şükela:  tümü | bugün
  • bu tür bir manyaklığı üzerinde barındıran kişilerle herhangi bir kırtasiyeye girmek işkencedir. "ayyy, şu kalemlere bak, rengarenk! ne şirinler. gelmişken 0.7 uç, çilek kokulu silgi, 6 ortalı harita metod defteri, bi de tarih atlası felan alayım bari." gibi cümlelerle kendini belli eder.
  • çocuklar için: (bkz: arı mayalı silgi)
    büyükler için: (bkz: bira mayalı silgi)
  • cok keyiflidir aslinda kirtasiye manyagi olmak. en cok sokak aralarina sikismis tiklim tikis kirtasiyelere girince ortaya cikar, birseyleri dagitmadan herseye bakma istegi ile saatler o kucucuk mekanda gecirilebilir. ilk baslarda alinan hicbir seye kiyilip da kullanilamazken bir sure sonra ki sanirim bu surede kisi de buyumus oluyor, sadece alinanlar kullanilir ve oncekiler bir kenara itilir.
  • bu hastaliga sahip olanlarin sirketlerin satinalma bolumlerinde calismamasi gerekir.
  • bir kalem almak için raflardaki bütün kalemleri deneyip elde en güzel hissi bırakanı almak, hiç kullanmayacağınız birtakım dosyalar klasörler ve not defterleri almak gibi bişeydir bu.
    kalem ve kağıdı yalnızca elektrikler kesikken kullanan biri olarak bile her kırtasiyeciye girdiğimde kendimi içinde bulduğum durumdur. insanların size şüpheyle yaklaşmaları çok olasıdır.
  • akademisyen kesimin vazgeçemediği tüketim güdüsünün kaynağı.
  • bu vasfı taşıyan insanlara istifçi de denebilir. fakat istiflerini ööööle her hadiseye bozmazlar. burunlarından kıl, kırtasiye malzemelerinden malzeme aldırmazlar.
  • devlet dairelerinin günümüzdeki en büyük problemidir bir belgenin hazırlanması için tonlarca kırtasiye harcanır, depolanan bilgilerin toplamı bir cd'ye sığabilecekken odalarca arşiv düzenlenir
  • hello kitty veya mashi maro gibilerinden ayili kedili karakterlerle bezenmis, her sayfasi ayri renkli, ayri desenli kagitlar almak bu kagitlara pek tabiki ic bunaltici normal tukenmez kalemlerle degilde gel pen denilen, yazarken elde kayiveren, renkli ve yaldizli yildizli yazan kalemlerle yazmak daha makuldur.bu tur hobiler insanlara beraberinde kirtasiye manyakligini ve icersinde kagit olan herhangi bir mekandan saatlerce cikamama bagmligini getirir.
    kirtasiye manyakligini bir ust dereceye tasimak vardir ki restoranlarda masaya servis niyetine konulan(hani tabagin altina) kagit veya karton parcalarina da potansiyel uzerine yazilacak kagit gozu ile bakilmaya baslanir ve masada 4 servis var bunlarin dordunu de yurutsem bi de yan masadakileri yurutsem pek tabi kendi desenli notebook umu olusturmus olurum...gibi dusunceler dolar insanin kafasina ve bu durumda kisi bilmelidir ki aslinda bu kirtasiye manyakligi degil,esasen dupeduz manyakliktir.