şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kat kat giyinmek)
    (bkz: çamur sıçratan arabalar)
    (bkz: üşümek)

    en kötüsü de;

    (bkz: sokakta şeffat şemsiye satanlar)
    bay bayan şemsiye lafını duydum mu hayattan soğuyorum arkadaş.
  • yoktur böyle bir şey.
    olamaz.
    insan kıştan nefret edemez. etmemeli.

    kış bu ya... soğuk yaşadığının farkına vardırıyor.
  • yerlerin buzlanmasi. yarim saatlik yol duse kalka 2 saate cikiyor.
  • sabah uyandiginda havanin karanlik olmasi.
    isten ciktiginda havanin karanlik olmasi.
    genel itibariyle havanin pek aydinlik olmamasi.
    havanin en aydinlik oldugu saatlerden senin degil, is vereninin yaralanmasi.
  • oturduğum semtten ötürü güneşin erken batması birinci nefret sebebim olmakla beraber lisedeyken her akşam otobüsten yalnız inip sokağa kadar yanıma 2-3 mahalleli genconun takılmasına olanak sağlıyor. bir de şu kansızlık ikinci nefret sebebim. dışarıdayken el ayak iptal oluyor ne yaparsam yapayım.
  • ayağın üşümesi ama aynı zamanda terlemesi ve terledikçe daha da üşümesi.
  • her yeri ışığa boğan taptaze doğanın kokusunu duyamamak, gri puslu hava eşliğinde her şeyin renginin solması, soğuktan hareketsizleşmek, sokağa çıkmakta isteksizleşmek gibi hayattan soğutan sebeplerdir. yazın o sarmalayıcılığı, anaçlığı kışta yoktur. orada çetin kış şartları vardır ve de ancak güçlü olanlar bu savaştan galip çıkar. biraz epik bir yaklaşım oldu ama nefret etmesem de yaz gibi sevmiyorum kışı, soğuğu, güneşsizliği, ölümü çağrıştıran doğasını...
    edit :vortex entry'yi pastoral bulmuş, genel itibarıyla evet öyle ama ben güçlü olanların hayatta kaldığı survivor kahramanlığı olayına epik demiştim. teşekkürler, açıklama yapmama sebep olduğu için...
  • kışı anlayamamak. *
  • doğal gaz zamları, pardon fiyat güncellemeleri.
  • sabah sıcak yataktan çıkmak zorunda olduğumda nefret ederim sadece.