şükela:  tümü | bugün soru sor
  • gerçekten gülebildiğimiz zaman anımsayabileceğimiz insan edimi diye öğretilmiş sanki bize. gülmenin zafer, ağlamanın yenilgi olduğu bilgisi ile büyümüş insanlar yığını, ağlatmaktan başka bir şey bilmiyor sanki bu nedenle.. bu ayrı..

    yanlış anlaşılmaya, ben çok ağlarım, her şey ağlatabilir beni, birbirine sevgiyle bakan iki insan görüntüsü gözlerimi doldurur örneğin, haklı kavgasında haykıran işçiler, kadınlar, isyan eden insan kısası, ağlatır beni. garip mi, hayır ne zamandır bir kahkahada buluşmadı memleket ve dünya insanı, düşündüm de, bak yine gözüm doldu.

    bir öğrencinin okuduğu ilk sözcüğün bu aptal eğitim sisteminde "el" olmasına duyduğum hem isyan hem de o elin yaratacağı güzel günlere inancın birbirine geçiş hali, tamam garibim, farkındayım ama düşünsenize okumayı ve yazmayı öğrendiğiniz ilk sözcük, "el": var eden ve yok eden.. tamam, sildim sol gözümde beliren gözyaşımı...

    neşet ertaş söylüyor şu an radyoda, cahildim dünyanın rengine kandım, diyor, böyle bir cehalete ne kadar hasretiz, böyle bir kendini biliş halinde kaybolsun aklımız ve yüreğimiz diye düşünürken, bu kez elim gözümden yanağıma yuvarlanan yaşı silmiyor, hayır silmeyecek, ben bu cehalete razıyım, evet..

    bir sigara daha yaktım kendime, ağlamam sürüyor, bu kalp seni unutur mu, diye devam ediyor sol yanım radyom, bambaşka bir halin vardı, bu kalp seni unutur mu, diye çırpınıyor o ses, iki gözüm şu an eşlik ediyor o unutmazlığa.

    kedileri unutmadan söylemeliyim, kent kedilerini özellikle, bütün gün hapsedildikleri evlerde "sahiplerini" büyük bir yalnızlıkla bekleyen kedileri, neler düşünüyorlar acaba bütün gün beklerken, sahi neler, tamam göz yaşlarım gözümün rengini daha belirgin kılıyor, biliyorum, başım da çok ağrıyor ağladığımda, ama insan nasıl akıtır ruhundaki ve bedenindeki birikmeyi başka türlü, nasıl? sahi nasıl?

    bugün, bu kadar ağlamak yeter, demiyorum hayır, ama duruyorum, gözlerinizi unutmayın ey insan oğlu ve kızı diyorum, ağlayın, arının, yeni güne, berraklaşan gözlerle bakmanın yoludur belki de, hadi kasmayın kendinizi, birinin görmesinden korkuyorsanız, korkmayın, gözüme bir şey kaçtı dersiniz, hem herkes öyle demiyor mu?

    siz, gözünüzle ilgilenirken, ben kulağınıza bir şiir fısıldayayım istiyorum, müştak erenus söylüyor bunu, aracıyım, tamam gözümün rengi iyice berraklaştı, göremiyorum önümü, ama ezberden başlıyorum okumaya, hadi:

    çocuklar ağlamasın
    hiç ağlamasın
    güneşte yunmuş bir damla su.
    ama siz ağlayın payınıza düşeni
    bilerek, ederek
    ve de hiç hak geçirmeden
    şu perişan rahatlığınıza
    ne hale getirdiğiniz bu dünyaya
    namusluca, utanarak ağlayın
    ama çocuklar ağlamasın
    hiç ağlamasın
  • kadın zayıf olsa da sevilebilir ama erkek zayıf olursa imkanı yok sevilmez. bir erkek annesi öldüğünde ağlıyorsa duygusal olarak yorumlanır fakat dayak yediği için ya da küçük düştüğü için ağlıyorsa bu zayıflık olarak yorumlanır. cinsiyete ve duruma göre değişen bir durum.
  • sen beni bi de yatakta gör..
    hemen her gece uzandığımda pencereyi izlerken nasıl ağlıyorum sessiz sessiz. nefes almayı unutarak.