şükela:  tümü | bugün soru sor
  • “kırık kalp sendromu” olarak adlandırılan strese bağlı kardiyomiyopati, genellikle duygusal veya fiziksel gerginlik nedeniyle ortaya çıkıyor. bu rahatsızlık daha çok* kadınları etkiliyormuş, nedense...

    http://www.realage.com.tr/…haberdetay.asp?hid=25606
  • yoğun stres ve üzüntü yaşamış insanların kalbinde görülen bir rahatsızlık türü. kalp, normal boyutundan ve şeklinden çıkar. bir tarafı, pompalama kabiliyetini yitirecek derecede büyür ve kalp kısmen l harfi şeklini almaya başlar. bu gibi şikayetlerle doktora giden hastaların genelinde, "bir yakınımı kaybettim", "son dönemde ağır bir travma yaşadım" türü şikayetler de var olduğundan, ve bir de kalbin rahatsızlık sırasında aldığı şekilden ötürü, bu sendrom kırık kalp adını almıştır. sanıyorum kimi durumlarda, ruh sağlığı toparlandığında ya da stres ortadan kalktığında, kalp eski durumuna dönebilmektedir. bir de sendrom sırasında hastalar doktora bakıp rahatlıkla "that's not the shape of my heart" diyebilirler. geçmiş olsun.
  • semptomları nedeniyle kalp krizi geçirdiğimi düşünürken, kalp ve aritmi hastanesi doktorları tarafından bana konan teşhis. feminen bi' rahatsızlık olması kalbimi ayrıca kırdı, nah iyileşir bu kalp mınıskim.
  • çözümü mastürbasyon. inanmıyorsanız, böyle bi' sorunu olan varsa eğer denesin, sonra da gelip teşekkür etsin. ama önce bi' banyosunu falan yapsın da öyle gelsin. kişisel bi' ricam bu.
  • men's health dergisi tarafından evlat acısından sonraki en büyük acı olarak nitelendirilen acı. en uzunu 6 ay sürse de o 6 ay boyunca süründürür.
  • takotsubo kardiyomiyopatisi ya da geçici apikal balonlaşma sendromu da denilebiliyor. strese bağlı olarak ortaya çıkan kardiyomiyopatidir. kalp kasında, ani, geçici bir zayıflama olur. tetikleyicisi, sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılma olabilir.

    genellikle kırık kalp sendromlu bir insandaki tipik belirti ani bir kalp yetmezliği başlangıcı oluyor.
  • bugün bu hastalıkla ilgili bir yazı okudum ,ciddi ciddi varmış böyle bir hastalık. ben seneler önce belirtilerini göstermiş doktora gitmiştim beni gaz sıkışması var diye geri göndermişlerdi. vay arkadaş ben kırık kalp sendromu yaşıyormuşum da gaz sıkışması diye kandırmışlar beni.
  • ayşe b.kaban'ın ilk romanı piyasaya nisan 2014'te çıktı...

    sinopsis diyor ki :

    iris… sinopsis.

    iris aysan otuzlu yaşlarının başında leonard cohen eşliğinde yedinci evlilik yıldönümünü kutlarken şaşkın bir mutluluk içerisindeydi. sekiz yıldır beraber olduğu, pek çok defa aldatıldığı eşi tarafından hazırlanan bu sürpriz kutlama ile yeniden aşkla dolu bir başlangıç yaptıklarını düşünüyordu. içinde, eşi semih’e dair haksız sayılmayacak bir şüphe vardı lakin aşıktı ve bilirsiniz aşkın aldatıcı gülümsemesi en katı yürekleri dahi yumuşatabilirdi. iris için de öyle oldu. çok da uzun sayılmayacak bir süre sonra semih’in tüm söz vermelerine rağmen aldatıldığını; hem de en olmayacak, en olmaması gereken yerde; kendi yatağında, kocasını bir başka kadınla yakalayıverdi.

    iris, daha ilk tanıştıkları zamandan beri semih’in bu yönünü iyi biliyordu. adamın kendisinden önceki ilişkilerinden tutun, flört ettikleri zamanlarda kırdığı cevizleri sayın, evlilikleri süresince yediği haltlara gelin. iris, her seferinde semih’le kalmak için kendisini kandırdı ve her seferinde bunun kendi hatası olduğunu düşündü.

    kendi hatası… belki de irisi’in deyişi ile söylemeli, “leman’ın laneti,” idi bu yaşadıkları. leman’ın kocasını da iris yıllar önce ayartmamış mıydı? bir başka kadın, nasıl onun yüzünden hayal kırıklığı yaşayıp, kalp ağrısı çekmiş, göz yaşları dökmüşse şimdi aynı şeyleri başka kadınlar kendisi için yapıyordu.. ister karma felsefesi deyin ister atasözlerine sığının. iris, o zamanlar böyle düşünüyordu işte; gün geliyor, keser de sap da dönüyor hesap kesiliyordu.

    ama o son olay!

    her şeye göğüs gerip gerçekten olgunlaştıklarına, büyüdüklerine, evliliğin ne demek olduğunu anladıklarına olan inancı öylesine güçlüydü ki, o son aldatma ile iris, artık son noktayı koyma cesaretini elde etti. boşanacaktı!

    boşanıp, çekip gitmek… kendine yeni bir hayat kurabilmek, geçmişin izlerinden silkelenmek… söylemesi, kitaplarda okuması, filmlerde izlemesi kolay gelin görün ki, gerçek hayatta ne mümkün! anımsamak olduğu sürece unutmak ne mümkün!

    yapılan araştırmalara göre, insanı stresin en üst seviyesine çıkaran, depresyonun dibini gösteren en mühim olaylar sıralamasında birinci sırayı eşin ölümü, ikinci sırayı ise aldatılma olayının aldığına işaret ediyor. iris de bu ruh hali içinde. ( ona sorarsanız, semih’in kendisini aldatıp, bir başka kadınla beraber olmasından ziyade ölmesini tercih eder.)

    hayatını alt üst eden bu depresyondan kurtulmak için bir tavsiye üzerine yazmaya başlıyor. önce günlük tutmaya karar verse de hemen ardından bir blog oluşturup sanal bir dünya yaratıyor kendine. adı ‘kırık kalp sendromu’ işler, kısa süre içerisinde hiç tahmin etmediği bir hal alıyor. bir anda kendisi gibi aldatılan, acı çeken, hayata küsen onlarca insandan mesajlar yağıyor.

    iris, varlıklı bir ailenin kızı olmasına rağmen izmir bostanlı’da kendisine ait dünyanın dört bir tarafından getirttiği özel tasarım ürünler satan bir dükkân işletiyor. gündüzleri burada vakit geçiriyor, akşam oldu mu koşarak eve gidip, kırık kalp sendromu üyeleri ile dertleşiyor. bu arada boşanmaya ayak direyen semih ile cebelleşiyor.

    bir gece blog takipçilerinden biri herkesin düşündüğü ama kimsenin dillendirmeye cesaret edemediği soruyu soruveriyor; “ne yapacağız?”

    blog üyelerinden; aslı, güldenay, yasemin, rauf, ilkin, nur ve büyük sürpriz leman ile beraber müthiş bir oyunun içerisine giriyorlar. bir çeşit intikam kulübü!

    her birinin ayrı aldatılma hikâyeleri var. her biri bambaşka yerlerden gelmiş insanlar, hayat görüşleri, sosyo-ekonomik dünyaları farklı, hayalleri, yaşamları, zevkleri apayrı ama aynı acının içindeler; bir başkası uğruna terk edilmiş olmak. uğradıkları haksızlıkların bir nebze de olsa karşılığını alabilme isteği.

    her ne kadar intikam, soğuk yenen bir yemek olsa da özellikle kadınlar servisi sıcak yapmak isterler. aşk, dünyanın en güçlü duygusudur. ve sevgili dexter’ın dediği gibi, “insan için korkudan ve aşktan daha güçlü bir duygu yoktur. bu ikisi insana olağanüstü şeyler yaptırabilir.”

    kitap idefixe'de satışta : [http://www.idefix.com/…asp?sid=q51cndlbfk6kw7x2no4d http://www.idefix.com/…asp?sid=q51cndlbfk6kw7x2no4d]