şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çekilin uzman geldi...*

    şimdi efendim ilk önce uluslararası hukuk diye bir şey var ama bilindiği üzere ülkeler üzerinde ortak bir güç olmadığı için yani, sizi cezalandıracak ya da kulağınızı çekecek ve kendini dünya düzenini korumaya adayan biri olmadığı için aslında uluslararası hukuk diye bir şey yoktur.

    kimyasal silah kullanmak ya da weapons of mass destruction dediğimiz ve kitlece (sivil, askeri unsur farketmeksizin) ölümlere sebep olan silahlar, özeliikle 1. ve 2. dünya savaşından sonra insanlık suçu, başka bir deyişle, crimes against humanity diye adlandırılmaya başlanmıştır.( tabii kim bu kuralı takar orası meçhul, abd neden atom kullandı????) iş bu sebebten ötürü bugün bu durumla karşı karşıyayız. bildiğiniz üzere “kimyasal silah” konusu geride bıraktığımız günlerde ingiltere’de bulunan eski bir rus ajanının kimyasal bir silahla saldırıya uğramasıyla da gündeme gelmişti.

    un charterda da yazdığı üzere kimyasal silahları kullanmak tüm uluslarca yasaklanmıştır. (yasak mı? kime göre neye göre? uluslararası ortamda yasak koyamazsın ya da koyduğunu zannedersin. ilk paragrafa tekrar bakın) eğer bu kuralın ihlali olursa da ne yapılacağına dair pek bir şey yazılmamıştır. gördüğümüz ve tarihten de anladığımız kadarıyla, bm güvenlik konseyindeki bir üye diğer üyeleri toplantıya çağırıp, olayın sonlanması için muhtemel bir “bm müdahalesi” önerilebilir. libya’da da böyle bir durum olmuştu ve birleşmiş milletler fransa’nın önderliğinde olaya müdehale etmişti.

    yine bm charter’ına göre sorumlu ve güç kullanmaya yetkisi olan 1. kişi, o olayın kurbanıdır. kurbanın kendisi güç kullanabileceği gibi, başkalarından yardım da isteyebilir. tabii tüm bu olasılıklar olay eğer iki meşru ülkearasında gerçekleşiyorsa olabilecek şeylerdir. gelin görün ki, suriye’de iç savaş var ve kimin haklı kimin haksız, kimin neden saldırdığı, kime saldırdığı, kimin desteğiyle saldırdığı çorba olduğu için birleşmiş milletler tarafından yapılacak olası bir müdahalenin meşruluğu tartışılır.

    yaniii, herkes istediğini yapabilir ve bu kişi özellikle dünyanın polisi görevini üstlenmiş birisi ise ona kimse kolay kolay bir şey diyemez çünkü dediğim gibi onun üstünde de onun kulağını çekecek bir güç yoktur. dünyayı, devleti olmayan bir topluluk olarak düşünebilirsiniz. anarşik bir düzen vardır ve kural yoktur!

    edit: imla ve eklemeler
  • varil bombası atarsan sorun yok (esad), konvansiyonel silahlarla bir milyon insan öldürürsen ne mutlu (ırak işgalinde abd), haldur huldur kafa kesip cihat yapmak hiç önemli değil (abd/türkiye destekli cihatçılar) fakat kimyasal silah atılınca savaş sebebi sayılıyor.

    bu "savaş suçları" safsatası burjuvazinin savaşı "steril göstererek"; savaş ilanını kolaylaştırmak için ortaya attığı safsatalar bütününden başka bir şey değil. savaş adı üzerinde iki gücün birbirini mümkün olan en kestirme yoldan yoketmeye çalışmasıdır. burada kadın, çocuk, yaşlı, sivil, engelli, iyi, kötü en iyi ihtimalle binlerce insan ölecektir. savaşı şirinleştirmek yerine savaşı en son seçenek (bu klişe haline gelen anlamıyla değil gerçekten en son yol) olarak düşünmek gerekir.

    fakat devamlı olarak siyasi/askeri kriz ve sömürü üzerinden ilerleyen kapitalizm için tabii ki "savaş karşıtlığı" kabul edilebilir bir şey olmadığı için; savaşı kendi çarpık burjuva ahlaklarına göre yontmaya çalışırlar. böylece sadece kendi çıkarlarını gözetmek için ortaya zorla çıkarttıkları, temel olarak yoksul sınıfların birbirlerini imha ettikleri savaşlara "kutsal, zaruri, ahlaklı, onurlu, adil" bir etiket yapıştırırlar. fakat gerçekte olan şey ise hala sabittir. savaş insanlığın rafa kaldırılmasıdır, insanların başkalarının çıkarları için birbirini öldürmesinin "iyi veya kötü"/"yasal veya yasadışı" biçimi olmaz.