şükela:  tümü | bugün
  • turgut uyar ustadin kayayi delen incir kitabindan cok guzel bir siir olup, aynen soyledir:

    kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
    elbette kırlardan kırlardan gelecekler
    başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
    söyleyin nasıl dayanılır dükkânlara depolara
    bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer

    sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
    -o sayının da bir adı vardı unuttum-
    her şey öyle saydam öyle madensel
    kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
    hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber

    eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
    artık bu yokları var etmeyi usladık
    ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
    hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
    çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber

    hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
    nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
    çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
    elbette kırlardan gelecekler kırlardan
    kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber

    ey güzelim sümbül ve teber ey canım
    gördüğüm sanki o değildi
    sanki kuşlar albümünden bir maden
  • adamı müşkül mevkilere* sürükleyen sonrada acımadan amasız denizin karanlık kucağına fırlatan şiir.
    en vurucu mısra için;
    "çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin" *
  • (bkz: sümbülteber)
  • hani bilmesem david gilmour bu şiiri çevirmiş de high hopes diye şarkı yapmış diyeceğim. öyle bir şiir..
  • yeditepe istanbul dizisinin bir bölümünde emre kınay'ın sesinden bir kısmını dinlemiştik turgut uyar'ın bu harika şiirinin. yusuf'un yardım ettiği kitapçıdan hediye olarak aldığı şiir kitabının kapağı yırtılmıştı ve yusuf okurken kitabın kimin kitabı olduğunu bilmiyordu. olcay'a okuyordu şiiri. şu kısmını okuyordu hatta;

    "hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
    nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
    çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
    elbette kırlardan gelecekler kırlardan
    kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber"
  • bazen yorum gerektirmeyen şeyler olur ya hani hayatta.
    yorumlamadan tanımlamanız bile yeter hani.
    işte öyle bir şiir ''kırlardan geliyorlar''
    tanım minvalinde karşılığı ''turgut uyar şiiri'' olan mucizedir.

    göğe bakma durağı'nın yüksek dokunuşlarına,
    ''kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz'' dizesinde de şahit olur okuyucu.

    sibernetik tadı verir
    ''sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
    -o sayının da bir adı vardı unuttum-'' dizeleri.

    ama şiirin en mucizevi sözcüğü ''usladık'' olsa gerek.
    ne güzel anlatır bir sözcük, bir dizeyi
    ve ne güzel anlatır bir dize tüm şiiri.

    ''artık bu yokları var etmeyi usladık.''
  • (bkz: #24827614)
  • yeditepe istanbul'da yusuf'un olcay'a okuduğu şiirdir. bu yüzden hem yeditepe istanbul'a hem turgut uyar'a yeniden aşık olma sebebidir.

    "çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin"
  • emre kınay'ın ya da bir diger yorumla yusuf'un bir yerinden başladığı, herhangi bir zamanda çıkıp ,size ulasabilen bir uyar şiiri. merak eden için (bkz: http://touch.dailymotion.com/…-yiir-okur_shortfilms)
  • turgut uyar'ı tanımama vesile olan şiirin adıdır, yeditepe istanbul adlı dizide yusufun* yorumuyla olmuştu bu. şiirde geçen çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin mısrası karışık birşeyin en yalın bir şekilde nasıl anlatılabileceği hususunda ders niteliği taşımaktadır.