*

şükela:  tümü | bugün
  • bir yargıtay beyanıdır.
    --- spoiler ---

    takı tartışmasında son noktayı yargıtay koydu: kim takarsa taksın düğündeki altınlar geline aittir
    düğünde takılan altınları alan kocasının bekarlık dönemine ait borçlarını ödediğini belirten gelin, soluğu mahkemede aldı. mahkeme, düğün merasiminde geline takılan takıların davacıya iadesine hükmetti. devreye giren yargıtay, "ister kaynana, ister dayı, kim takarsa taksın düğünde takılan altınların gelinin kişisel malı sayılacağına" karar verdi.
    kararda şu ifadelere de yer verildi: evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı olur. bu durumda, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. somut olayda ise; davacı kadına ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalı koca tarafından bozdurularak evin ihtiyacı için harcandığı davalı yanca kabul edilmiştir. evin ihtiyacı için bozdurulan ziynet eşyalarının rıza ile ve iade şartı olmaksızın verildiğini davalı koca ispatlamak zorunda olup; somut olayda davacının ziynet ve takıları iade şartı olmaksızın verdiğini davalı koca ispat edemediğinden, ziynetlere yönelik iade koşulları oluşmuştur. o halde, davacı kadının ziynet ve takılara yönelik davası nedeniyle kocanın beyanında varlığını ve bozdurulduğunu ikrar ettiği 7 adet 22 ayar bilezik, 2 adet tam altın ve 63 adet çeyrek altın hakkındaki talebin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, bunlar hakkındaki isteğin reddi doğru olmamıştır."
    2.kaynak
    --- spoiler ---

    adamın yaptığı yanlış, orası ayrı tabii. ama bu evlilik ve ayrılık işlerinden en karlı kadınlar çıkıyor harbiden.
    üst edit: haberde yanlış yorumlanan bir şey yok. uzun uzun açıklayacaktım ama zaten şurada açıklanmış (bkz: #74055926)
    edit: istediği kadar kadına takılmış olan kadının olsun, bir gün evlendiğiniz veya evleneceğiniz kadın size dava açarsa size takılan para, altın vs. gibi şeylerin size ait olduğunu kanıtlamak zorundasınız. bakın kadın değil, erkek bunu kanıtlamak zorunda. nasıl kanıtlar bilmiyorum, takanları tek tek bulup şahit gösterir herhalde. yalnız kanıtlayamazsanız altınlar paralar geline. hatta buna benzer bir suistimal olayı olmuş: (bkz: #74053573) . video kayıtları bir nebze paçayı kurtarmış.
    edit2: nedense "evlilikte para muhabbeti olmaması lazım" diyenlerin büyük bir çoğunluğu erkek. hiç bu zamana kadar "aramızda böyle şeylerin lafı olmaz" deyip erkeğe birşey veren kadın görmedim. genelde ayrıldıklarında da çatır çatır alıyorlar erkekten ne var ne yoksa.
    ayrıca "kese" olayında da yasal bir açık var, keseye atılan tüm altın vb. şeylerin kime ait olduğu belli değil. büyük ihtimalle o da gelinindir. (bkz: gelin kesesi)
  • eşinin üniversite yıllarından kalma kyk borçlarını temizleyen arkadaşlarımın küfür edeceği hede. bir âdet varsa da nişan takıları gelin tarafınındır diye bilirim.

    o yargıtay da iki kelime edememiş mi geline sen nikah zamanı evet derken düşündün mü diye?
  • eskiden evlilik vaadi ile kızlar kandırılırdı, türk filmlerine konu olurdu...

    şimdi evlilik bir dolandırıcılık yöntemi olarak erkeklerin başını ağrıtacak, güzel kadına kanacak çok yurdum insanı, saf anadolu genci var malum...

    damat gece takma hayali kurarken, gelin çoktan takmış olacak bu yargıtay kararı sayesinde...
  • haksız bir karar. bravo, böyle böyle evlilik kurumunu bir dolandırıcılık müessesesi haline getirdiniz, tebrikler.

    kesin seküler bir mantıkla kadın korumacılığı yapılmıştır ama bu mantıkla erkeğe o kadar çok haksızlık yapılıyor ki bir gün toplumsal infial olacak.

    edit: kadınların ezilmesine karşıyım, erkeklerin ezilmesine de karşıyım.

    hiçbir erkeğin boklu bir kadın yüzünden hayatının sönmemesi gerekir. bu tip adaletsiz kararlar net bir şekilde ileride toplumda infiale yol açacak ve kadınlar için geri döndürülemez zararlara sebep olacak.
  • eskiden kadınlar mal gibi alınırdı, görücü usulü, başlık parası vardı. kadın okumaz, çalışmaz, ayrılırsa ailesi sahip çıkmazdı. takılan altınlar bir şekilde kadının sigortasıydı. saçma da olsa adı gelenek olan bu sistemin maalesef günümüz kararını da etkilediği düşünüyorum.

    nasıl evlendikten sonra alınan ev, araba ortak mal ise takıların da ailenin ortak malı olması lazım. artık kadınlar okuyor (en azından eskiye nazaran çok daha imkan var), aileler daha bilinçli (30-40 yıl öncesine göre), çalışma hayatına girebiliyorlar (otobüs şoförü, araba tamircisi gibi zor mesleklerde bile kadın çalışan var, isteyene ekmek var). o yüzden pozitif ayrımcılık hak edene yapılmalı, herkes aynı kefede olmamalı.

    düzenleme : imla
  • kim takarsa taksın damada kötü takacaklar anlamını çıkardığım karardır.

    iyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, tüm takıların gelinin olacağını, boşansan dahi her ay kol gibi nafaka ödeyeceğini ve gelin hanımın instagramdan beğendiği tür tür makyaj malzemesi ve kıyafetin sponsoru olacağını kendi hür iradenle kabul ediyor musun?
  • takı geleneğinin köküne kibrit suyu dökmüştür, belki de iyi de olmuştur.
  • pozitif ayrımcılığın bokunun çıkarıldığı karar olmuştur.

    kadın rızasıyla vermiş olsa bile erkeğin bunu ispatlaması lazımmış.

    karınızdan bileziklerini isterken notere gidip mutabakat imzalatmanız gerektiğini söylüyorlar yani. veya en basidinden evde kendi aranızda bir sözleşme imzalamanız gerekiyor. ya da kameraya çekip "evet altınlarımı kocama veriyorum" demesi gerekiyor kadının.

    şimdi bir düşünün, eşinizden altınları isterken bunları yaptığınızı. boşanacağınız yoksa bile "sen bana güvenmiyor musun?" "yalan mı söyleyeceğim ben" "sen ilerde boşanırsak diye bunları yapıyorsun demek ki beni sevmiyorsun" tripleriyle boşanmanın kapısını aralamış olursunuz her türlü. bu kararları veren hakimler ya evli değil, ya da bambaşka bir dünyada yaşıyor.

    gelen mesajlar üzerine ekleme:

    pozitif ayrımcılık değil şark kültürü / ataerkil kültürün hukuka olağan yansıması olduğunu düşünen arkadaşlara katılıyorum ancak pozitif ayrımcılık dediğimiz şey illaki bilinçli olarak yapılan bir şey değildir zaten. bu sonucun sebeplerinin bilmem kaç bin yıllık kültürün sonunda oluşmuş olması pozitif ayrımcılığın o kültürün zaten içinde var olduğunu gösterir.

    bu arada kamera kaydı savcılık emri ile alınmadığı sürece delil sayılmıyormuş.
  • anladığım kadarıyla geline takılan ziynetler gelinin oluyor. damada takılanlarla ilgili bir problem yok. o zaman bilezikleri damada takalım. güzel bir set yakışır damadıma.
  • hani nerde kadın erkek eşitliği?