heralde? ya da digerleri gibi, bundan da kolaylikla siyrilabilecegini falan. boston'in gobeginde, seyir halinde aracin icindeki 2 kisi oldurulsun, ve polisin elinde de sadece gumus renkli suv delili olsun. peki. zavalli gocmenler. onlarin hikayesine de ayri uzuldum bu arada :/ allahtan aileleri de ulkedeymis bari :/

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    "odin silahın iki ucunda da olacağını düşünmediğimiz adamlardandı. futbol oyuncusu olduğumuz için korunmamız gerekiyordu. sokaklardaki en acımasız gangsterler futbolcu olduğumuz için bize bulaşmazdı. ve sikik bir futbolcunun, çakma bir ganster olmaya çalışan sikiğin dostumu öldürmesi çok ironik."
    --- spoiler ---
  • izlerken aklıma ister istemez arda turan'ı getiren gerçek bir olaya ait mini bir belgesel serisi.

    orada güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı işlerken burada para konuşur, adalet susar.
  • olayı birçok bağlamda ele alması ve izleyiciye tarafsızca aktarması açısından güzel bir belgesel olmuş. kayıp bir insanın hayatına şahitlik ederken aklınıza türlü türlü sorular geliyor. ben izlemenizi öneririm.

    öte yandan ufak da olsa amerikan futbolunun ve bu sektörün iç yüzüne de şahitlik etmenizi sağlıyor.
  • amerikan futbolu sever biri olarak new england patriots'a karşı duyulan öfkeyi sadece başarı nedenli sanırdım, takım kadrosunda 60 oyuncu olunca ve nfl gündemini türkiye'den takip edince aaron hernandez konusunu tamamen kaçırmışım. genç bir oyuncu olduğunu biliyordum fakat sakatlıklar nedeniyle futbolu bıraktığını veya trade edildiğini hatırlıyorum. mini belgeseli görünce önce şaşırdım, izleyince şok oldum diyebilirim.

    olay tam bir aile şerefi'ndeki oktay vakası. sorunları olan bir kişinin ne patriots tarafından oktay'a dönüştürülmesi..

    *** spoiler ***
    aaron hernandez aleyhinde üç cinayet ve bir adam yaralamaya ilişkin dava açılıyor. 40 milyon usd kontrata sahip popüler bir oyuncu olarak mahkeme karşısına çıkıyor ve yargılanıyor.
    aaron hernandez'in babası uconn(university of connecticut) efsanesi otoriter bir baba figürüdür. her şey, babasının ölümünden hemen 3 ay sonra, annesi kuzeninin kocasıyla gönül ilişkisine başlayınca gelişmektedir. önce, kuzeninin evine taşınır. kuzeninin evinde uyuşturucu kullanmaya başlar ve karanlık bir arkadaş çevresine sahip olur. fakat, bir taraftan da çok yetenekli bir tight end oyuncudur.
    yeteneği sayesinde, florida üniversitesi'nden çok parlak bir burs alır ve ulusal şampiyonluklar kazanır. ardından, ne patriots takımı tarafından 3üncü turda draft edilir. nişanlanır ve bir kız çocuğu sahibi olur. buraya kadar tamam.

    aaron nfl'de oynamasına karşın kötü alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemez, hatta lüks yaşantıyı kaldıramaz hale gelir ve kötü alışkanlıkları kat be kat artar ve olay seri cinayet alışkanlığına doğru evrilir ve olaylar gelişir.
    ***spoiler***

    **spoiler**
    pats'in tutumu beni delirtti hakikaten. kulüp konulara tamamen hakim gibi geldi bana. öncelikle, aaron çok parlak bir oyuncu olmasına karşın uyuşturucu alışkanlığı ve sorunlu kişiliği nedeniyle hiçbir takım kendisini draft etmiyor. aaron draft'ta patlayacağını anlayınca, menajeri aracılığıyla drug test'lere herkesten daha fazla gireceği sözü veriyor. velhasıl, pats aaron'u draft ediyor.

    sonraki süreç çok enteresan. aaron iyice uyuşturucu batağına düşüyor ve kötü alışkanlıkları gitgide kötüye doğru gitmekte. hiç mi drug test yapmadınız elemana? değerler ortada değil mi ? muhtemelen elemanın saha içerisindeki başarısı, drug konusunda kulübün olayı gözmekden gelmesine sebebiyet veriyor.

    bu nedenle olacak ki, aaron amerikan futbolunda başarılı olduğu sürece hemen her konuda sorumsuz ve dokunulmaz olacağı hissine kapılıyor. olay cinayet işlemeye kadar evriliyor.

    cinayetleri işliyor, 40 milyon usd'lik bir kontrat alıyor ( tabi kulübün haberi yok bu kısımda diyelim ). işlediği cinayetler nedeniyle paranoyaklaşıyor ve bir kişiyi yaralıyor, kulüp kendisine koruma tahsis ediyor. bir kişiyi daha öldürüyor, kulüp kendisine ayrı bir ev tutuyor. işin finalinde pats bakıyorki iş kontrolden çıktı çıkacak, aaron'ı trade edecek iken bir anda eleman yakalanıyor ve tevkif ediliyor.

    aaron, mahkeme süreci boyunca yaptıklarını tamamen inkar ediyor. ta ki, ne patriots'ın sahibi ünlü dolar miyarderirobert kraftmahkemede tanık olana dek. kraft'ın tanıklığı sonrası, kulüp aaron üzerindeki dokunulmazlık zırhını kaldırıyor ve hakkında ömür boyu hapis kararı çıkıyor. aaron'ın avukatları kararı temyize götürüyorlar. temyiz sırasında aaron intihar ediyor. 40 milyon usd'lik bir anlaşma kaptım fakat öyle veya böyle ben bir bok yedim ve hayatımı mahvettim, bari geride kalan nişanlım ve kızım bundan faydalansın, benim hayatım karardı zaten diye düşünerek intihar yolunu seçmesi olası.

    massachusetts kanunları gereği, eğer bir kişi temyizi sırasında ölür ise suçlu sayılamaz ve mahkeme otomatik olarak düşermiş ve işlenen suç ölünün siciline işlenmezmiş. intihar sonrası dava direk düşüyor. öldürülen onca insan var, yakınları adalet yerini buluyor diye düşünürken aaron'ın intiharı konuyu bambaşka ve çözümsüz bir seviyeye taşıyor.

    robert kraft burada yine devreye giriyor çünkü kanundaki bu açık, takımının 40 milyon usd'yi çatır çatır ödeyeceği anlamı taşıyor.

    ilgili eyalet yasasını değiştiriyorlar, kraft 40 milyon usd ödemekten kaçıyor..
    gerisi ölen herkes için rip.
    ***spoiler***