• diyarbakır’ın güneybatısında yer alan ve zamanında kırk evliyanın dağdaki mağaralardan birine girip bir daha çıkmadıkları rivayet edilen dağdır.yine rivayete göre bu evliyalar halen insanların arasında yaşmaktadırlar ve perşembe akşamları toplanıp birer beyaz güvercin halinde mağaraya girerler ve bir ateş yakarlarmış,sabaha kadar ibadet edip cuma namazını kılıp tekrar dağılırlarmış.halen burayı ziyaret eden halk mağaradaki sudan içip dilek diler adak adar.yine yakın zamanda şöyle bir olay rivayet edilir:diyarbakır’da yaşayan varlıklı süryani ailelerden birinin çocuğu olmadığı için kırklar ziyaretine gidip dilekte bulunmuşlar.bir süre sonra çiftin suzi (suzan) adında kızları olur.annesi kızını her doğum gününde ziyarete götürür bir kurban kestirirmiş.bir süre sonra suzi ile müslüman komşuları adil arasında büyük bir aşk başlar.suzi yine bir doğum gününde hizmetlileriyle birlikte kırklar ziyaretine gider ve kurban kesilme telaşından faydalanıp, gizlice dağa gelmiş olan adil ile buluşur ve beraber olurlar.rivayet odur ki ziyaret suzi’yi çarpar ve geri dönüş yolunda on gözlü köprüden dicle nehrine düşer ve ölür adil ise aklını yitirir.halk arasında şöyle bir türkü halen söylenmektedir:

    kırklardağı’nın yüzü
    karanlık sardı düzü
    ben öleydim suzan suzi
    ziyaret çarptı bizi

    köprüaltı kapkara
    anne gel beni ara
    saçlarım kumlara batmış
    tarak getir de tara

    köprünün orta gözü
    sular apardı düzü
    ben öleydim suzan suzi
    dicle ayırdı bizi.
  • kent alanı ve doğal varlıkların metalaştırılması sürecinden nasibini alan dağ. bugünlerde ise, hem sermaye, siyasal iktidar ve bölgenin siyasi elitleri arasındaki grift ilişkiler hem de başka bir dünya mümkün diyenlerin direnişi açısından ilginç gelişmeler yaşanıyor .

    kırklar dağı’na dikilen devasa konutlar, sermayedarların hem yereldeki kürt siyasetçiler hem de merkezi iktidarla kurduğu ilişkilerle sağladığı rant sayesinde inşa edilmişti. geçtiğimiz günlerde fıratnews bu ilişkilerin kaba bir dökümünü sunmaya çalıştı. kırklar’ın bu şekilde talana açılmasına gelen tepkilerin ise -eksik bir tabirle- “temkinli” kaldığını söylemek mümkün. yine de bu cılız tepkiler konuyu hem dtk’nın hem hdp’nin gündemine getirdiğinde önce belediyeden yeni yapılaşmaya izin verilmeyeceği, daha sonra ise yapılan konutların yıkılacağı duyuruldu.

    bûka baranê ekolojik yaşam kolektifi ise örgütlenme aşamasında olan amed ekoloji meclisi’nde kırklar dağı konakları’nı yıkmak yerine, dönüştürmeyi tartışmaya açtı. kolektifin önerisi hem harcanacak hammadde ve işgücünün dolayısıyla yeni bir çevresel tahribatın önüne geçmeyi hedefliyor hem de dağı, dünyadaki örnekleri gibi komün usulü işletilen bir tarım alanına dönüştürmeyi hedefliyor.

    neolibaralizmin tahribatının gelir dağılımındaki uçurumu bölgede de gitgide keskinleştireceği de düşünüldüğünde, bûka baranê kolektifi’nin çağrısını tıpkı hevsel bahçeleri örneğindeki gibi kentsel alanı aynı zamanda direnişin mekânı hale getirdiği yönünde değerlendirmek mümkün. kırklar dağı’ndaki konut inşaları, siyasi elitler ile kürt burjuvazisi arasında kurulacak ortaklıklar ya da yaşanacak uzlaşmazlıkların bölgenin dönüşüm sürecinde en önemli kurucu güçlerden biri olacağını bir kez daha gösteriyor. başka her yerde olduğu gibi, geri döndürülemez bu dönüşümün bölgede de takipçisi olmak şart.