şükela:  tümü | bugün
  • ayhan yalçınkayanın siyaset bilimine giriş dersine başlama sözüydü. üzerine 2 saat bizi konuşturmuş, daha sonra 1 ay kadar ders işleyip bi gün ansızın çıkarın kağıtları deyip, o güne kadar anlattıkları üzerinden bu sözü açıklamamızı istemişti.

    anlamının tam olarak anlaşılmasıysa yıl içersinde yaşanan olaylarla, keşfedilen olgularla ve de ölümlerle gerçekleşmiş, beynin içinde herdaim yankılanan söz.
  • bazılarıysa bilgisini arttırarak insanların kederini arttırır (bkz: konvansiyonel silahlar)
  • doğruluğu her zaman her ortamda kanıtlanmış ve her düşünüldüğünde de keşke kanıtlanmamış olsaydı dedirten ifade.
  • socratesden bu yana gelen "cehalet mutluluktur" gorusu uzerine bir deneme etkisi tasiyan cumle..şöyle bir tarihsel surece baktigimizda dogruluguna yuz de yuz emin olabilio insan..

    mesela yil 1410 civari yer izmir karaburun..o gune kadar osmanli boyunduru altinda yuksek vergiler tarafindan ezilen halk gene de mutlu..vergisini verior sonra da "azicik asim tasasiz basim" diyerek padisaha sukredior..sonra seyh bedrettin adinda biri cikip bunlara haklarini aramayi ogretiyor..kardescesine yasamayi..ozgurlugu..

    sonucta karaburun halki tarihte gormedigi katliami goruyor..

    sekspirin dedigi gibi "it takes a fool to remain a sane" aslinda her sey..ve her sey..

    mesela yil 1789..o gune kadar louielerin birine hay hay sonra ki louie ye eyvallah diyen halk gene de mutlu..tamam bazi sinir bozucu uygulamalar var ama tanrinin lutfudur kral..ama sonra rousseau cikip insan haklari,kardeslik,ozgurluk,esitlik i ogretior halkina..ve sonra önce soylulara sonra devreimi yapan kitleye yonelen bir katliam..ve krallik gene yeserior..

    sonucta bilgi hayatin daha guzel olmasini sagliyor..ama bilginin actigi kapiyla hayatin daha guzel olmasi arasinda cok cok cok uzun dikenli bir yol var..

    hani o yolun ortasinda insan "keske tek derdim cep telefonu markam ve tuttugum takimin ligdeki durumu" olsaydi demiyor diil..
  • oysa ki:

    (bkz: bilgi mutluluktur)
  • yeraltindan notlarda dostoyevski'nin "her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık." diye uyarışını akla getiren cümle. anlamak, farkında olmak acımızı derinleştirir, çünkü notlar yeraltından olsa da yeryüzü en fazla acıyla doludur. sindirim sistemim gibi geliyor bana hayat, çoğu şey ya boğazımıza takılıyor, ya midemizi yakıyor, genzimize kaçıyor ne bileyim işte gastritimizi azdırıyor. strese bağlı ülserimizle, arada ağzımıza attığımız ve sonrasında canımızın yanacağını bile bile yediğimiz fındıklı çikolata gibi. çok az mutlu, daha çok acılı.**