şükela:  tümü | bugün
  • erdal atabekin bir kitabı
  • "kadın memesinin toplumsal evrimi

    meme sözcüğü, çocuğu besleyen ananın süt deposunu anlatır. meme imgesinde erotizm yoktur, tersine çocuğunu besleyen ananın simgesidir. kadın memesini kutsal kılan, çocuktan başkasına tabu kılan da budur. kalabalık bir yerde çocuğunu emzirmek zorunda kalan ananın sakınarak çıkardığı memeye, erkekler arkasını döner. o meme, kadının bir organı değil, çocuğu besleyen bir kaynaktır. ağlamayan çocuğa meme vermezler sözü de hiçbir cinsel imge taşımaz. burada meme, cinsellikten tümüyle yalıtılmıştır. hiçbir erkek de -artık çok ilkel değilse- çocuk emziren kadın memesine erotik bir gözle bakmayı düşünmez. (elbette burada da toplumsal tabular işin içine girmiştir. yoksa ilkellerde çocuğunu emziren ana memesini erkeklerden saklamayı aklından bile geçirmezdi. bu gizliliği, memeyi erkeklere yasaklayan toplumsal tabular öğretmiştir.) bilinen fıkraya göre iki şey çocuklar için yapılmış ana babaların daha çok hoşuna gitmiştir. birisi oyuncak tren, ikincisi de kadın memesidir.

    belki de cinsel ahlakın tümü, insanların örtünmesinden doğmuştur. eğer insanlar örtünmeyi öğrenmeseydi, ne kadın memesi, ne de insanların cinsel organları böylesine ilgi çekici olmazdı. olsa olsa onlar da insanların ağzı gibi, burnu gibi bir iki bakıp alışılan normal organlar olurdu. ama bütün gizlilikler gibi, kendilerine erotizm yüklenmiş organlar da merakların konusu olmuş, gizli kapaklı konuşmalarda kışkırtıcı mitoslar yaratmış, insanların içini gıcıklamıştır. belki bu da uygarlığın üstünde pek durulmayan sonuçlarından birini oluşturmuştur. yıllarca önce beyoğlu'nda saray sineması'nda gösteriler yapan afrikalı bir dans grubu, istanbul'da ilk kez göğüsleri tümüyle üryan genç kızların şovunu seyircilere sunduğu zaman, tamtamların eşliğinde soluk kesen görüntüler uzun zaman dillerde dolaşmıştı, o, zamanki rivayetlere göre, bu dans grubunda bulunan afrikalı kızların sadece iki yıl çalıştığı, sonra da göğüs kasları esnediği için emekliye ayrıldıkları söylenmişti. kadın göğüslerinin anatomi atlaslarıyla, açık saçık fotoğrafların dışında görülmediği zamanlarda bu gösteriler olay yaratırdı. sadece kırk yıl içinde kadın göğüslerinin tümüyle azat olacağını kimseler aklına bile getirmezdi. bugünse, bizim ülkemizde bile turistik bölgelerde üstsüzlere bakmak görgüsüzlük sayılmakta.

    göğüs sözcüğü erotiktir. meme çocuğundur ama göğüs erkeğin olmuştur. onun için de erkekler kadınların göğüslerinden söz ederler, çocukların memesine ortak olmazlar. geleneksel toplumlarda kadın memesi, çocuğu besleyen işlevi için önemlidir. çocuğu olmayan kadın kendi memesini işe yaramayan bir organ olarak görür. gerçi bozulmamıştır, sarkmamıştır ama hiçbir işe yaramamıştır. çocuğu olmadığı için çevresi tarafından suçlanan, bu suçlanmaya kendi içinden de katılan kadın çocuk emzirmeyen memelerine bakıp bakıp içlenir. onlar çalışmayan organlarıdır. geleneksel toplumda meme, çocuğu besleyen süt deposudur. bu değerlendirmenin biyolojik bir doğru olduğunda günümüz bilgilerine göre kuşku yok. ana sütünün çocuk için en değerli besin olduğu bugün biliniyor. hiçbir sütün anne sütünün yerini tutmadığı anlaşıldı. sadece sütün değeri değil, çocuğu emzirmenin çocuk için de, anne için de bedensel ve ruhsal doyum sağladığı, gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. çocuğu emziren anne fotoğrafı her zaman en beğenilen fotoğraf. ama toplumların gelişmesi başka fotoğrafları da gündeme getirdi. her şeyi metalaştıran, amaçları uğruna her şeyi kullanan toplumsal ideolojilerde kadın göğsü de bir tüketim malı olmaktan kurtulamadı. reklamlarda kullanılan kadın göğüsleri kimi zaman bir sütyen reklamında, kimi zaman otomobil reklamında ön plana çıktı. endüstri toplumu kadının göğsünü kullanırken, kadın göğsünden de yeni bir endüstri yaratmayı savsaklamadı.

    bize gelin, size yeni bir göğüs yapalım, sloganı, endüstri toplumunun kadını
    için yeni olanaklar yarattı. küçük göğüslü olduğuna inanan kadınlar göğüslerini büyütmek için, göğüslerinin büyük olduğunu düşünen kadınlar, daha küçük göğüslere sahip olmak için, sarkık göğüslüler göğüslerini dikleştirmek için estetik endüstrisinin sunduğu çarelerden yararlanmaya başladılar. endüstri toplumu kadın göğsünü de kendi alanına çekmekte hiç çekingen davranmadı. böylece yeni bir göğüs ideolojisi yarattı. bu gelişmenin altında yatan öğreti erkeklerin hoşuna gidecek kadın göğüsleridir. kadınlar belki de erkeklerin beğenisine açık yerlerinin yarı gizli, bölgesinin önemine yönlendirildiği için göğüslerine özel bir anlam verdiler.
    ünlü karikatürdeki horozun muhallebici dükkanına girip de çalımla tavukgöğsü
    istemesi gibi, erkeklerin beğeneceği göğüsler, kadınların özel avantajları oldu.

    çağdaş kadının aştığı olay budur. kendisini erkeğin gözünde göğüsleriyle beğenilen kadın olmaktan kurtarıp kişiliğiyle ortaya çıkan kadın, bu toplumsal koşullanmaya başkaldırdı. çağdaş kadını, çağdaş yapan öğelerin önemli birisi kadın memesinin toplumsal evrimidir. çağdaş kadın için önemli olan kendi kişiliğidir. gözünün rengi, göğüslerinin biçimi, kalçalarının nasıl dalgalandığı, ayak bileklerinin inceliği, artık gerilerde kalmıştır. pazarda satılan atlarda ya da ineklerde aranan niteliklerle kadının beğenilmesi, esir pazarlarında satılan kadınlarla birlikte tarihe karışmıştır. bugüne kadar süregelen kadın memesinin toplumsal değeri gerilerde kalmakta, bunun yerini kadının insan olarak değeri almaktadır. çağdaş kadın, kendini erkeklerin gözüyle değil, kendi insanlık değeriyle değerlendirmek istemektedir. bugünden bilinmesi gereken de bu.

    göğüslere özgürlük sloganı da, yirminci yüzyılın kadın özgürlüğü, hareketinin şaşırtıcı bir adımı olmuştu. amerikan kızlarının göğüsleri hareket etmeyecek biçimde saklamak öğretisine karşı çıkarak sütyen kullanmayı reddetmeleri, püriten ahlaka sahip toplumlarda büyük dalgalanmalar yarattı. yüzyıllar boyunca kendi bedenlerinden utanmaları gerektiği öğretilmiş kadınların bu tabuyu kırıp da bedenlerine özgürlük vermesi, aslında sanıldığından daha önemli anlamlar taşıyan bir başkaldırıydı. ne var ki, tabular sanıldığı gibi kolay aşılmıyor. kendi göğsünden utandırılan kadın öğretisi de öyle kolay terkedileceğe benzemiyor.

    daha yeniyetmeliğinde, kabaran küçük memeleri belli olmasın diye kambur yürümeye başlayan genç kız, sonradan çevresindekileri hedeflenmiş erkek bakışları yüzünden ne yapacağını bilemez olur. bütünüyle gizlenip suçlanan cinselliğin en belirgin objesi durumuna gelen meme-göğüslerin artık farkedilmemesi olanaksız duruma geldiğinde yapılması gereken de onları hapsetmektir. böylece göz saldırılarından -bir ölçüde- korumanın düşünüldüğü bu organlar, artık kadının hayatı boyunca estetik kaygıların konusu olmaktan kurtulamayacaktır. sarktı-sarkmadı, bunlar neden böyle küçük oldu, seninkiler de pek büyük canım yollu değerlendirmeler, pek çok kadının aklından çıkaramadığı bedensel saplantılardan önemli birini oluşturacaktır. mahmutpaşa esnafının pek kullandığı deyimle ikizlere takke endüstrisi de, kadının kendi bedenine dikkati üzerine kurulduğu için, artık göğüslerin saklanması reddi hiç kolay olmayan bir öğretiyi oluşturacaktır. bugün öyle bir duruma gelinmiştir ki, balkona asılmış bir sütyen bile cinsel fetiş olmuştur. uygarlık dediğimiz değerler sisteminin tabularından kurtulmak için ilkel diye burun kıvırdığımız ilk uygarlıkların insanlarını yeniden anlamamız gerekmektedir. kadın memelerinin açıkta dolaştığı topluluklarda bu organların hiç de iç gıcıklayıcı olmadığı kolayca anlaşılacaktır. ama batı'nın misyonerleri gelip de onları uygarlaştırmak için din yoluyla adam etmeye başladıkları zaman göğüsler de kapatılmıştır. cinsel ahlak böylece yeni bir biçim almış, kadının göğsünü önce kapatıp, sonra da günah aracı saymıştır. aslında sütyenin tarihi de bir anlamda uygarlık tarihinin ilginç bir kesitini oluşturur.

    toplumların modernleşmesinde kadın göğsünün neyi simgelediği de önemli bir ölçüt oluşturur. geleneksel toplumdaki biyolojik süt makinesi, çağdaş toplumda artık kadının bir organıdır. kadın, kendisinin bir parçası olan göğsüne başkalarının beğenisi/eleştirisine yönelik anlamlar yüklemek yerine, onunla barışık yaşamayı öğrenecektir. göğsü, kadının bir parçasıdır, bir organıdır. ondan utanmak ya da onu kullanmak yerine, onunla yaşamak çağdaş kadının yeni yaşam öğretisi olacaktır. kadın elbette göğüslerine önem verecek, estetik bir özen gösterecektir. ama artık sadece bedeniyle beğenilmek, bedeniyle değerlendirilmek, yeni kadının yaşam öğretisinde yer almayacaktır. yeni kadın için bedeni, aklı ve ruhuyla birlikte kendi özgürlüğünün bütünleşmiş bir simgesidir. kendi kişiliğini tanımayan bir erkeğin, sadece gözlerini ya da göğüslerini beğenmesi olumlu değil, küçültücü bir anlam taşıyacaktır. onun için de yeni kadın, moral dikkatini bedeninin bir parçasına değil, kişiliğinin bütününe yöneltecektir. insan olmanın asıl yolu da moral değerlerimiz değil mi?"