şükela:  tümü | bugün
  • bükülme ya da yön değiştirme.
    (bkz: kırılmak)
  • batlamyus, dioptrik (kırılma) konusuyla da ilgilenmiş ve ışığın bir ortamdan diğerine geçerken yoğunluk farkından dolayı yön değiştirmesinin nedenini araştırmıştır. bu araştırmanın sonucunda, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışının, normal'a yaklaşarak ve çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışının ise normal'den uzaklaşarak kırıldığını ve kırılma miktarının yoğunluk farkına bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

    nitekim onun bu konuyu ele alırken benimsediği bazı prensiplerden bunu açıkça görmek olanaklıdır:
    1. görsel ışın az yoğundan çok yoğuna veya çok yoğundan az yoğuna geçtiğinde kırılır.
    2. görsel ışın doğrusal olarak yayılır ve farklı yoğunluktaki iki ortamı birbirinden ayıran sınırda yön değiştirir.
    3. gelme ve kırılma açıları eşit değildir; fakat aralarında niceliksel bir ilişki vardır.
    4. görüntü, gözden çıkan ışının devamında ortaya çıkar.

    batlamyus ortam farklılıklarından dolayı ışığın uğradığı değişimleri, aynı zamanda kırılma kanununu da içerecek şekilde deneysel olarak göstermeye çalışmış ve çeşitli ortamlardaki (havadan cama, havadan suya ve sudan cama) kırılma derecelerini gösteren kırılma cetvelleri hazırlamıştır. ancak verdiği değerler küçük açılar dışında tutarlı olmadığı için kırılma kanununu elde edememiştir.
  • (bkz: yansıma)
  • sosyal bilimler camiasında pek çok akademisyenin, fikir erbabının, konuyla ilgili kişilerin kullanmayı tercih ettikleri, kullanmaktan delice ve esrik hazlar derledikleri tabir, ifade, kavram. belirli özelliklere sahip ancak çoğunlukla da aleladeden çok az farklı tarihsel bir olay vuku buldu muydu, başlar bizimkisi bu bir kırılmayı teşkil etmektedir deyip saçmalamasına hemencecik. milat, kırılma, dönüm noktaları ve saire kavramları pek sever bu neviden şahıslar. zaten sosyal bilimci olarak yapabildiği en önemli şey onlara göre kırılma anlarını tespitten ibarettir. körfez savaşı bir kırılmadır, 11 eylül bir kırılmadır, doğu blokunun yıkılması bir kırılmadır, arap ihtilali, hamas'la el fetih arasındaki yakınlaşma bir kırılmadır, türkiye'nin ortadoğu'daki stratejisi bir kırılmadır, 30 yaş bir kırılmadır, bilmem ne psikolojik bir sınırdır...
  • gürcü-laz-hemşin halk danslarında coşup nara atarken aynı esnada geriye doğru gerinme anı.

    en kaliteli "kırılma" bizim ora düğünlerinde gizlice kafayı çekmiş gençlerin kızları etkilemek için horonda en yüksek tempoya ulaştıkları sırada sergilenir. adeta afrika yerlilerinin belgesellere konu olan erkeklik oyunları gibi.
    http://www.youtube.com/…xbdos2u7uo8&feature=related 1:14den sonra ard arda 3-4 kez yapılan hareket. daha iyi görüntü bulunabilir belki.
  • refraktometre ile ölçülür.
  • bir şerafettin kaya şiiri.

    "ömrümü kuşlara döktüm.
    döküldüm çatısından hayatın

    çıplak sözler akıttım, kısa öfkeler
    yalnızlıkların kırılan yüzlerinden
    kayarak geldim...
    aklınıza çarparak çoğalan yalnızlığın
    kalbine dokundum...
    gördüm;
    ayrılıklarda gezinen gözleriniz
    yırtık ayaklarımdan başka
    her şeye kör...
    yeter buraya kadar;
    işte burada durun
    ağzı kalabalık söz yalnızlıkları
    müsaade edin
    kendi yatağında aşka ağlayan ırmak
    oyar yatağını
    siz söylemeseniz de türküsünü.

    sen kalbime dil uzatan;
    galiba gözlerine bakarken
    dalgınlığımdan,
    unutmuşum kapatmayı kalbimi...

    bundan böyle yarayım
    bütün ayrılıklara

    hadi kuşlarla sevişin..."
  • yabancılaşma, düşüş, parçalanma, bütünlüğün bozulması, ve ardından ölüm.