şükela:  tümü | bugün
  • azicik aradim bulamadim öncelikle. ilgili olarak: (bkz: kendinden kirmizi cizgili defter)

    bu cizgi, ögrencilerin de velilerin de kabusudur; cünkü ilkokul 1'den 5'e kadar devam eder bu iskence. en azindan ögretmenler bunu ister.
    güzelim defterler alindigi gün ilk 20 sayfasi kesin olmakla birlikte, ebeveynin sabrina göre cizilmeye baslanir. bu cizginin insana kattigi hicbir seyin olmadigi da cok barizdir; fakat ister iste ögretmen. yapilmazsa defter kontrolünde eksi puan verilir ya da bütün sinifin defteri cizildigi icin bir eziklik hissedilir.
    ha bir de bu cizgiler cok alakasiz zamanlarda son bulur, o nedenle ögrenci kisi her zaman yaninda bir cetvel bulundurmak zorunda birakilir.
    alakasiz olacak ama defterin tombul tarafina yazi yazmak da inanilmaz haz verir insana. bununla alakali da su varmis:
    (bkz: defterin sag tarafina yazarken duyulan haz)
  • her sabah öğrenci andını okumak gibi; gereksiz, kifayetsiz, sistemin insanları tertip-düzen kisvesi altında robotlaştırmaya çalıştığının küçücük bir sembolü.

    bir de defterden tasarruf için, sayfa ortasına çizgi çizmek suretiyle* sayfayı ikiye bölme çabası vardır ki, bu olayla hiç bir ilgisi yoktur ve takdir ettiğim, benim de zamanında çokca yaşadığım bir olgudur. ama hakkaten manyak sayfa tasarrufu yapıyorsunuz.
  • bir de o çizgilerin sol tarafında kalan bölgeye çeşitli şekillerde süsler çizmeyi zorunlu kılan hafif derya baykal yapılı bir hocanız varsa iyiden iyiye çileden çıkardı o ilkokul boyutlarındaki bünyeniz..
  • en az 2, en fazla 4 cm içerden çizilen çizgidir. bazı mükemmeliyetçi veya tek seferde halledemeyen kişiler` : annedir genelde` sayfanın üç ayrı yerinde aynı hizada üç nokta belirledikten sonra çizerlerdi bu çizgiyi. allahtan sonradan kendinden kırmızı çizgileri olan defterler çıktı, kurtulduk.
  • aynı çizginin defterin sağtarafına çekildiği de görülür. sağdakinden daha az bir boşluk haliyle.
  • cizginin sol tarafina biseyler karalamak skici derslerde en keyifli vakit gecirme yontemlerindendir.
  • defterin soluna çizerdik biz çizgiyi. sol tarafta kalan 3-4 santimlik boşluğa üç tane çizgi koyardık dikine. altına yine dikine üç tane daha çizgi. sonra efendim, üstteki çizgilerden en sağdakini alttakinin ortasına, ortadakini alttakinin en soluna ve soldakini alttaki çizgilerin en sağına bitiştirirdik. hatta şekil de yapmaya çalıştım, buyrun;

    l l l
    //
    l l l

    ne işe yarardı diye düşünmedik hiç. o boşluk bir şekilde dolacaktı ve mümkünse bu doldurma işlemi estetik olmalıydı. bazı arkadaşlar vardı, bu çizgi ile ayrılan bölümde 4 yerine 7-8 santim bırakıyorlardı. bir şey de çizmezlerdi. sayfanın dörtte biri boşa giderdi bu şekilde. bir şey demezdik ama sinir olurduk biz o arkadaşlara. konuşmazdık pek.
  • bu çizgiyi düzgün çizmek çok önemliydi çünkü öğretmenimiz* sıklıkla kontrol edip, düzgün yapmayanları sınıfta rezil rüsva ederdi. önceleri 3-4 nokta belirleyip düzgün bir çizgi oluştururken, sonradan eni daha kısa olan cetveli kenara dayayarak çizmeye başladım. yaşasın! artık çok hızlı çiziyordum ancak bir problem vardı: cetvelin boyu defterden kısaydı ve çizgiler şu şekil olmaktaydı:
    |
    |
    |
    |
    |
    |
    /
    kendinden çizgili defterlere rastlamam ise ortaokul ikinci sınıf dönemine denk gelir. onun için de ilkokul boyunca hep eşek gibi çizerdim defterlerimi.
  • ilkokulda 1. ve 2. sınıfta öğretmenin, bütün sınıftakilerin defterlerini bana çizdirdiği çizgidir. neyse ki sonra kendiliğinden çizgili defterler çıktı.*