şükela:  tümü | bugün
  • evcil hayvanlar arasında kedi neyse, kiraz da onun bitkiler alemindeki karşılığıdır. yemesine, lezzetine falan sözüm yok; ancak bazı yörelerde bu bitkiyi yetiştirip büyütmek büyük bir sabır imtihanı gibi.. ekersiniz yerini beğenmez, binbir emek verip uğraşırsınız; iki üç yaprak çıkarır ama o yaprakları 24 saat içinde doküp size kocaman bir nah yapar. hadi fidan tuttu diyelim. ondan sonra da meyve almanız tamamen ağacın keyfine kalmıştır. eşşek kadar ağaç olur, çiçek açar ama üzerinde bir tane numunelik meyve bile bulamazsınız. halbuki onun beş metre yanındaki bir sürü yapmıştır. ilacı az atarsanız meyve tutmaz, çok atarsanız yanar. yağmur yağmaz kavrulur, fazla yağar kurtlanır...

    büyük kiraz ağaçlarının da sağı solu hiç belli olmaz. kırk senelik ulu ağaç, sonbaharda yaprağını döktükten sonra, baharda hiç açmaz, kuruyuverir. göt gibi kalırsınız. ulan biz mi beceremiyoruz derken, az ötede bursa tarım müdürlüğü'nün bahçesinde kurumuş fidanlar size ip ucunu verir. olmayacağı varsa olmaz işte.

    bu mereti toplamak da başa beladır. ağaçtan tek tek toplarsınız. çok bereketsizdir. bir saat toplamak için tırmalar durursunuz, hala toplanan kiraz sepetin dibindedir. o sepet dolmak bilmez. parmaklarınız bir süre sonra ağrımaya başlar. kolunuza kramplar girer. erkekliğe bok sürdürmeyelim diye ağaç tepesinde fazla takılmak faciadır. gunlerce adamı robot gibi dolaştırır. otuzbir bilem çekemezsiniz.* ayrıca kirazı toplarken sapıyla beraber koparmak gerekiyor. sapsız kirazın hiçbir ekonomik değeri kalmadığı gibi, dalda kalan o parça nedeniyle bir dahaki sene orası kiraz da yapmıyor. yapsa şaşardım zaten..

    velhasıl kiraz, dalında seyretmesi, yemesi ve çağrışımı güzel bir meyve ama kahrını çeken bilir. söyleyen doğru laf etmiş: kiraz nazdır..
  • hemen hemen herkesin küçüklüğünde kulaklarının iki yanından sallandırıp küpe yapmış olduğu yaz meyvesi..
  • çok yiyince osurtturan meyve (en azından beni). bi gece abimler balkondan izlettirtmişleri tv'yi, ceza olaraktan.
  • migrosta 3x5 cm kutularda o kadar sapları çıkarılmış ve nizami dizilmiş olarak ve o kadar kilosu 30 tl'den satıyorlar ki, almak çok önemli bir karar gibi geldi, kendimi hazır hissedemedim.
  • bilimsel adı cerasus avium'dur bu meyvanın. türkçedeki karşılığı "kuş kirazı"dır. gülgiller familyasına bağlı çok yıllık ve ağaç formunda bi bitkidir. anavatanı kuzey anadolu ve güney kafkasya'dır. adını giresun ilimizden alır. milattan önce 64 yılında romalı komutan lucullus tarafından roma'ya götürüldüğü ve burdan da dünyaya yayıldığı bilinmektedir. minicik bi meyva olmasına rağmen hemen herşeyinden yararlanılır, misal kökleri, kerestesi, kabuğu, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları.
  • kurt korkusundan yiyemediğim meyve.
    yediğim nadir zamanlarda da heyecandan mide bulantısı yapıyor.
    (bkz: platonik aşk)
  • senelerce uğraştım.. yeri geldi bir fidan için 50 kilometre yol gittim durumunu görmek için.. ama kiraz hep yendi beni. yenmek ne kelime madara etti. (bkz: #7813215)

    hani sevdiğin şeyin üzerine titrersin ya. ama bazan o oralı bile değildir. aynen böyle oluyor. kiraz hayatın kendisi gibi dalgasını geçiyor, kalbin un ufak olur ya.. aynen öyle.

    bir kirezim olsun mantığıyla çıktım yola, on sene oluyordur.. ve en son geçen sene ektiğim kiraz fidanı da bu bahar yeşermedi. yanına eşantiyon olsun diye diktiğim ayvalar, narlar koca ağaç oldu dalları çekmiyor... yahu malta eriği bile üç beş tane yapmış bu sene utan be...

    ulan kiraz.. bitki gibi soymuk borularını sikeyim senin. stomaların açılmasın, yaprakların kavrulsun.. bıraktım artık seni. bu yaz 50 kuruş olsan da bi tane bile yemeyeceğim. protesto ediyorum, yemiyorum.

    nasıl bir genetik koddur nasıl kriptodur çözemedim. bursa da dağın arkasında keleste orhanelide oluyor, mis gibi alüvyonlu havadar yerde tutmuyor. konyada bozkırın ortasında oluyor, akdeniz de kayıp. manisada bir var bir yok. hadi nemli yerde yaşamıyor diyelim. ulan bunun anavatanı giresun.. derdin ne senin. derdin ne?
  • makbul olanı kesinlikle kurtlu olanıdır. gidip de tek tek kurtluları seçin demiyorum elbette ama düzenli olarak alışveriş yaptığınız yerden aldığınız kirazda hiç kurt görülmüyorsa oradan alışverişi kesin zira o kiraz olabilecek en üst seviyede ilaçlı ve kanserojen demektir. "ıyy yediğim kirazdam kurt çıktı" falan gibi çocukça şeyleri bırakın ve bilin ki dünyada kendi vücuduna ihanet ederek beslenen tek canlı biz insanlarız.

    fareden yılana, böcekten kurta hiçbir hayvan tutup da ağır kanserojen ilaç boca edilmiş tarlada olmaz. onlar bile canının kıymetini bilir. o ağır ilaçların tek farkı diğer canlıları çok daha kısa sürede öldürürken insanlara etkisi direkt ölüm şeklinde olmaz ve uzun vadede başta kanser olmak üzere hastalıklara yol açar.

    ülkemizdeki kanserojen tarım ilacı mafyasının gönüllü temsilcileri ve onların kucağında oturan şerefsizler üç beş kuruş fazla kazanmak için hepimizin sağlığını hiçe sayıyor. yapmayın, ne yediğinizi bilin. hormondan şişe şişe ceviz boyutuna gelen kıpkırmızı renkli üzerinde hiç pürüz olmayan kirazlara mümkünse elinizi dahi sürmeyin. üreticiler işin kolayını hormon, gdolu tohum ve ağır kanserojen içeren ilaçlarda buluyor. ben gücüm yettikçe bunları yazacağım, uygulamak size kalmış.
  • hacı abi şimdi annemler siteye gelen sütçüden süt alır, yoğurt yapıyorlar, o yoğurdu sonra süzme yoğurt yapıyorlar, cacık yapıyorlar, ayran yapıyorlar. neyse, uludağ'ın bağlı köyü'nden geliyor adam. geçen sefer kiraz da var abla vereyim mi demiş. bizimkiler de ver demiş. ya anasını satayım. böyle bir kiraz yok. böyle bir olay yok. bu kirazın nasıl bu kadar güzel olması diye başlıklar açılır namına. bahar geldiğinde birden göze daha güzel gelen kız arkadaştan bile daha güzel.
  • ömrünün sonuna kadar sadece 1 meyve yeme hakkın var deseler hiç düşünmeden seçeceğim meyvedir. gerçi kim beni neden ömrünün sonuna kadar bir meyve yemeye mecbur etsin ama işte böyle düşüncelerim var benim. mesela ömrümün sonuna kadar sadece bir şarkıcı dinlemek zorunda kalırsam da michael jackson'i seçerim.tabi bu entrinin kimseye faydası olmadığının biliyorum ve sonuna gelip bitiriyorum.