şükela:  tümü | bugün
  • baş edit: (bkz: üvey babasının istismarına uğrayan çocuk)

    önemli bilgilendirmeler: gerekli detayları aldım ancak yargı sürecine olumsuz etki yapmaması için paylaşamıyorum.

    nişanlı eşin twitter hesabından yaptığı açıklamayı aynen aktarıyorum.

    "dikkat!! olayın vehametini bi nebze daha izah edebilmek için bu floodda, daha önce atlanmış detayları açıklamak istiyorum. 1) nişanlım kızının öz annesiyle boşandıktan sonra, öz annenin bu adamla evlenmesi ve adamın geçmişini öğrenmesiyle, iki yıl önce velayet davası açmış zaten

    o dönemde ben hayatında yoktum. tanışmıyorduk bile. 2) üvey babaya ait ceza davası olduğunu, şahsın tacizle ilgili dosyasını, tanık beyanlarını ve uzman pedagog raporunu da velayet davasında sunmuş.

    buna rağmen velayet anneye verilmiş. daha sonra nişanlım karara itiraz edip temyize taşımış. ve dipnot; şuan istinafta olan dosyaya henüz mahkeme tarafından bilirkişi ataması dahi yapılmadı.

    3) babasıyla geçirdiği her hafta sonunda, görüş saati bitiminde çığlık çığlığa ağlayan, bağırmaktan sesi kısılan, "nolur beni vermeyin anneme, o tarafa gitmek istemiyorum" diye bağıran bir çocuktan bahsediyoruz. ve bu çocuk henüz 4,5 yaşında!!

    + hatta bu kan donduran sahnelerden en sonuncusu geçen ay karakolda yaşandı. polislerin önünde "nolur beni vermeyin onlara" diye çığlık çığlığa ağlamasına rağmen, "baba beni kurtar" diye babasının boynuna sımsıkı sarılıp yalvarırken zorla babasından çekip koparıldı ve annesine +

    + teslim edildi. keşke o gece orda bulunan vicdan sahibi bir polis memuru çıkıp şahitlik etse ve bize inansanız.. 4) benim de bir kızım var. altı yaşında. anneliğin ne olduğunu ve bir çocuğun annesinden koparılma ihtimalinin dahi ne denli korkunç olacağını çok iyi biliyorum

    + nişanlımla tanıştığımız dönemde bana kızı için devam eden velayet davası olduğunu söylediğinde ona ilk sorduğum soru bu çabasının hangi gerekçeye dayandığıydı. nefsani bir hırsla ya da inat uğruna bunu yapmasına başta ben izin vermezdim. çünkü ben de bi anneyim.

    + hep hukuktan, devletten, adaletten bekledik çareyi. elbet görecekler, elbet duyacaklar dedik. karakolda son yaşanan olaydan sonra bi kez daha bimer'e, cimer'e, adalet bakanlığı'na şikayette bulunduk ve her dilekçeyi "kızımızın can güvenliğinden endişeliyiz, nolur yardım edin" +

    diye noktaladık. ama görmediler, duymadılar, duyuramadık.. yapamadık işte yetmedi gücümüz.. bu yaşanan son olayda herşeyi ama herşeyi göze aldık. tek istediğimiz kızımızı koruyabilmekti. ama olmadı işte, kollarımızdan bi kez daha koparılıp alınacak.. dayanılmıyor..

    bizim yanımızdaki 11.günü ve hala aynı soruyu soruyor "beni öbür tarafa vermiceksiniz demi? sonsuza kadar burda kalcam anne demi?" yapmayın ya nolur yapmayın ya nolur ya nolur, azıcık acıyın ya birazcık nolur

    hani sosyal hizmetlerden gelen görevliler izin vermişti bizde kalmasına, neden ya neden?! anlayamıyorum, yetmiyor aklım, sabrım yetmiyor 5) üvey baba dün nişanlımı özel numaradan arayıp "kızına şunu şunu yaptım daha da şunu şunu yapıcam sen de izleyeceksin" diyor +

    biz alel acele karakola gidip şikayetçi oluyoruz, polis memuru "arayıp ismim soyismim şu, ben şu kişiyim dedi mi nasıl emin oluyorsunuz, bundan bişey çıkmaz" diyor, ekran görüntüsünü teslim edip çağrı kaydının bulunmasını istedik. ama neye yarar.. yorulduk, her kapının yüzümüze +

    kapanmasından yorulduk.. nasıl koruyacaksınız kızımızı bu adamdan nasıl?! kim verecek bu günlerin, gecelerin hesabını ona kim verecek?!
    ben bu yaşananları nasıl unutturacağımı düşünürken bide sosyal hizmetlere gitmesini, orda geçireceği günleri neyle sarayım ya neyle nasıl ya

    ve twitleri atmaya başladığımız ilk gün bizi mesaj yağmuruna tutan komisyon avukatları, dernek üyeleri, federasyon başkanları nerdeler bilmiyoruz, aradığımızda ulaşamıyoruz.. yorulduk, ama gidilecek çok yolumuz var.. nolur sesimizi duyurmamıza yardım edin nolur!!!!

    (tweet floodu devam ediyor.)"

    üst edit: nişanlı hanımın bilgilendirme yaptığı twitter hesabı burada. başlığın gündemde kalması rica ediliyor. sözlük göreve.

    küçük kızımızın adını paylaşmama sebebimiz, veli olması gereken ailenin yani öz baba ve üvey annenin kararıdır. magazinleştirilmekten haklı olarak çekince söz konusudur.

    nişanlı hanımla iletişim halindeyiz. gerekli güncellemeler yapılacak.

    inanamıyorum.

    iyi niyetli kaldık, morallerimizi yüksek tuttuk ancak kırıkkale aile mahkemesinden cinayet gibi bir karar çıktı. evet, cinayet gibi. bugün, dört buçuk yaşındaki kız çocuğunun nişanlı hanım ve öz babadan alınıp sosyal hizmetlere verilmesi kararı alındı. çocuk için istenen koruma kararını uzattıkça uzatan mahkeme, çocuğu sosyal hizmetlere mahkûm etti.

    dört buçuk yaşındaki bir çocuğun geleceğini silip atmak bu kadar kolay mı? alttaki bir yazarın da dediği gibi, artık bu ülkede sığınılacak son şey adalet. madem öz anneden alıyorsun, öz baba dururken neden sosyal hizmetlere mahkûm ediyorsun? yazıklar olsun! yemin ederim ki bu skandal kararlara alışmayacağım!

    tweet 1

    tweet 2

    "gelişme: 13 mayıs pazartesi az önce avukatımız adliyedeydi, yasal prosedürlerin uygulanması gerektiği ve pedegog raporunun bugün de yetişmeyeceği bilgisi verildi.

    tam 8 gündür kızımız için koruma kararı bekliyoruz, erteledikçe ertelendi ve biz bugün aleni şekilde tehdit edildik!! lütfen sesimizi duyun artık!!!!!!!!!!!

    14.05.2019 salı çıkan karar çocuğumuzun bizden alınıp sosyal hizmetlere verilmesi oldu!!! çocuğumuz bizimle kalmak istediğini defalarca ifade etmesine rağmen!!"
  • yukarda kalması gereken bir konu...
  • dinciler yargic oldugu sürece filifotacilar yatirilmayacak. devran dönünce yatirip dikerler hic merak etmeyin.
  • başlık gündemde kalmalı, nedense bu ülkenin içinde bulunan insanlar beni hiç şaşırtmıyor.
  • bu ülkede sığınılacak en son şey adalet...

    lütfen herkes başlığın yukarılarda kalması için birşeyler yapsın
  • bir yardım çığlığını daha boğdular. konuşacak daha önemli bir şeyimiz olamaz.
  • normalde tımarhanede olması gereken insanlar bu ülkede yönetici, yargıç, hakim oluyor. yukarı!
  • çocuğun öz babası dururken neden sosyal hizmetlere verildiğini çözemediğim karar.

    çocuk zaten travma geçirmiş bunun üzerine ailesinden ayırıp tanımadığı insanlarla yaşamaya zorlamak nasıl bi vicdansızlıktır? bu kararları verenler bu işlerde uzman mı acaba yoksa birilerinin tanıdığı olup da mı gelmişler? küçücük bir çocuğun hayatı söz konusu.
  • istismar edilen 5 yaşında dahi olmayan minicik bir çocuğu sosyal hizmetlere teslim etmek üstelik babası ve babasının evinde kendine güvende hissettiği bir kadın dahi varken akıl alır gibi değil gerçekten. adalet bu mu? bu çocuğun psikolojisinin hiç mi kıymeti yok. ayrıca bu çocuğu doğurup bu istismara maruz kalmasına da sebep olan anne diye geçinen kadına da laflar hazırladım ama o bu başlığın konusu değil.
  • ne yazsam olmuyor. ülkeyi bitirdiler, içini boşalttılar. bu çocukların suçu ne şimdi?