şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kirisiklik)
  • pek çok şeyi içinde barındıran. mesela karma, mesela tutti frutti.
  • ütünün icadıyla birlikte, ayıp gibi terbiyesizlik gibi kabul gören sıfat.

    kravat kadar olmasa da, gereksiz icatlardan birisi olan ütü, dün gece, 15 aydan sonra tekrar çalıştırıldığında kimlik problemi yaşayan metal yığınından fazlası değildi. pes haftası nedeniyle, yanımda kalan arkadaşım gecenin köründe, ertesi gün giyeceği kırışık gömleği ütülerken, içine düştüğü çaresizliğe bakakaldım.

    kırışık gibi bir kavramı ortaya çıkaran insan, bunun bedelini yine kendisi ödüyordu. ertesi gün işe kırışık bir gömlekle gitmek zaten krizde olan bankacılık sektöründe bir de saygı sorununu ortaya çıkaracağından, kafası güzel ama peste yenilerek geceyi kötü kapatmış arkadaşım, oturup ütü yapıyordu.

    "vay mınakorsle" diye isyan ettim. seçmiş olduğu meslek, hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirebilirdi. geçen ay, kol düğmesine para verdiğini gözlerimle gördüğümde bir hafta kendime gelememiştim. kemeri-ayakkabılarını tamamlarken, ilk gençliğinde anarşi eğilimi gösteren, en yakın arkadaşım jilet gibi gömlek ütülüyordu.

    kırışık olmak 21. yüzyılda çok büyük problemdi.
  • deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım.