şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: beetroot)
  • birgün açken üşenip de bir tanesini soyup çiğ çiğ yediğimde çok iyi bir besin kaynağı ve solunum yolları temizleyicisi olduğunu keşfettiğim kökün bitkisinin adı. turşusu ve yemeği de çok güzeldir. adı üstünde, kökünün içi dışı kırmızıdır, yerken eliniz yüzünüz kırmızı olur. ayrıca bunu yedikten bir iki saat içinde çok güzel bir çiş renginiz olacaktır. bitkinin türünün genel adı beta vulgaristir.
  • gerçekten tadı ve rengi harika olan bitki. suyunu boya niyetine kullanıp yiyeceklerinizi renklendirebilirsiniz
  • ispanakgillerden olan kirmizi pancarin anavatani akdeniz'dir. kirmizi rengi cok guclu antioksidan ozelligi tasidigini gosterir. a, b, c, p vitaminleri ve fosfor, demir, bakir, potasyum, magnezyum, kalsiyum, brom, cinko ve manganez bakimindan zengindir. ozellikle yuksek oranda potasyum icerdigi icin hipertansiyonu dusurmeye yardim eder. kan yapimini destekler ve alkali bir besin oldugu icin de kani temizler.
  • marketlerde satilan cilekli yogurtlara renk vermesi icin kullanilir.
  • havuç ve kırmızı pancarı rendeleyip limonu sıkarsanız harikulade bir salata elde etmiş olursunuz.
  • turşusu yenir. ancak ev yapımı olmalı.
  • pek çok sebze gibi tutkuyla sevdiğim bir oluşum.

    http://en.wikipedia.org/wiki/beetroot

    kökü çiğ veya pişmiş olarak tüketilebilir, yine kök ve saplarından turşu yapılabilir. bir şeker pancarı kadar olmasa da haşlanmış hali epey tatlıdır. ama sarımsak ve sirke ilavesiyle müthiş bir meze olur. havuç, turp, şalgam, marul ile beraber kış salatalarına yakışır. rengi öyle baskındır ki içine girdiği her şeyi kırmızıya boyar. ve öyle koyudur ki sofra örtünüze, kıyafetinize damlatırsanız üzülürsünüz. ve kırmızı pancar borş çorbasının ana malzemesidir.

    benim için kış salatalarının vazgeçilmezlerinden dedim ya, denk getirirsem pazardan bol bol alırım bu meredi. e yanına turp, havuç falan da lazım. bulursam (ki diğerlerine nazaran az bulunur) şalgam da.

    bir kış vakti evin dibindeki pazarın son saatlerine yetiştim. bir adamcağız tezgah topluyor. yaklaşık 3-4 kilo kırmızı pancarı doldurmuş poşete. bir kilo fiyatına verdi zorla. oflaya puflaya eve taşıdım. yıllardır devam eden boyun/omuz bölgesindeki bir ağrıdan ötürü bir süredir ağır market siparişlerini kendim almaz oldum, internetten istiyorum. dolayısıyla pancarın boynu bükük kalmasın diye yanında kadronun diğer elemanlarını migros sanal market'ten sipariş ettim. siparişleri detaylıca kontrol etmeden içeri almışım. şalgam beklerken tekrar kırmızı pancar buldum poşetlerde. ertesi gün migros'u arayıp şalgam yerine pancar gönderdiklerini anlattım. akşam servisinde şalgam getirip sorunu çözeceklerini söylediler. o akşam yetişmesi gereken bir iş dolayısıyla mesaiye kaldım ve migros ekibini karşılayamadım. gelen telefonla hatırladım, yetişemeyeceğimi söyledim. "önemli değil, biz kapıya bırakalım" dediler. "ama pancarlar? onları nasıl vereceğim size? markete getirsem..." dedim. önemli olmadığını söylediler. ben "aman ne güzel. hata için jest yaptılar" diye düşünerek akşam geç saatte eve vardım ve kapı kolunda beni bir kilo daha kırmızı pancar karşıladı.

    olayın üzerinden 2 yıl geçti ama hala buzluğun derinliklerinde haşlanmış kırmızı pancarlara rastlıyoruz.

    milletçe sebzeleri tanımıyoruz. eğitim şart.
  • bol suda, tıpkı patates haşlar gibi uzunca süre haşlayınca kabukları çok kolay soyulan sebze.
    haşlanan yumruları küp küp kesip sirke, zeytinyağ, biraz sarımsakla tatlandırınca nefis salatası olur. maydanozla süslenebilir. pancarın koyu ve parlak pembesiyle maydanozun yeşili nefes kesen tezat oluşturur.
  • haşlanmışını şöyle tükettiğimiz leziz sebze: haşla, rendele, süzme yoğurt ile karıştır, isteğe göre dereotu, sarımsak ve iyi bir zeytinyağı. harika!