şükela:  tümü | bugün
  • japonca: japon balığı

    yani biz öyle diyoruz. yoksa adamlar durduk yere süs balığını niye uluslarıyla bir adlandırsınlar. balinaya ad verirler, ne bileyim köpek balığına verirler de süs balığı yani...
  • japonca'da japon balığı.

    kanjisi, altın ve balık kanjilerinin birleşimi ile oluştuğundan; muhtemelen, japonca'da "altın balığı" gibi bir karşılığı var. aynı balığın bizdeki adı japon balığı olduğundan, böyle çevriliyor. zaten ingilizce karşılığı da "goldfish".
  • edmund yeo'nun yönettiği 2009 yapımı kısa film. öncelikle şunu söyleyim bu ekranı ikiye bölme olayı nedir tanrı aşkına. tamam farklılık yapıcaksınız , dünyası bölünen iki insan vs vs metaforlar çoğaltılabilir. 24 dakikalık kısa film beyninizi 3 saatlik film kadar yoruyor o 20 dakika içinde. evet arkadaşlar kadraj ikiye bölük ve ikisinde farklı şeyler gösteriliyor ( bir kısmında ) sonra daha yakın kadrajlarla biraz toparlanmış. genel olarak kadraj seçimi olsun kompozisyonu olsun ışık kullanımı olsun son derece başarılı . oyunculuklarda benim nazarımda en az 10 üzerinden 7 alır. ama o kadar işte ağızda tat bırakmıyor. ya da bırakıyor bilmiyorum.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    adam karısının ölümüyle bu kızla yaşadığı hatıraları da gömmüş oluyor. kızda ondan kalan son hatıra aldığı 10,000 yeni sokak müzisyenlerine yedirip güzel bir şarkı eşliğinde abimizi sonsuzluğa uğurluyor. arada kalmış , bunaltıcı ve depresyonlu bir aşk üçgeni. ayrıca güzel ablam bir ayak fetişi olarak adam sana 10,000 yen verip sadece parmaklarını çekip gidicekti niye kaçırtıyorsun bu şansı bize akfjsjjaj herif koşarak kaçtı ya lan ahjdjsjsh
  • kingyo başından sonuna dek split screen tekniği kullanılarak çekilmiş bir film. esasen bu teknik, 1959 yapımı (bkz: pillow talk), 1968 yapımı (bkz: the thomas crown affair), 2002 yapımı (bkz: the rules of attraction) gibi pek çok filmde daha önceden kullanılmış ancak kingyo'daki gibi filmin başından sonuna dek kullanılmamıştır.

    film, japon balıkları sahnesiyle açıldığında, film kısa olup adı da kingyo (japon balığı) olunca sonuna dek split screen'de bir kenarda hep japon balıkları gösterilecek diye düşünmüştüm. sanırım yönetmen bu tekniği kullanarak aynı ortamdaki iki insanın birbirlerine ne kadar uzak olabileceklerini anlatmayı amaçlamış. ne yalan söyleyeyim aynı planda iki insanı split screen yapıp vermek bana çok yavan geldi açıkçası. şahsıma ait, ekranın bir tarafında sürekli japon balıklarını vermek gibi saçma bir fikir bile daha yaratıcı diye düşündüm filmin sonunda.

    filmin senaryosu yasunari kawabata'ya ait "kanaryalar" isimli kısa bir öyküden uyarlanmış. öyküde aslında japon balıkları yerine kanaryalar var ama yeo, japon kültürüyle olan bağını ve yakın çekimde daha etkileyici gözükmeleri sebebiyle kanarya yerine japon balıklarını kullanmayı tercih etmiş filmde. amacın japon kültürünü yansıtmaksa neden koi fish kullanmadın bre yeo dedim içimden.

    koi demişken film hakkında okuduğum yorumlardan birinde bahsedilen yazar kuniko mukoda'ya ait "mr. carp" isimli kısa bir hikayeye değinmeden geçemeyeceğim. bu öykü filmin senaryosuyla epey benzerlik taşımakta. evli bir adamla ilişki yaşayan bir kadını konu alan mr. carp öyküsünde kadın ilişkisini sonlandırdığı eski sevgilisine koi balığı hediye etmekteymiş. öyküde balıkla, adamda uyanan suçluluk duygusunun sembolize edilmekte olduğu ifade edilmiş. bkz öyküyü ben okumadım. bu eleştiriyi yapanın yalancısıyım. ama zavallı mukoda-san'dan esinlenilip de ismi zikredilmediyse eğer, ulu samurayların aziz ruhları böyle bir intihalcilik karşısında yeo'yu lanetlerler umarım.
  • güzel bir kısa filmdir.

    --- spoiler ---

    japon balıklarının ilişki hatıraları temsili; adamın eşinin, kendisini aldatan eş ile genç kızın "hatıralarının koruyucusu" olması ve ilişkideki bütün tarafların bağlantılarının somutlaştırıldığı sinema dili.. özetle her şeyini beğendim.
    --- spoiler ---