şükela:  tümü | bugün soru sor
  • muhammed miracdan inerken gokyuzunde allahın aslanı karsisina cikti; yorgundu hak askindan bilemedi, aslan nisanesini cikardi muhammed’e verdi aslan oldu orda sakin muhammede yol gorunmusken gordu bir bicare dervis evine gitti, doksanbin kelam danisti, iki gönül dost dostuna tevhid i armağan verdi. sütü elma baldan aldı.
    “cümlesine rahmet olsun” dedi
    ağladı eğiliben secde kıldı. hoşca kal sultanım dedi. kalkıp evine giderken yolun uğrattı kırklar'a vardı. kırklar makamına oturuben oldu sâkin, secdeye indirdi özün, türaplara sürdü yüzün. cebrâil getirdi üzüm hasan ile hüseyin'e anda selman hazır idi şeydullahını diledi. bir üzüm tanesi koydu. selmanın da keşkülüne kuduretten bir el geldi; ezdi engür eylediler. hatemi ol elde gördü. uğradı bir müşkül hale:
    “canım size kimler” derler
    “şahım bize kırklar derler. cümleden ulu yolumuz, eldedir küllü varımız, birimize neşter vursan bir yere akar kanımız. cümleden ulu yolumuz eldedir küllü varımız “
    "madem size kırklar derler nedendir eksik biriniz”
    “ selman şeydullah’a gitti ondandır eksik birimiz”
    selman şeydullah’tan geldi hü deyip içeri girdi muhammed esredi coştu tacı başından da düştü ol şerbetten biri içti cümlesi oldu hayran mümin müslim üryan büryan hep girdiler semaha cümlesi de el çırparak dediler
    “allah allah”
    muhammed de bile girdi kırklar ile semaha muhammed de coşa geldi tacı başından attı. çevresin kırk pare bölüp sarıldılar. kırklara muhabbet de galip oldu. yol-erkân yerin aldı muhammedi gönderdiler. hatırlar oldu sefa muhammed evine gitti. ali hakk’ı tavaf etti. hatemi önüne koydu dedi:
    “saddaksın mürteza evveli sen âhiri sen bâtını sen zâhiri sen cümle işler sana bağlı” dedi:
    “şâh-ı evliya şah hatayim vâkıf oldu”
    bu sırrın ötesine hakk’ı inandıramadı özü çürük ervaha.
  • kırklar, anadolu aleviliği'nde evreni yönettiklerine inanılan kırk kutsal uluyu simgeler. semah ise, alevilerin, ritüel dansları ve buna eşlik eden müziktir. semahlar, çok bölümlü ezgilerden oluşur. ağırdan hızlıya değişen tempoları içinde, ölçü ve makam değişiklikleri görülür. anadolu'da, iki farklı semah karakteri vardır. bunlardan birinci grup, doğu bölgelerine özgü, metrik değişimli semahlardır. kırklar semahı, bunun en güzel örneğini oluşturur. bu gruptaki semahlarla, yine bu bölgelere özgü halay karakteri arasında, müzikal özellikler bakımından, büyük benzerlikler bulunmaktadır. diğer grup ise, tonal değişimli semahlardır ki, üç bölümlü tahtacı semahları bu türün en önemli örnekleridir. semahların tipik eşlik çalgısı bağlamadır. özellikle bağlama düzeninin yaygın olarak kullanıldığı bu türde, çalgısal teknikler de oldukça gelişmiştir. sıyırtma tekniği, semah ve deyişlerde kullanılan, tipik sağ el tezene tekniğidir.
    bengi bağlama üçlüsünün güneş bahçesinden ezgiler adlı albümünde kırklar semahının altında bulunan açıklamadan yapıştırılmıştır
  • kokenini, kirklar cem'inden alan semahtir. aleviler arasinda en yaygin donulen semahtir. hz. muhammet’in, hz ali’nin ve kadin- erkek canlarin yer aldıgi 40 kisinin bulundugu kirklar meclisi’ni sembolize eder. uc zamanlidir. dua, agirlama ve yeldirme bolumlerinden olusur. genellikle cemlerde yasli canlar bu semahi donerler.
  • erzincan / tercan'lı aşık daimi'den bir semah.

    gitme durnam gitme nerden gelirsin
    sen nazlı canana benzersin durnam
    her bakışta beni mecnun edersin
    gönülde mihmana benzersin durnam

    has nenni nenni
    dost nenni nenni

    kaşlarına mim duası yazılır
    cemaline türlü benler dizilir
    seni sevmeyenler haktan üzülür
    pir balım sultan'a benzersin durnam

    has nenni nenni
    dost nenni nenni

    pir balım sultan'a benzersin durnam
    yörü de dilber yörü canana yörü
    durnam gökyüzünde pervane döner
    dertli aşıklara badeler sunar
    aşıkların senden inayet umar
    tabibe lokmana benzersin durnam
    pir balım sultan'a benzersin durnam

    allah allah allah allah
    hüdey hüdey hüdey hüdey

    bugün ben pirimi gördüm
    gelir salını salını
    selamına karşı durdum
    bağrım delini delini (hüdey)

    gel dedim yanıma geldi
    gamzesi sinemi deldi
    bir izzetli selam verdi
    aldım sevini sevini (hüdey)

    gaynadı garıştı ganım
    ezelden severdi canım
    sen benimsin bende senin
    dedim sevini sevini (allah)
    (dedim sevini sevini) (hüdey)

    gıymatın baha biçilmez
    cemalin nurdan seçilmez
    vakitsiz güller açılmaz
    derdim gülünü gülünü (hüdey)

    dedem oğlu der ağlatma
    yüreğim o de dağlatma
    varıp yadlara bağlatma
    zülfün telini telini (allah)
    (zülfün telini telini ) (hüdey)

    ayrıca (bkz: turna semahı)
  • kökenini, kırklar cemi’nden alan semahtır. aleviler ve bektaşiler arasında en yaygın semahtır. hz. muhammet’in, hz. ali’nin ve kadın- erkek canların yer aldığı 40 kişinin bulunduğu kırklar meclisi’ni sembolize eder.
    üç zamanlıdır. dua, ağırlama ve yeldirme (hızlı) bölümlerden oluşur.
    en yaygın dönülen semahtır.
    ayin-i cem sırasında, iç içe geçmiş olarak, önce ayak değiştirmeden ve yavaş yapılan "ağırlama"; ikinci ayakta hızlanmış "yeldirme"; sonunda bütün canların iştirak ettiği "kırklar" semahı icra edilir.
  • ali murtaza topal dede'nin dillendirdiği güzel semah.
    http://www.ttnetmuzik.com.tr/…m/25662/albums/347047

    dem dem dem merdan ya ali
    sensin her dertlere derman ya ali
    sensin hastalara şifa ya ali
    sensin müminlere derman ya ali

    muhammed ali'nin kıldıgı dava
    yok meydanı değil var meydanıdır
    muhammed kırklara eyledi niyaz
    ar meydanı değil er meydanıdır

    hüdey hüdey hüdey
    er meydanıdır

    kırklar sözün bir araya koydular
    erenler ölüsünü susuz yudular
    dedi gördün mü görmedik dediler
    ört elin eteğine sır meydanıdır

    hüdey hğdey hüdey
    sır meydanıdır

    vardığın yerlerde ara bulasın
    gezdiğin yerlerde makbul olasın
    sakla pirin sırrını settar olasın
    çek cevri kendini kâr meydanıdır

    hüdey hüdey hüdey
    kâr meydanıdır

    dem dem dem merdan ya ali
    sensin her dertlere derman ya ali

    dost
    ne diyeyim şu erkânda kalana
    yuf çekerler bu meydanda yalana
    üç yüz altmış altı yaka bilene
    kör meydanı değil gör meydanıdır

    hüdey hüdey hüdey gör meydanıdır

    sultan can hatayim gerçek er isen
    ali'yi sevene sadık yar isen
    hakk'ın maksuduna erem der isen
    urganı boynunda zor meydanıdır

    hüdey hüdey hüdey zor meydanıdır

    hakikat cemine vasıl olanlar
    tevella sırrına beli dediler
    hakkı ayn-el yakin bunda görenler
    ehlibeyte nur-u celi dediler

    cümle evliyanın olduk serveri
    yedinde gösterip nur-i axtarı
    xorasan pirleri rum erenleri
    hünkar hacı bektaş veli dediler

    mürşidin pendine can ile duyup
    muhammed ali'nin damenin tutup
    yedi lahi fevka eydeğim deyip
    el ele el hakkın eli dediler

    ikrar verdim pire dönmem ebedi
    kalbimde uyandı nur-i ahmedi
    öz canımda buldum ay ı sema ı
    gördüğüm didara ali dediler