şükela:  tümü | bugün
  • sevgiliniz evinizin 2 kilometre ötesinde oturuyorsa içinde bulunacağınız durum.
  • yoktur oyle bir sey. kilometrelerce uzakta olan biri sevilemez. nasil sevecen? telefonla mi? sevilecek insan en fazla kol uzunlugu mesafesinde olabilir. tutar cekersin dibine seversin sonra patir patir.
  • gitmek istersiniz gidemezsiniz, gelmesini istersiniz gelemez. web cam den birbirinize bakar durur,sesi ile hasret giderirsiniz. tek hayaliniz birgün bir yerde birlikte olacağınızdır. gücünüzün tükendiği her an bunu hayal edersiniz ve yaşadığınız aşk için güçlü durmaya çalışırsınız.
  • asla yurumeyen bir ilişki tipidir. bir kac telefonla surdurmeye calısırsınız sonra bir gun bi telefon gelir ve got gibi ortada kalirsiniz. tavsiye etmem kimseye
  • gitme, gidebilme umudunu hep yaşatan sevme biçimidir.. gözden ırak gönülden de ırak değilse.. gerçekten zaten sevgidir..
  • ne de güzeldir..tercih değildir, öyle gerekiyordur öyle olmuştur..
  • bir hevesle, heyecanla başlar her zaman. çünkü insan birini sevince her şeye inanmaya başlar. dünyanın küçük olduğuna, hatta güzel olduğuna, aşkın mesafe tanımayacağına, arada sadece bir otobüs ya da bir uçak kadar fark olduğuna... maalesef esas olan geç farkedilir. farkedilmeyen ve süründüren, varolmayan bir şeyi yaşatan türleri de vardır.

    normal bir insandan farklı olarak, ona ulaşınca duyduğunuz haz çok daha fazla olur tabi ki. aynı yolu giderken ve dönerken, nesnelerin ne kadar farklı göründüğüne tanık olmak veya o ilk buluşma anında ne yapılacağı, nası tepki verileceği defalarca planlanmış olsa da, o an gelince her şeyin unutulması, içinden geldiğince kucaklaşmak, karizmayı bir yana bırakmak, siktir etmek her bir şeyi. yaşanması hoştur, enteresandır buraya kadar. "amına koyim ne kadar mutluyum" bağarırsınız içinizden.

    ama filmin sonrası pek hoş değil. şans bir kere tersine döndü mü öyle gider derler ya hep. bunun gerçek olduğunu farkeder bir anda kahramanımız. sorunlar çıkmaya başlar, tartışmalar, tripler, küsmeler. ruh hali bozulmaya başlar ve bunu sevgilisine yansıtır. kız elinden geleni yapsa da, uzaktır sonuçta. yanında istemektedir oysa adamımız. kızın kendi hayatıyla ilgili anlattıkları rahatsız etmeye başlar, en ufak bir olayda "acaba başkasından mı hoşlanıyo?" sorusu tırmalar aklını. fakat sevgisi çok güçlüdür neyse ki üstesinden gelir, kendini alıştırır.

    sonra kızımız başlar çıkıntılık yapmaya. anlaşılmaz bir yapısı olduğundan, anlaşılmaz işler yapar. telefona cevap vermeyebilir, soğuk konuşabilir. geliş gidiş programlarını değiştirir, sürekli ertelemek kaydıyla. sevgisi güçlü olmasına karşın, çabuk azalır. kullanmaya başlar bunu.

    geri kalanı süprizlere gebe. acaba kahramanımız büyük aşkını da yanına alıp kızla yüzleşmeye gidecek mi? ya da kız onu seven birinden vazgeçmeyi göze alamayıp normale dönecek mi? belki kahramanımız başka birini de bulabilir bu soğukluk esnasında, daha yakınlarda bir yerde, daha ulaşabileceği, daha gerçek. gurur müessesesi araya girip ikisininin bir araya gelmesine engel de olabilir. yaşamak lazım bilmek için. yaşamadan bilmek, yaşayıp da bilmemek... bunlar da mümkündür.
  • özlemekten, yaşamayı unutmak demektir.
  • bu biri sevgiliden ziyade arkadas seviyesindeyse daha katlanilabilir bir aci verse de aci acidir ve gidende mi yoksa kalanda mi daha fazladir asla bilinemez.
  • uzakta oldugunu bile bile baslarsiniz iliskiye. zaten asik olmussunuzdur. yere basmiyorsunuzdur ki, kilometreler de neymis? telefonlarda aglasmalar, ozlemekten uyuyamamalar. surekli bir gitme-gelme hayalleri, planlari kurarsiniz. bilet paralari denklestirip eve uydurulacak yalanlar listesi hazirlarsiniz. onu bir saat bile gormek yetecek gibi gelir insana. bir gunluk yola, bir gunlugune bile gidebilirsiniz. birlikte olunan her dakika gercek ustu bir mutluluktur. zaman az diye insan tuvalete bile isik hiziyla girip cikmaya calisir.

    koala gibi yapisirsiniz o gitmesin ya da siz gitmeyesiniz diye. gozlerinizden ask fiskirir.
    gitme ani yaklastikca bu kez yaslar fiskirmaya baslar gozlerden. yine, belki de haftalarca, aylarca gorusemeyeceksinizdir. baska ciftlere bakip uzun uzun ic cekecek, yalniz olmayan "yalniz" i yasayacaksinizdir. tisortune sarilip aglayacak, resimleriyle konusacaksinizdir.

    bir dahaki gorusebilme ihtimaline kadar otobuste sune sune donersiniz evinize. giden olmak da, ugurlayan olmak da bu kadar zor olmamistir hic.

    belki bir zaman sonra ayni sehirde yasayabildiginiz ve iliskinizin dususe gectigini farkettiginiz bir zaman bu zor zamanlar sizin icin "itici guc" haline gelecek ve "biz nelere katlandik. bu da ne ki" diyerek kendinizi avutacaksinizdir.